Eski Sevgilimi Ayrıldıktan Sonra Siktim

Mrb arkadaşlar ben Mahmut, 22 yaşındayım, İzmir’in bir ilçesinde oturmaktayım. Eski sevgilimle başımdan gecen olayı sizlerle paylaşmak istedim. Uzun süre çıktığım sevgilimden ayrılalı 3 sene olmuştu, ama onu hala unutamamıştım. Kız At gibi, 1.80 boyunda, buğday tenli, kahverengi gözlü, kalçaları harika, göğüsleri biraz büyük ve sonradan kapanan birisi. Benden ayrıldıktan bir süre sonra birisiyle çıkmaya başlamış. Ben bunu duyunca çılgına döndüm, defalarca telefon ettim, mesaj çektim, ama ne yaptıysam bir türlü bana geri dönmedi. Günler böyle geçerken birde duydum ki, o çocukla nişanlanmış. Bir gün çarşıda geziyordum, önümde başörtülü, Pardesülü, fiziğinden anladığım kadarıyla genç bir kız, kalçalarını kıvırta kıvırta yürüyordu. Aynı istikamete yürüdüğümüz için arkasından birkaç dakika yürümek zorunda kalmıştım. Ama nasıl kıvırtıyor kalçalarını, benimki kazık gibi oldu, yürürken nerdeyse küloduma boşalacaktım. “Töbe töbe…” deyip kızı geçtim ve hızlı adımlarla gideceğim yöne yürüdüm. 3-4 dakika sonra, cep telefonuma tanımadığım bir numaradan bir mesaj geldi. Merakla açtım mesajı. Kim bu? diye de düşünmeye başlamıştım ki, mesajı okudukça kimin olduğunu anladım, yıllar önce ayrıldığımız eski sevgilimden geliyordu! “Ne o, çarşıda yanımdan geçiyorsun ve tanımazdan geliyorsun! Aşk olsun, insan eski manitasına selam sabah vermez mi? Kırıldım sana!” diyordu mesajda. İşte o anda jeton düştü bende, o önümde kalçalarını kıvırta kıvırta yürüyen kapalı kız oydu, yani eski sevgilim!

Hemen mesajına vevap yazdım, “Çarşıdaysan görüşelim, K…… Pastanesinde bekliyorum!” diye. “Tamam!” diye mesaj geldikten 10 dakika sonra da kendisi geldi. Sandalyesini çektim oturdu. Birer Neskafe söyledik ve konuşmaya başladık. O bana birşeyler anlatıyordu, ama ben onun yıllardır görmediğim göğüslerine bakıyordum, çok büyük oldukları için Pardesünün altından belli oluyorlardı, sikim kalkmıştı. Kız, heran tanıdık biri görecek diye tedirgindi ve samimi davranamıyordu. Bu sebebten görüşmemiz çok kısa sürdü, kızcağız kahvesini bile bitiremeden kalktı, “Ben seni sonra ararım!” diyerek gitti. Ben tabii kaldım orda. Ama göğüsleri ve kalçaları aklımdan çıkmıyordu, onun için hemen lavaboya gittim ve onu düşünerek 31 çektim ve bir güzel boşaldım.

O gece aradığında, nerdeyse 3 seneye yakın olmuştu telefonda konuşmayalı. Bu anlatmaya basladı işte, Nişanlısı ile arasında bazı sorunları olduğunu falan. Ben de hemen çakallık yaptım ve onu teselli etmeye başladım, Nişanlısı hakkında bayağı bir olumlu konuştum, “Umarım aranız düzelir…” falan dedim. Onun sorunlarıyla ilgilendiğimden dolayı durmadan bana teşekkür ediyordu. Ben de, “Önemli değil, senin mutlu olman önemli!” falan deyip geçiştiriyordum. Bir saate yakın konuşmuştuk ve konuşacaklarımız bitmişti artık. “Ya işte böyle…” dedi, ama telefonu da bir türlü kapamak istemiyordu. Ve sonunda ağzındaki baklayı çıkardı, “Seninle eskiden ne güzel telefonda seks yapardık. Biliyormusun Nişanlım tam odun, benle yalnız kaldığında elini bile sürmüyor Öküz! Onunla evlenince mutlu olamayacağımdan korkuyorum!” dedi.

Ben de fırsatı değerlendirdim, “Hadi yine eski günlerdeki gibi telefonda sexs muhabbeti yapalım!” dedim. O da, “Yalnış olmaz mı?” falan dedi. “Hayır, neden yalnış olsun ki, Nişanlını gerçekten aldatmıyorsun ki, sadece sanal seks yapacağız!” dedim. Sessiz kaldı ama söylediklerim kafasına da yatmıştı. Sıcağı sıcağına, “Şu anda içinde ne var?” diye sordum. O da, “Kırmızı, yanları dantelli olan südyenim ve altımda da takımı olan Tangam var!” dedi. Bu öyle deyince şaşırmıstım, kendi kendime Kapanan bir kız neden öyle Tanga falan giyer ki? demiştim. Burdan şu sonucu çıkardım: Kız azmıştı ve canı acayip şekilde yarrak çekiyordu. O gece uykusuzluktan yorgun düşene kadar, bununla telefonda seks yapıp, ben 31 çekerek, o da amını okşayarak parmaklayarak, 3-4 kez boşalmıştık…

Biz bununla artık her gece saatlerce telefonda seks yapıyorduk. Bir gece buna, “Telefonda değil seni gerçekten sikmek istiyorum! Merak etme, bekaretine dokunmam, sadece götten sikerim!” dedim. O da dünden razıymış Orospu, “Tamam madem, ayarla bir yer sikişelim!” dedi. Bu haftada iki gün İzmirde Dikiş Nakış Kursuna gidiyordu. O hafta kursun olduğu güne İzmir’de bir Otelden oda ayırttım. Aslına ilçedede yapardım, ama tanıdık falan görmesin, bir de kız kapalı olduğu için sorun olmasın diye İzmir’den ayırmıştım. O gün bununla İzmir’de buluştuk ve hemen Otele gittik. Odaya girer girmez bu hemen eşarbını çıkarttı ve benim dudaklarıma yapıştı, deli gibi öpüşmeye başladık. Bunun üzerindekileri hızla soymaya başladım, sadece Sütyen ve Tangası kalmıştı. Demek ki Kaltak normal günlerde de Tanga giyiyormuş. Hemen ben de soyundum, sadece Boxerim kalmıştı. Yatağa uzandık, hemen elini Boxerime attı ve çekerek çıkarttı. Kalkımış yarrağımı görünce biraz korktu, “Bu çok büyük!” falan demeye başladı, ama sonra, “Yerim onu ben!” deyip ağzına aldı…

Resmen bir Orospu gibi yarrağımı yalıyordu, kudurmuş gibiydi. Ben de kollarından tuttum ayağa kaldırdım ve südyenini çıkartıp yıllardan beri hasretini çektiğim göğüslerini yalamaya basladım. Memeleri çok güzeldi, yumuşacıktı. Göğüslerini yalarkan bir yandan kalçalarını avuçluyordum. Ben de iyice azmıştım, hemen Tangasını çıkardım, bacaklarını ayırıp amını yalamaya başladım. Amını yalarken bu bir kez Orgazm olmuş boşalmıştı. Bunu döndürüp domalttım ve götünün deliğini yalamaya ve parmaklamaya başladım. Göt deliği kıvama gelince, bolca tükürükledim, sikimi dayadım ve ittirmeye başladım. Sokabilmek için çok zorlanıyordum, ve kız da, “Acıyor!” demeye başlamıştı. Biraz daha deneyip sokamayınca, kız, “Çantamda krem var!” dedi. Hemen kremi alıp göt deliğine sürdüm ve yeniden denedim. Bu sefer girmişti! Ama kız habire “Yavaş!” diye inliyordu. Sikimi yarısına kadar soktuktan sonra, kalanını da tek seferde birden kökledim ve gidip gelmeye başladım. Kızın acıdan inlemeleri de artmış, “Çabuk boşal ne olursun!” diye yalvarmaya başlamıştı. Ben de zaten fazla dayanamadım ve götüne boşaldım!

Biraz dinlendikten sonra banyoya girip birlikte duş aldık. Sonra tekrar yatağa tabii. Epey bir öpüşüp yalaştık. Benim yarak yeniden kalktı ve götünden bir daha sikmek istedim. Fakat kız, “Çok acıyor, bugünlük götten yapma birdaha!” dedi. Suratımı ekşittiğimi görünce, “Amımdan sik!” dedi. “Ee, bekaretin ne olacak? Nişanlısın, yarın birgün evlenince nasıl açıklayacaksın?” dedim. “Olsun, boşver onu, bana ilk sen sahip ol! Ben senin olmak istiyorum!” dedi. “Madem onu sevmiyorsun, ozaman niye onunla evleniyorsun?” diye sordum. “Ailelerimiz istiyor diye, hem Nişanlımın ailesi çok varlıklı, kaçırmak istemiyorum!” dedi. Aslında ben de amından sikmeyi çok istiyordum, ama kararsızdım. Bu, “Hadi! Hadi!” diye üsteleyince, “Peki!” deyip bacak arasına yerleştim. Sikimi amına sokmadan önce son bir kez, “Eminsin değil mi? Bak yarın öbürgün pişman olma!” dedim. “Eminim! Merak etme pişman olmam! İşin o kısmını bana bırak, Düğün tarihini ve Gerdek Gecesini aybaşımın olduğu zamana denk getiririm, bakire olmadığımı anlamaz bile Keriz!” dedi.

“Günah benden gitti!” deyip, amının dudaklarını aralayıp sikimin başını amının deliğine yerleştirdim. Amına yüklenmemle birlikte kızlık zarını delerek dibine kadar soktum. Bana nasıl sarılıyor ama! Bacaklarını belime doladı, “Aşkııımm beniiimm!” diyerek beni kendine çekiyor. Yavaş yavaş gidip gelmeye başladım. İlkten, “Yavaş, acıyor!” falan dedi, ama gidip geldikçe zevk almaya başlamıştı. Sonra kendisi, “Daha hızlı sok!” demeye başladı. Bunun amını 10-15 dakika hızlı hızlı siktikten sonra, “Geliyorum!” dedim. O da, “Sakın içime boşalma!” dedi. Ben de sikimi amından çıkarıp amının üstüne boşaldım. Tekrar banyoya girip, yıkandık geldik ve Dikiş Nakış kursunun bitiş saatine kadar sikiştik. Sonra Otelden çıktık ve bir gören olmasın diye, sanki birbirimizi tanımıyormuşuz gibi, o önden ben 10 adım arkasından, ilçe otobüslerinin kalktığı durağa yürüdük. Aynı otobüse, fakat ayrı koltuklara oturduk ve ilçeye doğru yol aldık.

Sonuçta eski sevgilimin kaç yıldır hayalini kurduğum amcığına, götüne ve göğüslerine sahip olmuştum. Artık haftada iki gün İzmir’de Otelde, amdan götten sikiyorum bunu. Evleneceği boynuzlu da, Namuslu Nişanlım var diye, bunu koluna takıp böbürlenerek dolaştırıyor. Bilmiyor ki Nişanlısına eski sevgilisinin sahip olduğunu!

Herkese bol bol sikişmeler :-))

Almancı Komşumun Karısını Çatır Çatır Siktim

Merhaba azgın arkadaşlar, İstanbul’dan yazıyorum. O zaman 19 yaşında, 1.80 boyunda, yakışıklı olmayan biriydim. Ergenlikten sonra cinselliği 19 yaşıma kadar su ve sabunla geçiştirdim. 19 yaşımda Üniversite için İstanbul’a geldim. Yurtlar doluydu, akrabalarda da bir iki gün idare ediyorsun, rahat edemiyorsun. Neticede okuldan arkadaşlarla bir ev tuttuk. Evi tuttuktan bir süre sonra onlar da vaz geçtiler, kaldım sap gibi ortada. Neyse yerleştim eve, tek başımayım, kirayı nasıl ödeyeceğimi düşünüyorum. Kapı komşum Özlem vardı, 24-25 yaşlarında bir kadın. Evlendikten 6 ay sonra kocası Almanya’ya para kazanmaya gitmiş, senede 2-3 defa geliyormuş. Kocası oturumunu alınca, Özlem’i de yanına alıp tamamen yerleşeceklermiş oraya. Kadına hiç yanlış gözle bakmıyordum, “Abla.” diyordum hep. Kadın ikide bir yemek falan getiriyor, hal hatır soruyor. Ama ne hikmetse, her sabah çıkarken ve akşam dönüşte kapıda karşılaşıyoruz. Sürekli süsleniyor falan. Birgün muhabbet ederken laf nereden açıldı hatırlamıyorum, kozmetikten ve kozmetiğe bulanmış kadınlardan
hoşlanmadığımı söyledim. O günden sonra bir daha hiç makyaj yapmadı.

Bir akşam ben hastalandım, evde yatak döşek yatıyorum. Ertesi sabah 11’e doğru kapım çalındı. Açtım, Özlem. Beni alışık olduğu vakitlerde göremeyince merak etmiş. Halimi görünce bir şefkat, bir merhamet, bir ilgi alaka. Eve girdi, evi temizledi, yemek yaptı ve kendi elleriyle yedirdi. Bu arada da sürekli kendini sergiliyor. Ben çoktan çaktım köfteyi, ama kaç gündür anlamazlıktan geliyorum. İstiyorum ki biraz çabalasın, sonra sürüne sürüne gelip kendi yatsın altıma. O gün birşey olmadı. Ben bayağı iyileştim, ama ertesi gün de kalkmadım, biliyordum geleceğini. Bu geldi yine, yanında da 2 yaşındaki çocuğu. Ben yataktayım. Sadece altımda şort var, üstümde de Nevresim var, boğazıma kadar çekmişim. Yine çorbam geldi. Çorbayı içirirken Nevresimi biraz açtı. Üst kısmımı çıplak görünce heyecanlanmaya başladı. Kollarıma göğsüme dokunup, “Çok kaslısın!” demeler, göğüs kıllarımı çekiştirmeler falan. (Aslında hiç kaslı değilim!). Bu arada benimki de ayaklandı. Nevresimden belli oluyor. Bu Nevresimi iyice açtı, “Beni yanlış anlama, bana anlayış göster, ne olur beni reddetme!” demeye başladı. Ben, “Olmaz, ayıp günah, kocanı aldatma! edebiyatları yapıyorum. “Cinsellik benim de ihtiyacım, ben kocamdan para pul istemedim ki, bir kadın bu yaşta yalnız bırakılır mı? Ne olur beni reddetme!” demeye başladı. Sesimi çıkarmayınca şortumu indirmeye başladı, benim canavarı görünce derin bir “Ohhhh!” çekti. Ben o anda içimden, ‘birde yarağı amına sokunca nasıl inler acaba?’ diye düşünmeye başladım.

Kadın direk sikime yumulup somurmaya başladı. Öyle bir somuruyor ki, yarak ağzında eridi resmen. Bir yalıyor! Bir emiyor! Sikimin başına diliyle masaj yapıyor, hafif ısırıyor, sonra damağında eziyor! Nasıl yapıyor bilmiyorum ama, damağında ezerken hiç dişi değmiyor. Ben ağzına boşaldım, ama kadın bırakmıyor, tekrar canavar kalkana kadar emmeye devam etti. Sıra bana gelmişti artık. Bu arada da çocuğu içerde kilitli, mızırdayıp duruyor. Ben bunun ilk olduğunu, daha önce hiç sikişmediğimi söyleyince, “İşi doğasına bırak, gerisi kendiliğinden gelir!” dedi. Sonrası öpüşmeler, yalamalar, emmeler. Amını öyle yaladım ki, bitti resmen. Hızlı hızlı dilleyerek, dilimi bazen oval, bazen düz kullanarak, arada bızırını emip somurarak, bazen dilimi amının içine sokarak, dakikalarca yaladım amını. Bu arada sikimi ağzına istiyor, yalvarıyor, ama vermiyordum. Bu birkaç defa Orgazm olduktan sonra, “Ne olur sok artık, sik artık!” diye yalvarmaya başladı. Bacaklarını omzuma aldım, ellerinden tuttum, kuvvetli bir şekilde aniden bir yüklendim ki, o anda çıkan ses ‘Ahhh’ mı yoksa ‘Ohhh’ muydu hala çözemedim. Bir taraftan erişebildiğim kadarıyla memelerini emmeye çalışıyorum, bir tarafdan ben yüklenince bacakları iyice karnına çekildiği için tabak gibi açılan amına köklüyorum. O da durmadan inliyor, sırtımı sıvazlayıp tırnaklıyordu. Hayatımda ilk defa boşalıyormuşum gibi bir hisse kapılarak amının içine boşaldım!

O gün akşama kadar dinlenip dinlenip siktim kadını. Akşama tatlılarla, fındık fıstıklarla gelip, yine kendi eliyle besledi beni. Ertesi gün de elinde vazelinle geldi, götünü sikmemi istedi. Öpüşüp oynaşmalardan sonra götüne yöneldim. Bunun karnının altına yastıkları yığıp, domalttım. Ellerini arkaya kıvırarak bağladım. Sikimin başını ve götünün deliğini güzelce vazelinleyip, yarağın kafasını sokunca, bağırmamak için kendini öyle kastı ki, yarak kısıldı kaldı içerde. Ne ileri gidebiliyorum, ne de geri çıkarabiliyorum. Sonra inlemeye ve ufak ufak çığlık atmaya başladı. Bu arada ben de gidip gelmeye başladım. 2-3 dakika sonra tamamen içindeydim. Dakikalarca siktikten sonra götünün derinliklerine boşaldım. Sonraki bir hafta kadın götünün acısı geçsin diye bekledi. Ondan sonra her pozisyonda sikip sikip rahatladım ve kadını rahatlattım. İnanın 3 ayda 10 kilo zayıfladım. Karı beni resmen bitirdi!

Ben evden taşınmayım, yada kimseyi yanıma almayım diye, 2 sene boyunca tüm kiralarımı, kocasının Almanya’dan gönderdiği parayla o ödedi. Sonra kocasıyla yurt dışına gitti. Ama kiramı göndermeye devam etti. Türkiye’ye her geldiğinde bir fırsatnı oluşturup altıma yatıyor. Eee olacak okadar, kocasının siki ufacık ve inceymiş. Benimki hem büyük, hem de bilek gibi kalın, kadını kocasınınki kesmiyor artık. Şu anda ben de evliyim, ama halen o geldiğinde buluşup sikiyorum. Dijital Camera getirmiş, her sikişimizi kaydediyor, sonra yalnız kalınca izleyip izleyip kendini tatmin ediyormuş!

Herkese iyi sikişmeler!

Seks Dolu Bir Seyahat

erhaba, ben Elif, 29 yaşındayım, güzel bir bayanım ve sevgilime deliler gibi aşığım, tabi O’da bana. Hem öyle bir aşık ki beni görür görmez siki sertleşmeye başlar ve bazen olur ki ufak bir dokunuşta boşalır. Sevgilim 37 yaşında, 10 yıldır beraberiz. Ona sikilmeye doyamıyorum, içimi titretiyor ve onu düşününce bile amım sulanıyor. Onunla çok ateşli sevişmelerimiz oldu, bir tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Sevgilim bir iş seyahati için kendisine eşlik etmemi istedi, bende kabul ettim. Yola çıkarken yanımızda sevgilimin ortağı da vardı. Sevgilimle yeni bir ateşli dakikalar daha yaşayacağımı biliyordum ve heyecanlanmıştım. Ortağı arka koltuğa oturdu, ben önde oturuyordum ve sevgilim araba kullanıyordu. Gideceğimiz yol Ankara’dan Konya’ya idi. Hep beraber biraz muhabbetten sonra ortağının uykusu geldi ve arka koltuğa uzandı. Bir müddet sonra bende sevgilimin omuzuna koydum kafamı. Sevgilim ortağının uyuduğunu, en azından farketmeyeceğini anladığı için ona belli etmeden elleriyle memelerimde gezinmeye başladı. Ben azmaya
başlamıştım. Zaten onun dokunması ile benim amımın sulanmaya başlamıştı bile. Ben dayanamayıp başımı onun dizine koydum, sonra memelerimi sütyenden çıkarıp, sevgilimin Bady’min altından rahat dokunmasını sağlıyordum. Aradada bir ortağını kontrol eediyordum, acaip heyecan veriyordu bu bize. Memelerimi okşuyor, arada uçlarını sıkıyordu. Uçları taş gibi olmuştu. Bir şey yapamıyor, inlememek için kendimi sıkıyordum. Sonra dayanamadım ve o memelerime dokunurken bende başımı onun taş gibi sikine çevirip, kotunun üstünden dokunmaya, dişlerimle hafiften ısırıklar atmaya başladım. Tırnaklarımla arada çiziyordum…

Sevgilim meme uçlarımı hala sıkıyordu. Dizinden doğruldum, tekrar ortağını kontrol ettim, uyuyordu. Bu arada sevgilim kotunun fermuarını açıp sikini çıkardı. Kocaman ve sert siki beni bekliyordu. Siki okadar çekici duruyordu ki, onu mutlaka boşaltmalıydım. Ellerimle sikini biraz oynadıktan sonra tekrar dizine yattım ve yalamaya başladım. Sevgilim arada poposunu oynatarak, daha istiyordu. Sikini öyle bir yalıyordum ki, yutasım geliyordu. Sevgilim saçlarımı yoluyor, daha da bastırıyordu. Bana sert davrandıkça hem yalamayı hem taşaklarını okşamayı sürdürüyordum. Amımın sularının aktığını hissediyordum. Sevgilimin siki dudaklarımda iyice ıslanmıştı, dayanamadı ve ağzıma boşaldı. Hiç fire vermeden hepsi ağzımdaydı. Sonra sevgilim fermuarını çekti, birşey yok ayaklarındaydık. Bir süre sonra ortağı uyandı ama biz işimizi çoktan bitirmiştik. Bu arada kilotum sırılsıklam olmuştu. Sevgilim rahatlamıştı belki, ama ben fena azmıştım, bir an önce otele gidip delice sikişmek istiyordum.

Otele geldiğimizde saat sabah 4 civarıydı. Hemen sıcak bir duş alıp yatağa uzandık, ben hala kıvranıyordum, sevişmeye başladık. Siki amıma biraz değse, amımın etrafında gezinse bile şiddetli orgazm oluyordum, çarşafları parçalıyor, inliyordum. Sevgilim arada bir sürtüyor, arada bir sikinin ucunu amıma sokup çıkarıyordu. Deli oluyordum, “Sevgilim lütfen, hadi sok!” diye inliyordum. Bacaklarımı omuzuna alıp, sikini amıma sürterek sokmaya başladı. Taşakları yumuşakça, siki içimde iken amıma değdikçe, onuda içime istiyordum. Defalarca boşalırken saçlarını yoluyor inliyordum. Sonra ben üste çıktım, hakimiyet bendeydi. Bacaklarını ayırdım ve sikini yalamaya başladım. Sikini yaladıkça sevgilim bacaklarını daha çok ayırıyordu. Sikinin ucunu emiyor, dilimle oynuyor, köküne kadar ağzıma sokuyordum. Sonra taşaklarını yalamaya ve emmeye başladım. Dizlerini kırıp iyice açıyordu. Götüne dilimi uzattım öyle yalıyordum ki, kendimizden geçmiştik. Götünün deliğini yalamak ikimize de ayrı bir zevk veriyordu.

Sevgilimin altımda eridiğini düşündükçe deliriyordum. Siki, taşakları ve götü yalanmaktan sırılsıklam olmuştu. Benim amımda iyice sulanmıştı. Dikleşen memelerimi sikine, taşaklarına, heryerine sürtüyordum. Memelerim sikinde gezindikçe siki kocaman olmuştu. Artık üzerine oturmak istiyordum, o kocaman siki içimde hissetmek istiyordum. Vücudunu öperek dudaklarına yapıştım. Heycandan kurumuş dudaklarını emiyor, dilini yalıyordum. Bacağını ıslak amımın arasına aldım sürtünüyordum ki, birden beni domaltıp arkadan amıma köküne kadar soktu. Artık hiç umursamadan deli gibi bağırıp inliyordum, yastığa ağızımı kapatıp parçalıyordum. Sonra popomu öpmeye başladı, popoma arada ısırıklar atıyordu. Ben dizlerimi kırıp iyice domalmış, popomu olabildiğince yukarı kaldırmıştım. Sevgilim dizlerinin üzerinde amımı öyle bir sert sikiyordu ki, “Aşkım, sevgilim lütfen…” diye bağırıyordum ve siki amımda iken elimle bacağımın altından taşaklarını okşuyordum.

Sevgilim de parmağıyla götümün deliğini okşuyor, arada bir parmağını hafifçe götüme sokuyordu. Sonra birden amımda serileşmeye başladı, iki eliyle popomu tutup yükleniyordu. Sonra dayanamayıp birden boşaldı ve amımdan aşağı spermleri süzülmeye başladı. Ben dönüp amıma dökülen spermleri yayarak zevk alırken, sevgilim üzerime uzandı. Siki amımın üzerinde ve vıcık vıcıktı. O kaygan halleri beni çıldırttı ve tekrar orgazm oldum. Birkaç dakika öyle sarılıp kaldık. Ter içinde kalmış ve ikimizde yorulmuştuk. Daha sonra Sevgilim dudaklarıma öpücük kondurup banyoya geçti…

Yolculuk boyunca sevgilime yaşattıklarımın ödülünü fazlasıyla almıştım, şu anda bile boşaldım, o günü yaşadım sanki. Bunun gibi birçok heyecanlı sevişmelerimiz oldu. Görüşmek üzere..

Nişanlımdan Önce Ormanda Müdürüm Sikti

Merhaba. İsmim Sevim. Memlekette doğdum büyüdüm ve liseyi okudum. Güzel ve çekici bir kadınım, manken gibiyim. 1,70 boyundayım. Nişanlımla bir akraba düğününde karşılaştık, İstanbuldan gelmişti ailesiyle. Beni görüp beğenmiş, hemen ailemden istediler. Bende kabul etmiştim, nişanlımı sevdiğimden değil, köyden gideceğimden. Nişanlım içine kapalı, biraz saf bir adam. Nişanlanmıştım bir yıl sonra ise düğün yapacaktık. İki ay geçmeden nişanlımın ailesi babamı da kandırdılar İstanbula göç ettik… İstanbulda maddi problemlerden dolayı benimde çalışmam lazımdı. Nişanlımın bir tanıdığı tekstil firmasında müdürmüş, onunla konuşmuş, beni kalite kontrolcu olarak işe alacakmış. Sabah nişanlımla tanıdığının çalıştıgı firmaya gittik, bizi yazanesine aldı. Müdür Erol 35-36 yaşlarında biriydi. Beni görünce nişanlıma “Oğlum nişanlın çok güzelmiş, nerden buldun bunu?” diye sordu. Nişanlım, “Memleketten geldi.” dedi. Erol, “İstanbulda böyle güzel kız yok harbiden.” dedi. Nişanlım övünerek, “Eee, boşuna mı memleketten nişanlandım?” dedi. Söze ben girdim, “Memleketten ama, şehirde büyüdüm, Liseyi şehirde okudum. Beni işe alıyormusun?” dedim. Erol, “Nişanlının hatırını da bir kenara bırak, senin gibi güzeli kim işe almaz?” dedi, bana bir form doldurttu, “Kural bu… Yarın sabah gel, işe başla.” dedi.

Nişanlımla yanından çıktık. Erol çok hoş bir adamdı, nişanlımın yanında bana asılmştı. Nişanlım ise “Erol beni sever kırmaz.” dedi. Sabah güzelce giyindim, firmaya gittim. Erol beni yazanesine aldı, önce biraz havadan sudan konuştu, sonra çok güzel olduğumu söyleyip, iltifat üstüne iltifat yağdırıyordu. Kalite kontrol ustasını yazanesine çağırdı, “Sevim benim akrabam olur ona göre, ilk işi öğrensin.” dedi. Erolun akrabası dahi olmuştum, ustayla gittim işe başladım. Erol günde on defa geliyor yanıma, bir isteğim olup olmadığını soruyor, bana kur yapıyordu. Aslında bu benimde hoşuma gidiyordu…

Bir gece yükleme vardı, vakit çok geç olmuştu, yemekçi kadın gitmişti. Erol yanıma geldi, “Sevim mutfağa git çay yap, elemanlar içsin uykuları açılsın.” dedi. Ben mutfağa gittim çay suyunu koydum. Gece işçiler yemek yediklerinden dolayı, masalar ve mutfak leş gibi pisti. Mutfağı temizledim, bulaşıkları yıkıyorum, arkamdan biri belimden sarıldı. Korkuyla döndüm ki, Erol idi. Benim dudaklarıma yapıştı, mutfakta çılgın gibi öpüyordu beni. Dudağımı çektim, “Dur gelen olur, rezil oluruz!” dedim. “Benimle buluşmaya söz ver bırakayım.” dedi. “Söz buluşalım, yanlız beni adalara götür.” dedim. “Neden adalara gitmek istiyorsun?” dedi. “Okulda da hep merak etmişimdir adaları.” dedim, Cumartesiye sözleştik.

Cumartesi işe gider gibi evden çıktım, Erol ile buluşup, Sirkeci vapuruna bindik, Heybeli adaya gitik. Adada yiyecek içeçek aldık yürüyoruz. Ormana girdik gözden kaybolduk, (bir çift göz hariç). Issız bir yere oturur oturmaz, Erol dudaklarıma yapıştı. Beni uzatıp üstüme çıktı, öpüyordu. Göğüslerimi açtı, emiyor. Vucudumu, karnımı yaladı. Sonra eteğimi kaldırdı, bacaklarımı yalıyor, öpüyordu. Sonra iki eliyle kilotumu çıkarmak isteyince, “Yapma, ben kızım!” dedim. Erol elini bacakaramdan kilotumun içine soktu, amımı okşuyordu. Hoşuma gitmişti, “Çıkar kilotumu, ama ileri gitmek yok!” dedim. Çıkardı kilotumu, amımı yalamaya başladı. O sırada ben bitmiştim…

Erol sonra beni yüz üstü çevirdi ve götümü yalamaya başladı. Amımı, götümü, bacaklarımı, her yerimi deli gibi yalıyordu, ben tekrar boşaldım. Sonra sırt üstü çevirdi beni, dudaklarıma yapıştı. Pantolonunu indirdi, kazık gibi en az 20 cm yarağını çıkardı, amıma sürtüp, kafasını soktu. Hemen yarağını tuttum, “Yapma kızım ben!” dedim. Yarağının yarısı avucumda, diğer yarısını amıma sokuyordu. Bir iki dakika sonra yarağğını çıkarıp bütün döllerini göbeğime boşalttı. Krem gibi vucuduma yayıp sürdüm. Kilotumu giymek istedim, elimden aldı, “Dur daha yeni başladık!” dedi. Aldıklarımızı yedik içtik. Sonra bana, “İster götten sikeyim seni, ister ağzına al!” dedi. Duyardım götten zor olduğunu, “Ağzıma alayım!” dedim. Koca yarağı ağzıma aldım, yarısı dahi sığmıyordu. Erol saçlarımı okşuyordu, birden ağzımda döllerinin sıcaklığını hissettim, bütün tohumlarını yutmuştum.

Erol, “Sağ ol sevgilim, harikaydın!” dedi. Sonra oturmuş sohbet ediyoruz, öpüşüp sevişiyoruz, bana “Ne olur götten sikeyim seni!” dedi. “Korkuyorum!” dedim. “Alış kızım, evlenene kadar ağzınla mı boşaltacaksın? Evlenince amdanda sikerim seni!” dedi. Erola götümü döndüm, bolca tükürükledi yarağını götüme soktu, sikmeye başladı götümü. Ama nasıl sikiyor, soktukca otları yolduruyordu bana. Kaç defa acıyla birlikte boşaldım bilmiyorum. Sonunda Erolda götüme boşaldı. Artık tamamdı, ben kilotumu giyiyordum, orman görevlisi başımızda bitti, “Ne yapıyorsunuz kardeşim siz? Sabahtan beri doymuyorsunuz, ayıp, burası aile yeri, yürüyün karakola!” dedi. Erol, “Abi idare et bizi ne olur!” dedi. Adam “Olmaz!” diyor, başka birşey demiyor. Ben bu arada kilotumu giydim, adama alyansımı gösterdim, “Abi biz nişanlıyız, gidecek yerimiz yoktu! Anla halimizden…” dedim. Adam insafa geldi, “Tamam ama hemen gidin!” dedi. İkimizde kaçar gibi uzaklaştık ordan ve iskelede nefesi aldık.

Erola “Biliyormusun nişanlım beni daha öpmedi, sen götümü siktin, teşekkür ederim!” dedim. Erol, “Nişanlın eşek, senin gibi nişanlım olacak hergün götünü sikerim, bu yarım sikişti, daha neler göreceksin sen!” dedi. Düğüne bir ay kalaya kadar Erol fırsat buldu mu götümü sikti. Bazı zamanlar ustamdan izin aldırıp buluşup sikişiyorduk. Düğünden 1,5 ay önce nikahım oldu, nikah şahidim Erol olmuştu benim. Ev tutmuştuk, eşyaları taşıyoruz, benim ailem nişanlımın ailesi var, nişanlımın aklı başına yeni gelmişki, odanın birinde ikimiziz, pantolonunu indirmiş, “Sikeceğim seni.” dedi. “Delirdin mi, ailemiz var içeri gelen olur!” dedim. Belki kimse olmasa kabul ederdim, kıyameti kopardım boşanmaya karar verdim. Aile büyükleri araya girdi, barıştık nişanlımla. Sonra ben Erolu ardım, “Yarın sabah buluşalım!” dedim. “Olur buluşalım.” dedi.

Buluştuk, bir pastanede oturduk, anlattım. “Üzülme canım, evde kimse varmı senin?” dedi. “Yok!” dedim. “Gidelim senin eve o zaman.” dedi. Eve gittik, hemen soyunduk. Erol yatağa uzandı, kıllı vucudunu yaladım, yarağını ağzıma aldım emiyorum. Erol saçlarımı tuttu, dudaklarımız birleşti, beni altına aldı memelerimi emiyor, inliyorum. Erol amımı yalıyor, Erola “Sik beni, senin olmak istiyorum!” dedim. “Saçmalama, nikahın oldu, düğünün olacak, ne yaparsın sonra?” dedi. “Sanane, sik beni!” dedim. Erol kalın yarağını amıma sürttü, kafasını soktu, bir defada kökleyip kızlığımı aldı. Amım yanmıştı, çığlığı kopardım, kadın olmuştum artık. Çarşaf kan olmuştu, Erol ile banyoya gittik yıkandık. Banyoda ters çevirdi beni,arkadan amıma girmişti, akşama kadar sikti beni. Amım sızlamıştı artık!

Düğünden sonra beni nasıl siktğini başka mektupta anlatmak üzere… Hoşcakalın.

İnternette Tavladığım Bakireyi Götünden Siktim

Merhaba arkadaşlar, ben Düzceden Cüneyt. Hikayem, adı Ayten olan İzmirli bakire bir kızla ilgili. Ayten’le MSN’de ilk görüşmemizde açık konuşmak gerekirse birlikte olabilme adına fazla bir umudum yoktu. Ayten çok çekici bir kız değil aynı zamnada da. Bende bıraktığı ilk intiba ilede onu yatağa atabileceğime, o yola gireceğine pek inanmamıştım. Bundan dolayıda hiç umudum yoktu ve görüşmelerimide ilk etapta biraz ilgisiz ve soğuk yapıyordum. Neyse, işim gereği Balıkesirde satışını yapmam gereken bir yazlığım vardı ve o bölgeye bundan dolayı bir seyahat yapacaktım. İzmire de uğrayacak olduğumdan, seyahatim öncesinde MSN’de görüşme yaptığım İzmirli bayanlarla randevu ayarlaması yapmıştık. Harika bir 3 gün olacağı belliydi. Seyahatimden bir gün önce Aytenle de MSN’de öylesine bir görüşme yaparken, “Bana Cam’da soyunurmusun?” dedim. Hiçbir umudum olmadığı halde onu denemek amaçlı sorduğum bu soruya aldığım olumlu cevap beni şaşırtmıştı. Ve o akşamüstü Ayten bana Camda müthiş bir Webcam show yapmıştı. Sonra ona yarından sonra İzmirde olacağımı, isterse buluşabileceğimizi teklif ettiğimde ise, bana olur cevabı verince, şaşkınlığım dahada arttı ve telefonunu alarak MSN’den ayrıldık…

Ben ertesi gün Balıkesire, sonraki günde de İzmire geçtim ve seks programlarımı garantilemek için telefon görüşmelerimi yaptım. Aytenden hala umutsuzdum, beni telefonda ekeceğini düşünüyordum. Ama o beni yine şaşırttı ve bana ofisinin adresini verdi. Buluşmak için dediği adrese gittim, çok büyük bir iş merkezinde çalışıyordu. Patronunun iş yerine çok nadir geldiğini, orada çok rahat olacağımızı söyleyince, otele gitme programından vazgeçtik. Aslında endişelerimde yok değildi bunlarla ilgili. Birkaç önlemden sonra Aytenin yanına gittim. Beni ofisin dışında karşıladı ve içeri girdik. Sanki çok uzun yıllardır tanışıyormuşcasına birbirimize sarılıp öpüştük. Ayten Webcamda göründüğünden çok daha harika bir kızdı. Esmer, 1.65 boyunda, hafif balık etli, iri ve simsiyah gözlü, kalın dudakları olan bir hatundu. Çok aşırı güzel değildi, ama tahrik ediciydi…

Ayten bakireydi, daha önce erkek arkadaşıyla birkaç kez sevişmiş, ama ne amından nede götünden sikilmemişti. Görüşmemiz sırasında bu konuda anlaşmalıydık. Zaten amından sikmeyecektim onu, fakat götünden sikmek istediğimi söyledim. Kendisi ilk etapta nazlansada aşabileceğimi hissettirdi bana. Ofisinde birbirimize sarıldık ve uzun uzun öpüşmeye başladık. Harika dudakları vardı, dudaklarını yalıyor, ağzımda hepisini emiyordum. Dilini ağzıma alarak tadını çıkarıyordum. Ellerimi göğüslerine attığımda taş gibi olduklarını hissettim. Bir bakire ile sevişmeyeli de epey zaman olmuştu aslında. Üzerindeki beyaz ip askılı kıyafetini çıkarmasına yardım ettim ve hemen o harika göğüslere yumuldum. Çok diriydiler göğüsleri. Heyecanından ve hissettiklerinden bir mil gibi olmuş dimdikti göğüs uçları, bir küpü andırıyordu, kare kesimli, harika. Ağzımın içinde onları yumuşatmaya çalıştım. Harika tadı vardı, iki göğsünü birleştirerek, iki meme ucunu da ağzıma almaya çalışıyor, emiyor, kokluyor, yalıyor, adeta onları somuruyordum…

Daha sonra dilimle göbeğine doğru inmeye başladım. O ise bir taraftan beni soymaya başlamıştı. Bir tek külodum kalana kadar beni kendisi soydu ve bende onu soydum. Daha sonra elini külodumdan içeri sokarak, çok iri olmayan sikimi avuçlarında büyütmeye başladı. Daha sonra külodumu aşağı sıyırdı ve sikimi ağzına aldı. Çok ustaca değil ama yinede iri dudakları ile harika emiyordu sikimi. Emerken gözlerini yüzüme çeviriyor, almış olduğum hazzı izlemek istiyordu. 5 dakika kadar ağzında sikimin tadını çıkarmasına izin verdikten sonra onu ellerinden tutup kaldırdım ve harika dudaklarını tekrar emmeye başladım. Elimle tangasının üzerinden amına doğru ilerlemeye başladım. Elime kocaman bir am dudağı geldi, harika bir bızırı vardı. Bunu dudaklarını gördüğüm anda anlamıştım, ama bu kadarını tahmin etmememiştim. Bir an önce onu ağzımda istiyordum…

Hemen sırtüstü yattım ve Ayteni suratıma doğru çektim. Tangasını çıkarttı ve suratıma tüm ağırlığı ile oturdu. Olmaz öyle bir şey! Harika bir amcıktı bu. Koskoca bir bızır. Sadece bızırı ağzımı dolduruyordu. Bızırını emiyor, ısırıyor, içime çekiyor, adeta ağzımın içinde koskoca bir et parçası ve ben onu tüketmeye çalışıyordum. Amının dudaklarını emiyor, dilimle amının kıpkırmızı deliğine giriyordum. Ben içine girdikçe, Ayten tedirginleşerek elini amına atıyor, sanki dilimle kızlığını bozacağımı sanıyordu. Bu tedirginliği aştırmalıydım. Bir süre sonra bana karşı güven kazandı, zevk iniltileri büroyu sarmış, hıçkırıyordu adeta. Amından akan zevk sularını yalıyordum. Ağzımın tamamını amını sokmaya çalıştıkca, şulap şulap diye ilginç sesler çıkıyor, ben onu yaladıkca O’da ateşleniyor ve kasılıyordu. Ama tedirginliğinden olsa gerek, yarım saat geçmesine rağmen Ayten hala boşalamamıştı. Bunu hissettim ve altından çıktım…

Öyle bir terlemiştim ki. İzmirin sıcağında sevişmek gerçekten zordu, inanın burnumun ucundan kesintisiz bir ter akışı vardı. Ayteni sırtüstü yatırdım ve tekrar amını yalamaya başladım. Ellerimlede bir taraftan göğüslerini okşuyor, dudaklarına sürtüyordum. Ayten iyice rahatlamış, bana karşı tam güveni oluşmuştu. Amına gömüldüğüm bir anda, kasılmaya ve titremeye başladığını hissettim. Ve boşalmaya başladı. Hıçkırıyor, hıçkırdıkca göğüsleri zıplıyor ve acaip bir şekilde boşalıyordu. Bir saate yakın bir zamandır sevişiyorduk ve ben sadece amını yalıyordum. O ise ilk boşalmasını yaşamıştı…

Sonra kalktık ve terlerimizi sildik, müthiş terlemiştim. Ben bir sigara içmek istedim, o kullanmıyordu. 5-6 dakikada sigaramı içtim ve onun masasının önündeki koltuğua oturdum. O’da kucağıma geldi ve tekrar öpüşmeye başladık. Sonra bunu masasının üzerine oturttum ve bacaklarının arasına girdim ve tekrar amını yalamaya başladım o harika amcığı. Esmer kabuğu olan, içi ateş kırmızısı, üzerinde koskoca bızırı olan harika bir amdı. Amını ısırıyor, emiyor, yalıyor, bızırını içime çekiyor ve titretiyordum. Ayten yavaş yavaş masanın üzerindeki eşyaları aşağıya atmaya ve masaya iyice uzanmaya başladı. Kalçalarından tutup onu iyice kendime çektim. Hâlâ amını yalıyor, göğüs uçlarını avucumda yuvarlıyordum. Ayten ise kasılıyor, titriyor, ard arda defalarca boşalıyordu. Hemde çok garip seslerle. O bazen ağlar gibi, bazen güler gibi seslerle boşaldıkca, bende amından akan harika tadı olan sıvılarını yalıyor, bir yandan da göt deliğine parmağımla masaj yapıyordum…

O kadar güzel bir amı vardı ki, zamanın nasıl geçtiğini anlamadan saatlerce Ayteni yalamıştım. Bir ara kafamı kaldırdığımda Aytenin baygınlık derecesine geldiğini gördüm ve yalamayı bıraktım. Masadan kalkamıyordu, ellerinden tutum ve kendime çektim. Sarıldı bana ve “Yaa, ben bittim…” dedi. Bu cümle beni dahada tahrik etti, kaldırdım ve koltuğuna oturttum. Bu sırada telefonuma gözüm ilişti, 2 saati aşkın bir süredir kesintisiz ve hiç kafa kaldırmadan Ayteni yalamışım, baygınlık geçirmesi normaldi. Ve en ilginci ise masadan kalktığında, siz deyin 2, ben diyeyim 3 su bardağını doldurabilecek zevk suyu vardı masanın üzerinde. Hemen arkasındaki raf’tan açılmamış bir paket peçete aldı ve inanın o bir paket peçete masanın üzerindeki sıvıları temizlemeye yetmedi. Koltukta bitkin bir şekilde otururken, “Beni bitirdin yaa…” diyordu.

Yanına gittim ve tekrar dudaklarına yapıştım. Artık onu sikme zamanı gelmişti, elinden tuttum ve yere domalmasını istedim. Ayteni götünden sikecektim. Biraz nazlanır gibi olsa da, beni kırmak istemediği belliydi. Ama korkuyordu da. Korkmamasını, herşeyin onun istediği gibi olacağını söyledim. Ve sikimi göt deliğine doğru dayadım. O kadar yalamama rağmen yumuşacık olan göt deliğine sikim yinede girmiyordu. Aytene acı hissetirmek istemiyordum da. Kremi olup olmadığını sordum, çantasından bir krem çıkardı verdi bana. Göt deliğine sıktım, birazda sikimin başına. Parmağımla göt deliğine yedirerek alıştırdım. Sonra bir parmağımı soktum, omuzlarını birleştirerek kendini kastı. Biraz ara verip kendisini rahatlattım. Biraz daha masajla ikinci parmağımı soktum, yavaş yavaş git gel yaptım. Bir yandan da diğer elimle alttan göğüslerini okşuyordum. Sikimin başındaki kremi de sikime yedirerek götüne tekrar dayadım. Alışmıştı, zor olmayacaktı…

Sonunda milim milim götüne girmeye başladım. Bu onun ilk sikişiydi, başı girince biraz bekledim. O hâlâ korkuyor, omuzlarını birbirine doğru çekmiş kendini sıkıyordu. Devam ettim, “Bebeğim, aşkım…” diyerek yavaş yavaş içine girdim. Sonra git gel yapmaya başladım ve biraz daha hızlandım. Ayten ise o anın tadını çıkaramadığı belliydi, bu beni biraz üzmüştü, çünkü sekste partnerimin mutluluğu her şeyden önce gelir benim için. Hemen boşalmam gerektiğini düşündüm. Sevişmeye başlayalı 4 saate yakın bir süre olmuş, Ayten 9-10 seferin üzerinde boşalırken, ben daha ikinci boşalmamı yaşayacaktım…

Ve birden patlamaya başladım, volkan gibi olmuştum, saatlerdir kendimi tutmanın ödülünü almıştım. Sürekli boşalıyordum. Sonra sikimi götüne sağdırırcasına, git gellere devam ettim, tüm döllerimi göt deliğine bıraktım. Sonra ikimizde birer tarafa, halının üzerine uzandık. Daha benim akşama 3 kadınla bir gurupseks programım, bir gün sonra da Manisada bir bayanla randevum vardı, kendimi daha fazla yormamalıydım. Kalktık ve o masasına, ben karşısındaki koltuğa oturdum. İkimizde çırılçıplak iş görüşmesi yapan iki kişi gibiydik, ‘iş görüşmeleri böyle yapılsa ne harika olur’ gibi birkaç şakalaşmadan sonra, Aytenden bana izin vermesini istedim ve daha başka programlarımın olduğunu söyledim. O zaten alabileceğinden fazlasını almış ve çok mutluydu, “Elbette…” dedi ve kalkıp giyindik. Birbirimizi öptük ve beni uğurladı…

Evet arkadaşlar bu hikayem bu kadar, içinde sikişin çok az ama zevkin ve tadın ise kelimelerle anlatılamayacak kadar çok olduğu bir 4 saatin hikayesiydi. Akşama yaşayacağım programı da ilerleyen günlerde yazacağım. Bu arada Aytenle karar verdik, bir dahaki buluşmamızda, kesintisiz ve kafa kaldırmadan 5 saat onu yalayacağım. İkimizde rekor denemelerimizi yapacağız.

Görüşmek üzere…

Minibüsteki Dul Karıyı Evinde Siktim

Merhabalar ben Can. Antalya’da minibüsçüyüm. Minibüste dul bir bayanla tanıştım, daha sonra gürüşmek üzere telefon numarasını aldım. Gideceği durağa gelince minibüsten indi, inerken kendisini yarın arayacağımı söyledim, “Okey!” dedi. Ertesi gün aradım, buluşma yerini ayarladık. Gittiğimde beni bekliyordu. “Merhaba.” dedim ve tokalaşıp masaya oturdum. Heyecanım hafifleyince bende bir neskafe söyledim. Biraz eften püften konuştuk. O’da, bende heyecanlıydık, bunu hissediyordum. Konuşmayı uzun tutmak istemediğini söyledi ve kendisini nasıl bulduğumu sordu. “Güzelsiniz ve fiziğiniz düzgün.” dedim. “Teşekkür ederim.” dedi. Bu sefer ben O’na sordum, “Peki ya siz beni nasıl buluyorsunuz?” dedim. O’da “Benim için uygun birisin.” dedi ve hemen uzatmadan asıl konuya girdi, “Bana gidelim, benim ev müsait!” dedi ve gittik. Evine girer girmez, kapıyı kapatım, sırtını kapıya dayayıp dudaklarından uzunca öptüm, nefesini kesinceye kadar. “Acele etmeyelim, gece bizim!” dedi. Hiç tanımadığım dul bir kadınla beraber bir gece geçirecektim, çok güzel bir duyguydu. Önceden herşeyi ayarlamış, her yeri kapatmıştı. Doğru mutfağa geçip oturduk. Önceden yemekte hazırlamış, masayı donattı ve yemeğe başladık. Yemeği bitirdik ve üzerine tatlıda almış, afiyetle yedik. Hava soğuktu, oturma odasına geçtik, küçük bir odaydı, içeriside gayet sıcaktı. Sobanın başına oturdum, gelip önüme oturdu. Aynı bir çocuk gibi kucağıma sokulup sırtını yasladı. Bir süre sessiz kaldı, sonra birden başını çevirip dudaklarıma yapıştı. Dudakları etli ve dolgundu…

Bende onun müthiş öpüşüne karşılık verdim ve öperek onu yavaşça yere doğru uzattım, dudaklarımı kesmeden. Elini boynuma attı. Bende bir elimi başının altına koyup, diğer elimle de vücudundan tutup iyice öpüyordum. Öpüşmeyi gayet iyi beceriyor, dilini iyi kullanıyordu ve resmen nefesimi kesiyordu. Bende ondan aşağı kalmayıp delice öpüyordum. Uzunca öpüştükten sonra birden dudaklarını çekip, “Ohhh, nefesim kesildi, özlemişim öpüşmeyi.” dedi. Dudağına bir buse kondurdum. Bu esnada tam sorma zamanıydı, “Sexte sınırın var mı?” dedim. “Şimdiye kadar olanlarda vardı, ama bu gece herşeyi sınırsız yaşamak istiyorum, kadınlığımı yaşamak istiyorum!” dedi. O an delirmiştim, onu amından, götünden sikecektim vede ağzına alacaktı, ohhh çok güzeldi. Hele götünü düşündükçe, hiç sikilmemiş bir yerden sikmek çok hoş bir duyguydu. “Herşey sınırsız olacak, gerekli önlemi aldım, korunuyorum!” dedi…

O uzanık durumda idi, yanına uzanıp, ayağımın birisini ayak aralarına sokup biraz üzerine doğru vücudumu verdim ve dudaklarına tekrar yumuldum. Muhteşemdi! Odanın içerisi yeterince sıcaktı ve benide bir hararet basmıştı. Öperken ellerimle kazağının altından elimi soktum ve tenine dokundum, ohh sıcacıktı. Dahada dudaklarına bastırıyordum. Dudaklarımı çekmeden elimle memesinin birisini elime aldım, yaşına göre iyiydi, dik sayılacak derecede. Ve O’da benim kazağımın içine elini soktu ve benim tenime dokunuyordu. Dudağından dudağımı çekip kazağını çıkartmak istedim, ama o doğrulmak istedi. Doğruldu, daha rahat çıkarttım. O’da benim kazağımı çıkarttı. Beni öptü ve kulağıma doğru eğilip, “Bir an evvel sik beni!” dedi…

O an tamamen delirmiştim. Hemen onun pantolonunu çıkartmaya başladım, O’da benim pantolonu çıkarttı. Ben onun sütyenini de çıkarmıştım, külotlarımızla kaldık. Külotlarımızı çıkartmadan dudaklarından bir daha öpmeye başladım, öperek tekrar yere uzattım ve tenimi üzerine verdim. Sikim tam amının üzerine geliyordu. Dudaklarını öpüyordum, öperek göğüslerine indim. Dilimle ucuna dokunup ağzımın içine alıyordum ve bir güzel emiyordum onları, elimle de sıkıyordum. Daha aşağılara kayıp göbeğini, sonra bacaklarını öptüm ve amının üzerine doğru gelip kenarlarından öptüm. Amı avucumu dolduracak kadar şişkindi, ohh muhteşemdi. Külotunu çekip ayaklarından çıkarttım, sonra kendi külotumu da çıkarttım…

Bu sefer bir hamle ile o benim üzerime doğru çıktı ve aynı şekilde o beni öpüyordu. Ağzını sikime getirdiği anda durdu, bende elimle başını tutup “Senindir, öp onu!” dedim. Daha önce hiç yapmadığı belli oluyordu, başından öptü, kenarlarını öptü ve sonra başını ağzına aldı. O anda sikim kaskatı olmuştu. Biraz daha ağzının içine aldı ve emiyordu, içim gitmeye başlamıştı. Başından tutup ben biraz daha bastırdım. Bir süre emdikten sonra, ben hemen boşalmak istemediğim için sikimi çıkarttım ağzından ve onun uzanmasını sağladım. Teni gayet güzel ve düzgündü, bu sefer ben amına doğru kayıp öpmeye başladım. Kenarından öptüm ve dilimi amının içine soktum, soktuğum anda hafifçe kalçasını oynattı. Amını iyice yalamaya ve emmeye başladım, kalça hareketleri hızlanmıştı. Onu bu şekilde boşaltmak istemiyordum, dilimi çekip üzerine uzandım…

Dudağından öptüm ve “Sikimi istiyormusun içinde?” dedim. “Lütfen çabuk ol, içimi doldur!” dedi. Ohhh, o uzanık durumda iken amının önüne yerleşip, sikimin başını iyice şişmiş amının dudakları arasına yerleştirdim ve öylece durdum. Sonra yavaşça ittim, bir kısmı girince “Ohhh…” diye hafifçe inledi. Sikimin başını içinde tutup iyice üzerine uzandım, tenimi tenine yapıştırdım. Sikimi hala tam sokmamıştım. Biraz daha ilerleyip sikimi hızlıca soktum amının içine! Sıcacıktı amı. “Ohhhhh…” deyivermişiz aynı anda. Kalçaları az biraz genişti, tamamen girmemişti, fazla sikişmediği için zorlanmıştım. Bir hamle daha yapıp tamamını içine soktum ve kasıklarımı kasıklarına yapıştırdım…

O anda beni bir sarışı vardı, “Oh, erkeğim sok, sok, amımı yırt, kadınını doyur!” dedi. Konuşmaları beni dahada delirtmişti ve kalçalarını da oynatmaya başlamıştı. İşte buydu, işini biliyor ve altımda deliriyordu, “Sik beni, sik! Hepsini sok erkeğim!” diyordu. Bende iyice bastırınca büyük bir çığlık attı. Bana iyice sarılmış durumda iken gidip geliyordum. Bir süre sıcak amının içinde gidip gelmeye devam ettim. Artık iyice zevk almaya başlamıştı, ellerini yana bırakıp, halıyı tırmalıyordu. Ve bir süre sonra ilk orgazmını yaşadı. Ben ise hala sikmeye devam ediyordum. Bir süre bekledim içinde ve tekrar gidip gelmeye başladım. Bu sefer ben delice gidip geliyor artık boşalma anıma yaklaşıyordum ki, O’da tekrar hızlandırmıştı hareketlerini, belli ki ikinci orgazmını yaşayacaktı…

Biraz daha dayanıp gidip geliyordum. Tamamdı artık, boşalıyordu, hissediyordum! Aynı anda sertçe soktum amına, beni kendine çekti ve boşalma anında tırnaklarını sırtma geçirdi, ayaklarını kenetledi. Ohhh, buydu işte! Sıcacık amının içine akıyordum, hemde süper bir şekilde doldurdum içini. En zevk aldığım andı bu, bir kadının içine boşalmak, hele aynı anda olunca zevkine diyecek yotu. “Erkeğim!” deyip hala hızlı nefes alıp veriyordu. Döllerimi iyice içine akıtmıştım, onun döllerine karışmıştı. Sikimin tamamını köküne kadar amına dayamıştım, onun amı da sikimi iyice sarıyordu. İyice akıncaya kadar içinde bekledim ve üzerinde uzandım. O’da altta bitmiş bir durumda idi. “Ohhh, erkeğim, mükemmeldi, sabaha kadar sik beni erkeğim!” diyordu. Bu sözleri sikimde kalan son damlaları da içine akıtmama sebep olmuştu…

Ter içinde kalmıştık. Durmak istemiyordum, bakalım ne kadar performans gösterecekti. Amının içinden çıktım ve küçülen sikimi ağzına soktum, ohhh, muhteşemdi. Sikim büyümeye başlamıştı ağzının içinde, küçük halinden yararlanıp tamamını ağzının içine soktum ve büyüyünce nefessiz kalıp çıkardı, tekrar ağzına sokup ıslatıp iyice emip yaladı. Sikimi ağzından çıkartıp ayağa kalktım, o ise sikimin önünde diz çöktü, tekrar sikimi ağzına aldı. Elimle başını bastırdım, artık sikim kaskatı olmuştu ki, başından iyice çekip çok hızlı şekilde ağzında gidip gelmeye başladım. Yeni boşalmış olmama rağmen yeniden boşalmak üzereydim, nerdeyse 15 dakikadır yalayıp emiyordu sikimi. Artık başını çekip bırakmadım ve ağzının içine boşaldım! Oohhh, ohhh! Gerile gerile, sarsıla sarsıla boşalmıştım ağzının içine. Ve ağzının kenarından döllerim akıyordu, çok hoşuna gitmişti. Akanları bile eliyle ağzına katıyordu. Ayakta duracak halim kalmamıştı sikimi son damlasına kadar emdi…

Sonra ben yere sobaya yakın bir yere uzandım, O’da yanıma, beni sarmalayıp uzandı. Kulağına “Harikaydın!” dedim. O ise “Çok güzelmiş tadı, çok hoşuma gitti!” dedi. Bir süre uzandıktan sonra banyoya gittik ve ağzını bir güzel yıkadı ve hafif bir duş aldı ve çıktı. Bende bir duş alıp çıktım. Odada değildi, mutfağın ışığı yanıyordu. Çay demliyormuş ve önceden de kek hazırlamış, bakım iyiydi yani. Ocağın başında iken arkasından sarılıp sikimi kalçalarına bastırdım. Kulağına, “Birazdan arkanı da doldurucam!” dedim ve ensesinden öptüm. Gülümsedi. Üzerimde bir şey yoktu, üşüdüm biraz, içeri geçtim. Benden 20 dakika sonra O’da geldi, kek ve çayı getirmişti. “Canım ye, ye ki beni iyi sikesin!” dedi. Ohh, bu sözleri delirtiyordu beni…

Çayımızı içip, kekleri yedik. Onu tekrar öpmeye başladım, “Kadınım, ben uzanıcam, üzerime otur, amını ağzıma ver, sende sikimi yala!” dedim ve uzandım. O’da üzerime uzanıp sikimi ağzına aldı, bende amına dilimi soktum. Ohh, bir süre böyle devam ettik, ikimizde hararetlenmiştik. Bir hareketle onu üzerimden indirip, dudağından öpmeye başladım, delice karşılık veriyordu. “Götünden sikmek istiyorum, sende istiyormusun?” dedim. “Evet!” dedi. “O zaman krem bulurmusun?” dedim. “Hayır, kremsiz sikmeni istiyorum!” dedi. Anlaşılan zorlanmayı ve acı çekmeyi seviyordu. “Peki!” dedim ve önümde domalttım onu. Arkadan sarılıp ensesinden öptüm, “Kadınım hazırmısın? Götünü delicem şimdi!” dedim. “Hazırım!” dedi. “Peki, acısa da çekmem!” dedim. “Tamam, acısada aldırma bana, sen sok!” dedi. Ohh, muhteşemdi, erkeğine zevk vermeyi biliyordu. Sikim bu lafların üzerine kaskatı olmuştu zaten…

Arkasına geçtim. Önce sikimin başını amına soktum ve tamamını gömdüm amının içine, biraz ıslanmalıydı. “Ohhhhh…” dediği anda çektim sikimi amından. Belinden bastırınca, başını yere koydu ve elleri ile kalçalarını iki yana açtı, benim için kolaylık olmuştu. Evet, manzara muhteşemdi. Özlediğim bir andı bu, nihayet kadını götünden sikecektim. Tükürük ile sikimin başını ıslattım, sonra biraz tükürük de götüne sürdüm. Sikimi iyice götüne yaklaştırıp, başını götünün ağzına koydum ve başını ittirdim. Zorlanıyordum. Belinden tuttum bir yüklendim, sikim “Flop” diye kaydı ve iyice şişmiş amına (arkadan muhteşemdi) girdi. “Ohhh…” deyip çıkarttım ve tekrar götüne sokmayı denedim. Bu sefer bir elimle kalçasından tutup, diğer elimle sikimi götüne dayadım ve ittirdim. Evet, sokmayı başarıyordum ki, kendini öne doğru çekmişti…

Kalçasından kendime doğru çektiğim bir anda sikimi bir ittirdim, “Fırt…” diye götüne girmişti. O anda durdum, çünkü acı içerisinde kıvranıyordu. Eliyle kalça yanaklarından çektiği için daha bir kolay girmişti ve çok güzel düzgün götü vardı. Artık gerisini sokmak kolaydı. Sikim götünün içindeyken sırtına sarıldım ve omuzlarından tutup yavaşça ittirmeye başladım. Zorlanıyordum. Fazla ilerlemiyordu ve acı çekiyordu. İyice eğildim ve “Hızlı sokucam, sıkma kendini!” dedim. Tamam gibisine başını salladı. O esnada hızlıca bir yüklendim, nerdeyse tamamı girmişti. Ama kısık bir sesle ciyak ciyak bağırıyor, acı çekiyordu. Son bir hamle daha yapıp omzundan çektim, nihayet sikimin tamamını sokmuştum götüne!

Bir müddet sarılıp kaldım öylece. Başı iyice yere gömülmüş, kalçası dimdikti. Sonra ellerinin üzerine (dört ayak) doğruldu ve bende arkasında hafifçe oynamaya başladım. Götüne yavaş yavaş gidip geliyordum. Giderek hızlandım. Artık O’da ritim tutmuştu ve kalçasını vurduğum anda bana itiyordu. Muhteşemdi daracık götünü sikmek! Ve 20 dakika kadar götüne gidip geldim. Elimi amına attım, sırıl sıklamdı. Yavaş yavaş titrer bir hal almıştı. Öylece durup yan taraftaki yastığı altına koydum. Uzandı ve o anda kendini bıraktı. Sikim çıkmıştı, mos mor olmuş ve kaskatıydı. Götünün deliğine dayayıp bir defa daha yüklendim, “Ihhhh…” dedi, ama tamamını yine sokmuştum. İşte buydu!

Götüne gidip gelmeye devam ettim bir süre daha. Altımda titriyordu, boşalıyordu. Bunu hissettiğim anda bende götüne iyice dayadım. Bende bitmiştim, döllerimi götünün derinliklerine akıtıverdim, üzerine uzandım. Hala altımda kıvranıyor, titremesi devam ediyordu, çok uzun bir boşalma yaşıyordu. Benimki de az sayılmazdı. Delice içini doldurdum. Ohhh muhteşemdi. Yine üzerine uzandım, içinden çıkmadım, beş on dakika, bekledim. Sonra çıktım içinden ve yanına uzandım. “Muhteşemdi, çok hoşuma gitti, bir daha sik!” dedi. “Peki, sikerim…” dedim. Ve ilerleyen saatlerde, döllerimi hiç boşa akıtmadım, 2 defa daha amından siktim, delice doldurdum içini. Bir defa daha götünden siktim. Ve bir defa da amını yalayarak boşalttım onu. Bir süre birbirimize sarılıp uyuya kalmışız…

Sabahın erken saati uyandık. Sabahleyinde bir posta daha amından siktim, yine doldurmuştum içini. Ben bu gücü nerden buluyordum bilmiyorum, ama o da gayet mükemmeldi, bıkmadan sikişmişti. Gece boyunca hem ağzına, hem amına ve hem götüne boşalmıştım, gayet azgındı, deliceydi. Sonra ben duş aldım, güzel bir kahvaltı yaptık. Daha sonra kapıda bir süre öpüştük ve oradan ayrıldım…

Nişanlım Vermeyince Komşum Emeli Becerdim

Merhaba arkadaşlar, ben Almanyadan Murat. 25 yaşında, 1,88 boyunda baya yakışıklı bir erkeğim. Size bundan üç sene önce, benim daha Üniversite öğrencisi olduğum zaman, komşumun eşi Emel ile yaşadığım olayı anlatmak istiyorum. Ben ve o zamanki nişanlım (şimdiki eşim) Aysel ile Ortaokuldan beri bir çifttik. 15 yaşından beri çıkıyorduk. Aysel 1,67 boyunda, kumral saçlı, ela gözlü, çok tatlı bir yüzü ve süper bir vücudu olan birisi. Sadece kötü bir saplantısı vardı, benimle yatmıyordu, “Evlenmeden önce imkansız, olmaz, vermem…” deyip duruyordu. 7 seneden beri beraberdik, hemde nişanlıydık, ama iş belden aşağıya gelince, Öfff yaa, deli ediyordu beni. En çok kavga ettiğimiz konu sex yüzünden oluyordu. 22 yaşındaydım ama hala bakireydim. Pornofilmlerinden hariç ne amcık ne bir göt görmüştüm, nişanlımsa elletirmiyordu bile… Ben Üniversiteye yakın, çatı katında iki odalı kiralık bir dairede kalıyordum. Üniversitenin son sömestirinde yeni evli bir çift yandaki daireye taşındı. İhsan abi ve eşi Emel. Size Emeli bir anlatayım: Emel o zaman 25 yaşında, 170 boyunda, kara saç, kara göz, zayıf, elma götlü, C-Cup diri memeli, yani tam manken gibi ve her erkeği deli edecek birisiydi. Onu ilk gördüğümde Üniversiteden geliyordum, Emelin üstünde siyah Leggings ve dar bir beyaz T-shirt vardı. Öne doğru eğilip bir kartonu kaldırmaya çalışıyordu. Ne göt ama, hemen yarağım pantolunumun fermuarına vurmaya başlamıştı…

Hemen yanına gittim, “Kann ich Ihnen helfen?” (Size yardımcı olabilirmiyim?) diye teklif ettim. Bana o kocaman kara gözleri ile baktı, ve “Nix Deutsch…” (Almancam yok) dedi. Aklımdan bu avradın götü acayip sikilir diye düşünüyordum. O an kocası İhsan abi dışarı çıktı ve kıskanç bir hal ile bize baktı. Emel kocasına, benim ona birşey sorduğumu, ama anlamadığını söyledi. Onların Türk olduğunu anlayınca hemen Türkçe sordum, “Yardımcı olayım mı?” diye. Birbirimizle tanıştık, kapı komşusu olacağımızı öğrenince yardımımı kabul ettiler. İhsan abinin 34 yaşında, bir mobilya şirketinde işçi olarak calıştığını, Emel ile daha üç ay önce yeni evlendiklerini, Emelin Türkiyeden gelin geldiğini, henüz Almanca bilmediğini öğrendim.

Herşeyi yukarı taşıdıktan sonra, karşı kapının, yani benim evin zilli çaldı. Nişanlım gelmişti, onunlada tanıştılar. Nişanlım gelene kadar İhsan abi bana hep öyle yan yan bakıyordu. Yani sizin öyle bir karınız olsa, sizde her erkekten şüphelenirdiniz. Ve ne yalan söyleyim, her fırsatta kadınlara bakardım. Ama İhsan abi eşine baktığımı sanıp, ne zamandan beri beraberiz, ne kadar nişanlıyız, ne zaman evleneceğiz gibi sorular sordu. Ben “Üniverste bitince, iş bulunca evleneceğiz.” deyince, İhsan abi rahatladı ve ben kadınlara bakınca, bana göz bile kırpıyordu. Ben yine ikisine birden bakıyordum, Emeli ve nişanlımı aynı anda sikmek gibi olmayacak fantaziler kuruyordum. İhsan abiyle eşyaları kurarken, Emel de nişanlımla birlikte kartonları boşaltmaya başladılar. Herşey bittikten sonra benim daireye geçip bende bir çay içtik.

Yan daireye taşınmalarından yaklaşık bir ay geçti. Ama duvarlar ince olduğu için, her gece İhsan abiyle Emeli sikişirken duyuyordum. Her sikiştiklerinde içimden İhsan abiye küfür edip, bende artık sikişmek istiyordum. Emelin çığlık seslerini duyarken, İhsan abi şimdi onu nasıl beceriyor diye fantazi kuruyordum. Sonrada bilgisayarı açıp bir pornofilm izleyip 31 çekiyordum.

Nişanlım birgün yine bendeydi, beraber ders yapmıştık ve tabiki ben yine şansımı denedim. Sizin de tahmin edeceğiniz gibi, nişanlım yine “Hayır olmaz, bırak, yapma…” deyip, sonunda yine her zamanki gibi kavga edip gitti. Bu konu yüzünden nezaman kavga etsek ben PC başına geçip bir pornofilm izlerim. Yine film izleyip sikimle oynuyordum. Nişanlımın gidişinden şöyle beş dakika sonra benim kapıya vuran oldu. Nişanlımın geri geldiğini sanarak, kotumu giyip kapıyı açtım. Baktım İhsan abinin eşi Emel kapıda duruyor. İçimden “Eyvah!” dedim, ben onların sikiştiğini duyarsam onlarda bizim kavga ettiğimizi veya benim porno izlediğimi duyuyordur diye ilk defa aklımdan geçti. Kıpkırmızı olmuştum, hem benim yarak hâlâ kotun üzerinden belli oluyordu. Emel, kendisine yardımcı olup olamayacağımı sordu, temizlik yaparken düşünmeden bilgisayarın kablolarını çekmiş ve artık İnternet olmuyormuş şimdi. Kocası akşama işten gelince kızar diye, anlıyorsam yine takabilirmiyim diye sordu. Ben “Tamam…” dedim ve onların evine geçtim. Baktım PC’ye bağlı olan her kabloyu çekmiş, onları yine bağlamaya başladım…

Emel nişanlımla kavga ettiğimizi duyduğunu söyledi ve neden kavga ettiğimizi sordu. Bende dalmışım o an kablo bağlama işine, hiç düşünmeden “Her zamanki gibi sex yüzünden!” diye cevap verdim. Arkamdaki koltukta oturan Emel başladı gülmeye. Ne dediğimin yeni farkına varmıştım. O an utancımdan bir fare deliği bulsaydım içine girmeye çalışacaktım. Emel, “Sen bizim bilgisayara yardım ediyorsun, belki bende sizin ilişkinizde yardımcı olabilirim sana. Ne gibi probleminiz var yatakta?” deyince, içimde olan herşeyi anlattım. Ortaokuldan beri aynı sınıf, Lisede aynı sınıf ve aynı Üniversitede aynı bölümde okuduğumuzu, kaç seneden beri bir çift olduğumuzu ve artık nişanlı olduğumuzu, ama yinede nişanlım Aysel’in benimle sevişmediğini anlattım. Emel bunları gülümseyerek dinledi ve bana kendisinin ve İhsan’ın ikinci evliliği olduğunu anlattı. İlk kocasıyla Lisede tanıştığını ve kendisinin de nişanlım gibi kocasıyla evlenmeden önce sevişmek istemediğini anlattı. Ozamanlar sexten korktuğunu anlattı. Emel konuşurken gözlerim hep onun diri memelerindeydi, sütyen giymemişti, gömleğinden göğüslerinin uçları nar tanesi gibi sivri sivri görünüyordu. Benim yarak pantolonumu patlatacak hale gelmişti, bacaklarımı üst üste atmıştım, sikimin kalktığı görünmesin diye.

Emel’e ilk evliliğinin ne kadar sürdüğünü ve neden boşandığını sorduğumda, beni şaşırtıcı bir cevap verdi. İlk evliliği sadece altı ay sürmüş ve kocasının zamparalığı yüzünden boşanmış. Üç sene dul olarak bekarlık hayatı yasamış, ondan sonra ailesinin isteği ile İhsan abi ile evlenmiş, sevdiğinden dolayı değil. “Böylece hem ailem, hem ben rahatladım, hemde Almanyaya geldim…” diye anlattı. Emel bunları söylerken bende “Kızma Emel ama, senin ilk kocan tam kerizmiş. Senin gibi güzel karısı varken, ne bok yemeye başka kadınların peşinden koşmuş?” dedim. Öyle karşılıklı oturup sigaralarımızı içerken, Emel “Öfffff ya, efkarlandım şimdi. Ben bir duble Wiski içecem, sende istermisin?” dedi. Kabul ettim. Emel iki bardak Wiski doldurup getirdi. İçkimi yudumlarken gözlerim hep Emelin üstündeydi. Emel bunu fark edip, oturuşunu değiştirmiş, öne eğilerek bana göğüslerini uzatıyor gibi oturmuştu. Bacaklarını da hafif açarak, pantolonunun arasını daha iyi görmemi ister gibiydi. Ve üstelik bana gülümseyerek bakıyordu…

Derken şakalaşmaya falan başladık, O benim ne kadar şeker olduğumu, bende onun ne kadar güzel olduğunu söylüyordum, karşılıklı birbirimize iltifatlar ediyorduk. Emel birden ayağa kalkıp benden sigara istedi, ben sigarayı uzattım ona. Sigarayı ağzına alınca, keşke benim yarağı da böyle ağzına alsa diye aklımdan geçiyordu. Öne biraz daha eğildi ve benden ateş de istedi ve önümde birden acayip bir manzara vardı. Emel bir düğme fazla açık öne eğilince, onun süper memeleri resmen gözümün önündeydi. Sigarasını yakıp yine koltuğa geçti. Sigarayı yarısına kadar içip söndürdükten sonra, “Bütün sabah temizlik yaptım, sence bir mahsuru yoksa, ben bir duş alacam…” dedi ve bana göz kırparak, götünü sallaya sallaya banyoya doğru gitti…

Oturma odasından direk banyonun kapısı görünüyordu. Emel kapıyı açık bıraktı ve benim göreceğim şekilde soyunmaya başladı. Bana sırtı dönük olarak ilk önce gömleğini çıkardı, o süper memeler dimdik duruyorlardı. Sonra pantolonunu ve eğilip mavi renkli tangasını çıkardı. Ben az kaldı boşalıyordum bile. İlk kez karşımda çırılçıplak bir kadın vardı, hemde nasıl bir kadın. Ben artık kafayı yemiş bir hale gelmiştim, kendi kendime “Bunu sikecem, bu kesin sikilmek istiyor…” demiştim.

Emel bana bakıp, adeta “Sende gelsene…” dercesine gülümseyerek duşa girdi ve duş kabininin şeffaf kapısını kapadı. Ben hemen kalktım ve üstümdekilerini yırtarcasına çıkardım ve banyoya girdim. Duş kabininin kapısını açıp Emelin arkasına, duşa girdim. Ellerimi arkadan yapıştırdım o süper göğüslerine, uçları dimdik duruyordu. Kalkık yarağımı arkadan götüne dayadım ve onun heryerini okşamaya başladım. Amcığını yeni traş etmişti, tertemizdi. Başladım amcığını okşamaya ve parmaklamaya. Emel biraz öyle suyun altında durdu ve kendini bana bıraktı. Sonra yüzünü bana döndü ve ben hemen o bal gibi dudaklarına yapıştım. Delicesine öpüşmeye başladık. Emel’in tüm vücüdunu okşuyor ve parmaklıyordum. Amcığına ve götüne soktuğum parmaklarımı ağzına alıp yalıyordu. Ve o anda ben ilk kez boşaldım. Emel bana bakıp, “Şimdi rahatladın mı? Sana yardımcı olabildim mi?” diye sordu…

Benim sikim ama hâlâ dimdik duruyordu, “Hayır, henüz rahatlamadım.” dedim. Önümde diz çöküp yarağımı yalamaya, sikimin başına öpücük kondurmaya, dilini sikimin ucunda gezdirmeye başladı. Ben uçuyordum, ne zamandır fantazi ettiğim şey gerçek oluyordu. Emel yarağımı ağzına alıp emmeye başladı. Aynı zamanda kendi amcığını da okşuyor ve parmaklıyordu. Emeli saçlarından tuttup ağzını sikmeye başladım. Sikimi dibine kadar alıyordu ağzına. Kısa bir süre sonra ağzına boşaldım. Hepsini yuttu, ağzından akanları da parmağı ile alıp yaladı.

Bu arada, benim sikim ne fazla büyük ne fazla kalın, normal yani, 17 santim uzun ve orta kalınlıkta. Bu karı neydi ya, iki defa arka arkaya boşalmıştım, ama sikim hala dimdik duruyordu. Emel bana “Sen iki defa boşaldın, simdi sıra bende.” dedi. Bu defa ben onun önünde diz çöktüm. Emel bacağının birini benim omuzuma koydu ve ben onun kaymak gibi amını yalamaya başladım. Emel başladı yine sessiz sessiz çığlık atmaya. Ben doğru yaptığımı anlayıp, orta parmağımı amına soktum. Emelin zevk suları akmaya başlamıştı ve ben onları zevkle yalıyordum. Bir süre sonra benden, orta parmağımı götüne ve öteki parmağımı amına sokmamı istedi. Tabiki hemen yaptım. Hem amını yalıyordum, hem iki deliğini birden parmaklıyordum. Yarım saat yaladım amını, bu sürede defalarca ağzıma boşaldı…

Suyun altında olmamıza rağmen ikimizde ter içinde kalmıştık. Emel şampuanı alıp benim onu yıkamamı istedi ve O’da beni yıkayacakmış. Birbirimizi köpükleyip yıkamaya başladık. Emel şampuanlı sikimi eline alıp yıkarken az kaldı yine boşalacaktım. Bende Emelin amcığını ve götünü yıkarken, hep bir iki parmağımı da içine sokuyordum. Ben heyecanlanıp inlemeye başlayınca, Emel “Boşuna akıtma…” diyerek bana arkasını döndü ve “Götümü sik koçum.” dedi. Bu benim ilk sikişim olacaktı, aynı zamanda da ilk göt sikişim. Yarağımı Emelin götüne dayadım, sokmaya çalıştım o daracık götünün deliğine. Sikimin kafası götüne girince, “Lütfen yavaş ol, çoktan beri götten vermedim. İhsan haram diye sikmiyor götümü!” dedi. Biraz öyle durdum, memelerini okşuyordum, kendiside amcığını okşuyordu. “Devam!” deyince, ben dayanamadım, nerdeyse boşalacaktım yine, belinden tutup kendime doğru çekerek, sikimin tümünü birden kökledim götüne. Emel “Uyyyyyyyyy…” diye bir çığlık attı. “Acıdı mı?” diye sordum, ama Emel “Sik beni erkeğim, götümün yarrağa hasreti varmış!” deyince, başladım ileri geri yapmaya ve götünü sikmeye. Ben ileri geri yaparken, O’da tam karşılıklı hareket ediyordu, götünü sağa sola kıvırıyordu. Sanki götü yarağımla dans ediyor gibiydi…

Nasıl manyak bir zevk olduğunu anlatmam size. Ben götünü pompalarken Emelin çığlık sesleri, bağırışları beni zaten tam çıldırtmıştı. Şöyle beş dakika kadar götünü siktikten sonra, ikimiz birden boşaldık, Emel elime ve bende onun götüne boşaldım. Yarağımı çıkardığımda götünden spermlerim akıyordu. Emel onların birazını parmağıyla alıp yaladı, “Çok tatlısın gerçekten Şekerim!” dedi. “Amcığının zevk suyunu yalarken bende aynısını düşündüm Sevgilim!” dedim. Emel birden bire bana sert sert baktı, “Ben senin Sevgilin değilim, senin Sevgilin nişanlın Aysel!” dedi. Bende “O zaman sen benim neyim oluyorsun?” diye sorunca, “Ben senin orospunum! Beni istediğin gibi, istediğin yerde ve mümkün olduğu zaman sikebilirsin, ama Sevgilim deme bana, orospum de bana!” diye cevap verdi.

Temizlendikten sonra çıktık banyodan, salona geçtik. Ben koltuğa oturdum, Emel de benim kucağıma oturdu. Birer sigara yaktık. Benim bir elim yine Emelin vücudunda gezerken, Emelde benim yarağımı okşuyordu. Ara sıra öpüşüyorduk. Ben Emele, “Sana gerçekten Orospu dememi istiyormusun?” diye sordum. Emel “Evet! Senin orospunum!” diye cevap verdi. Benim yarak yine hareketlenmeye başladı. Emelin amcığı da benim elimde yine ıslanmaya başlamıştı. Ben, Hadi gel bakalım orospum, senin amcığını sikeyim!” dedim, elinden tutup yatakodasına doğru çekiyordum. Emel, “Olmaz, orası benim ve kocamın yatakodası, orda olmaz. Ben ilk kocamı başka bir kadınla yatakta yakaladım.” dedi. Ben biraz şaşırmıştım. Daha 15 dakika önce onun kendi banyosunda götünü sikmiştim, ama kendi yatakodasında siktirmeyecekti kendisini. Ben, “Tamam, orda olmazsa, oturma odası, salon ve mutfak var, olmadı benim evim var…” dedim. Yine öpüşmeye başladık, bu defa tadını çıkaracaktım…

Onu koltuğun üstüne yatırıp vücudunu öpmeye başladım, göğüslerinin uçlarında dilimi oynatıp, yavaşcana amcığına doğru gidiyordum. Amcığına gelince, Emel parmaklarını saçlarıma dolayıp kafamı amcığına bastırdı, “Yala beni, dilinle sik beni, parmaklarınla çıldırt beni!” dedi ve ben hemen bu işe başladım. Klitorisini yalayıp, dilimi amcığına sokuyordum, aynı zamanda götünü parmaklıyordum. Emel zevkinden herşeyi unutup sesli sesli çığlık atmaya başladı. “Ben senin orospunum, beni sik, beni bitir, istediğini yap benimle!” diye sözler söylüyordu. Emel boşaldıktan sonra 69 pozisyonuna geçtik ve öyle devam ettik. Ben “Yalamayı bırak orospu, ağzına al, sen geldin benim yarak hâlâ duruyor!” deyince, Emel benim sikimi çubuklu dondurma gibi ağzına aldı. “Yeter ağzına aldığın orospu, amcığını sikecem şimdi!” deyip Emeli sırtüstü yatırdım. “Amcığımı sik, götümü sik, istediğin gibi sik beni!” diye Emel kendinden geçmiş bir haldeydi…

Bacaklarını ayırdım, yarağımı pornofilimlerinde gördüğüm gibi amcığına vuruyordum, üstünde sürtüyordum. Emelde beni omuzlarımdan aşağa bastırıp benim kafamı göğüslerine doğru çekiyordu. Ben dayanamayıp yarağımı soktum daracık amına. Şimdi biliyordum, bakireliğimi yüzde yüz kaybettim, hele şükür. Ben başladım ileri geri, sağa sola pompalamaya ve Emel o süper göğüslerini okşuyordu, uçlarını yalıyordu. Sonra ellerimiz birbirine kenetlendi ve ben Emeli sikerken o diri diri memeler oynuyordu. Bacaklarını omuzuma ve belini yukarı aldım, “Orospu senin amını nasıl sikiyorum iyi izle!” deyip sikmeye devam ettim. Emel iki defa boşaldı, ama ben hâlâ devam sikiyordum. Nihayet bende boşalmak üzereydim, Emele “Geliyorum!” dedim. Emelde “İçime boşal!” dedi. Bende “Hamile kalmayasın?” dedim. “Merak etme, hap kullanıyorum.” dedi ve ben tüm dölümü içine patlattım. 22 sene sonra fantazilerimin çoğu bir günde gerçekleşmişti…

Yarağım hâlâ Emelin amının içindeydi, öpüşüyorduk, birbirimizi okşuyorduk. Emel, “Gel, duş alalım.” dedi. Bende “Duşu ne yapcaz şimdi, seninle işimiz daha bitmedi, daha seni değişik değişik pozisyonlarda sikecem!” dedim. Emel şaşırdı, “Hâlâ bıkmadın mı?” diye sordu. Bende “Böyle kolay bıkmak mı olur, daha neler yapacam seninle, neler…” diye cevap verdim. O gün daha beş saat değişik pozisyonlarda siktim Emeli. Emel doymuştu, ama ben doymamıştım. Hatta İnternetten pornofilm izleyip, ordaki pozisyonları uyguladık. Emelin amına değişik cisimler bile soktum ve götünü siktim aynı zamanda.

O günden sonra İhsan abi ne zaman işe gitse ve nişanlım Aysel de olmayınca, ben Emeli ya onların evinde veya kendi evimde sikiyorum. Değişik değişik sex oyuncakları da aldım, Emeli sikmenin iyice zevkini çıkarıyorum. Nişanlım Aysel de artık “Sex yapalım.” diye baskı yapmadığım için seviniyordu. Nişanlıma, “Aşkım, sen illâ gerdekte olacak dersen, üstüne gelmem!” deyip, evlenene kadar onu öyle idare ettim. Şimdi Aysel ile bir seneden beri evliyim ve başka bir eve taşındık. Ama eşim Ayseli “Mesai yapıyorum…” deyip kandırıyorum ve Emeli sikmeye gidiyorum. Emel’den bir türlü vaz geçemiyorum. Emel de zaten sırf bana ve kocasına veriyor, benim özel orospum yani. Eşim Aysel ile yaşayamadıklarımın (götten vermez, yatakodasının dışında vermez, ağzına almaz, amını yalatmaz…) hepsini Emel ile yaşıyorum. Tek bir problem var, Emel şu an üçüncü ayda hamile ve çocuğun kimden olduğunu bilmiyoruz. Kimden olursa olsun, babalığını nasıl olsa İhsan abi yapacak ve ben Emeli sikmeye devam edecem…

Hoşçakalın.

Kocamın Yeğeni ve Kocam Birlikte Sikiyorlar

Meraba ben Hollanda’dan Seval. 1,69 boyunda, 63 kilo civarlarında, kumral mavi gözlü, oldukça güzel ve alımlı bir bayanım. Size anlatacağım olay  bundan yaklaşık sekiz ay önce başladı. Kocamın Türkiyede okuyan Murat isminde bir yeğeni vardı. Murat 25-26 yaşlarında oldukça bakımlı, esmer, hani yağız delikanlı derler ya, öyle bir delikanlıydı ve dayanılmaz bir fizik yapısına sahipti. Kocam da aslında fena bir erkek değildir, ama şunu hikayemi tam olarak anlatmadan önce lütfen beni anlamanız açısından söylüyorum, ben kocasını deli gibi seven ve ondan başkasını görmeyen bir kadınım, her haliyle ben kocama tapıyorum, şimdi anlatacaklarım buna ters olsada, inanılması güç olsada, gerçek. Birgün Türkiyeden kocamın ablasından telefon geldi. Telefonda kocama, yeğeninin okulu bitirdiğini, başarılı bir dereceyle üniversite sınavını kazandığını söylüyordu. Ben ilk önce para falan isteycek diye düğündüm, ama kocamın ablası oğlunun dayısının yanında Hollandada üniversiteye gitmesini istiyordu. Bizimde durumumuz baya bir iyi, kocamın kendi işyeri olduğu için. Tabii kocam önce biraz kem küm etti, işte “Abla gelemez, vize vermezler…” falan diye. Ama kocamın ablası çok ısrar edince mecburen “Tamam bir bakalım abla.” demek zorunda kaldı. Kocam telefonu kapatınca bana “Hayatım artık sende duydun, fazla itiraz etsem, kırılırdı. Lütfen sende anlayış göster, gelsin, okula başlasın, ona kalacak başka yer buluruz, bize fazla yükü olmaz.” dedi. Bende kocamı kırmamak için kabul ettim.

Yalnız bu arada ben Türkiyeye, Giresuna gitmeyeli yedi yıl olmuştu. Muratı en son yedi yıl önce görmüştüm. Onu hep o yedi yıl önceki çocuksu tipiyle hatırlıyorum tabiki. Ama kocam annesinin hastalığı nedeniyle sık sık gidip geliyordu. Neyse, ben kocama “Tabii hayatım, istiyorsan getir, sanki sırtımızda duracak değil ya, yerimiz müsait.” dedim. Kocam sanki memnun olmamış gibi bir ifadeyle “Sağol karıcığım…” dedi. Kocamın bu haline o an anlam verememiştim. Kocam sonra olacakları galiba tahmin ettiği için o yüz ifadesi varmış, bunu sonradan anladım. Neyse kocam yeğenini davet etti, sorun çıkmadı, öğrenci olduğu için hemen vize verdiler ve zamanı gelince kocam yeğenini almaya havaalanına gitti. Bende evde yemek hazırladım, yoldan geliyor, açlığı vardır diye. Sonra kapı çalındı, geldiler diye kapıya yöneldim. Kapıyı açtığımda bir an sanki şok oldum, karşımda o yedi yıl önceki Murat değilde, kocaman bir adam vardı. Dona kaldım, öyle yakışıklı olmuş ki, anlatamam. Biran elim ayağım birbirine dolaştı…

Kısa bir şaşkınlıktan sonra “Yenge benim, Murat, tanımadın mı?” diyerek boynuma sarıldı. İşte o an, belki saçma ama, vücuduma ilk kez bir erkek dokunuyormuş gibi heycanlandım ve yüzüm kızardı. Kocam da aşağıdan valizlerini çıkartıyor bu arada. Sonra içeri geçtik ve başladık sohbete. Kocam, “Seval görüyormusun bizim Muratı ya, basbaya delikanlı olmuş, demi?” dedi. Bende “Evet ya, çok şaşırdım hayatım.” dedim, ama bir türlü Murattan ve vücudundan gözlerimi alamıyordum. İlk kez böyle birşey yaşıyordum ve aynı zamanda da çok korkuyordum, kocamın dikkatini çekecem diye. O andan itibaren kocamın yeğeniyle sanki yıllarca sevişme arzusu yaşıyormuşum gibi bir his yerleşti içime. Onu o kadar beğenmiştim ki, sanki elimden gelse o gece altına yatmak istiyordum. Ama bu imkansızdı! Yinede kocamın yeğenine duyduğum bu hayranlık zamanla dahada ilerledi…

Murat okula başladı ve bizde kalıyordu. Sözde iki ay kalacaktı, tam 7 ay oldu hâlâ bizde. Ve ben gitmesin diye her türlü taktiği deniyordum. Bu arada kocam da kıskanç biri, ondan da çekiniyorum, ama artık içimdeki Murata karşı arzu dayanılmaz hale geldi. Ha bu arada bende güzel ve alımlı bir kadınım ve kendime dahada bir bakım yapıyorum, süsleniyorum, Muratın dikkatini çekmek için. O’da aynı sebebten bırakıp gitmek istemiyor, ama O’da bende açılamıyoruz birbirimize. Benim onu arzuladığımı o anlıyor, onunkini de ben, sadece birbirimize itiraf edemiyoruz…

Birgün kocamla sevişirken, kocam sürekli öflüyor püflüyor, ben “Neyin var hayatım?” diye sorduğumda, “Birşey yok ya…” deyip geçiştiriyor. Aslında var birşey ama bana söyleyemiyor. Sonraki haftalarda kocamın ağzından baklayı aldım: Sevişirken beni yeğeniyle hayal ettiğini, çok kıskandığını söylemeye başladı. Ama yüzüme bakmadan karanlıkta, belliki O’da benim tepkimden korkuyordu. İşte o an ben koptum, zaten onu duymak için yanıyordum. Ben hiç bozuntuya vermeden, “Aşkım ne diyorsun sen? Olur mu öyle şey? O senin yeğeninse benimde yeğenim sayılır!” dedim ve konu öylece kapandı. O andan sonra anladım ki, kocamda onunla yatmamı istiyor ama bunu itiraf edemiyordu…

Birkaç gün sonra kocama, “Aşkım ne yapabilirim söyle, senin için yapmayacağım şey yok.” dedim. O’da “Ya aslında söyleyceğim ama beni yanlış anlamandan korkuyorum.” dedi. Ben artık iyice emin oldum ve cesaretlendim, “Aşkım bak istersen ben söyleyim, doğruysa sen sadece kafanı salla.” dedim. Kocam tamam dedi ve ben “Kocacığım yoksa sen benim Muratla yatmamı mı istiyorsun? Bak eğer öyleyse çekinme söyle, benimde aslında çok zamandır hayallerimde, ama bende söyleyemiyorum.” dedim. Kocam bunu duyduğunda, “Seni seviyorum, anlayışlı karıcığım benim!” diyerek bir anda üzerime abandı. Sanki bana ilk defa dokunuyormuş gibi heyecandan titriyor ve “Aşkım sen varya sen, ne kahbesin sen, senin ağzından bunları duymak beni öyle azdırıyor ve heycanlandırıyor ki, sanki seninle yeni evlenmiş gibi hisediyorum kendimi.” diyordu. Bende aynıydım…

O gece kocamla 11 yılın ardından ilk defa arka arkaya 3 kez sikişmiştik. Kocam beni sanki ilk defa siker gibi öyle sert sikiyordu ki, altında kıvranıyordum. Ara soğumadan kocama Muratla nezaman sikişeceğimi sordum. Kocam, “Yeğenimin seni sikmesini çok mu istiyorsun aşkım?” dedi. Bunları kocamdan duymak beni iyice azdırdı, “Evet aşkım, yeğeninin yarağını yemek için yanıyorum.” deyince, ikimizde kopmuştuk. Kocam, “Merak etme karıcığım, izin veriyorum, yeğenimle ilk fırsatta sikişebilirsin. Ama sonraki sikişmelerinizde bende yanınızda olmak istiyorum.” dedi. Bende “Tamam aşkım, yeterki yeğenin siksin beni.” dedim. Bunları nasıl söylediğimizi bilmiyorduk, sanki birisi bizi uyuşturmuştu. O geceden sonra hem kendi isteğim, hem kocamında onayı ve isteği ile ben Murata daha yakın davranmaya başladım. Tabiki Muratta bana…

Artık önümde engel yoktu. Birgün kocam işteyken Murat eve erken geldiğinde, Muratı kapıda en seksi kıyafetlerimle karşıladım. Murat beni öyle görünce kendinden geçti. Zaten gözlerini alamıyordu benden. Kapıyı kapatır kapatmaz, hiçbirşey söylemeden Muratın dudaklarına yapıştım. Muratın dudaklarını öyle bir emiyordum ki nerdeyse koparacakmtım. Yavaş yavaş vücudunu okşamaya başladığımda, artık ikimizde çıldırmıştık. Muratta benim her yerimi okşayıp yalıyor, “Yenge, sen nasıl bir yaratıksın böyle, ne var sende beni çeken?” diye inliyordu. Muratın pantolonunu indirdim, külotla kaldı. Nihayet yarağını çıkarıp ağzıma aldığımda ağzım kapanmıyordu, yarağı çok kalındı. Ve önce ben onu öyle boşalttım, sonra o benim amımı yaladı ve beni boşalttı. Sıra artık gerçek sikişe gelmişti. Murat beni koridora yatırıp, bacaklarımın arasına girdi ve o kalın yarağını amıma dayadı. Amıma öyle sert sokup çıkarıyordu ki, benim zevk çığlıklarımı duyan başka şey zannedecek gibiydi. O gün kocam gelene kadar Murat beni tam 5 kez sikti…

O gün gerçek yarak yemenin tadına varmıştım. Gerçi kocam da çok güzel sikiyordu beni, ama bu değişiklik beni çok heycanlandırmıştı. Sonraki günlerde kocamı da aramıza aldık, artık kocam yeğeniyle birlikte sikiyor beni. Kocam götten, Murat amımdan sikiyor, bazen de değişiyorlar. Kısacası Muratın Hollandaya gelmesiyle hayatımın en mutlu heycanlı dönemini yaşadım, hâlâda yaşıyorum. Bu arada Muratın okulda ikinci senesi ve hâlâ bizde kalıyor. Nerdeyse iki akşamda bir sikiyorlar beni. Sabahlara kadar ikisinin koynunda yatıyorum. Sabah uykudan uyandığımda iki erkek var yanımda, bazen Muratın yarağı içimde uyanıyorum, bazende kocamınki içimde, anlatılmaz bir zevk ve heycan…

Yazın üçümüz birlikte tatile gideceğiz, tatilde de yiyecem ikisinin yarağını…

Üvey Annemin Külotlarını Seviyorum

Gençliğimden beri kadın külotlarına karşı hep ilgim olmuştur. Hâlâ da devam ediyor. Şu anda bu satırları yazarken bile hâlâ altımda seksi bir kadın külotu var. Herşey 16 yaşımdayken evde yalnız olduğum bir gün başladı. Evde yalnızdım ve canım sıkılıyordu. Bir anda üvey annemin yatak odasına gitmeye karar verdim, yatağının üstünde pamuklu siyah külotunu gördüm. İnsan bu yaşlarda biraz meraklı olur. Korkarak ama bir merakla yatağın üzerinde duran siyah külotu elime aldım. Üvey anneme ait külotu denemeye karar verdim. Sık sık çamaşır kataloglarında gördüğüm külotlardan biri üvey anneme aitti ve ben denemek istiyordum. Açıkçası üzerimde nasıl duracağını merak ediyordum. Hemen üzerimdekileri çıkarttım ve üvey annemin siyah külotunu giydim. Yumuşaktı ve kalçalarımı ancak kapatıyordu. Sikim kocaman olmuş, siyah külotun içine sığmıyordu. Siyah külotun üzerinden sikimi okşayarak otuzbir çekmeye başlamıştım. İnanılmaz güzel bir duyguydu ama hiç yaşamadığım. Birkaç dakika sonra siyah külotun içine ılık ılık boşalmaya başladım. Bir rüyadaydım sanki daha önce hiç görmediğim. Siyah külotun ön kısmı döllerimle dolmuştu. Titrek ellerimle üvey annemin siyah külotunu bacaklarımdan kaydırarak çıkarttım. Ve yatağın üzerine aldığım yere bıraktım. Üvey annemin daha eve gelmesine epeyce bir zaman vardı, buda külotun kuruması için yeterliydi. Şimdi düşünüyorum da ama bu aptalca bir düşünceydi, nasıl böyle bir aptallık yapmıştım…

Çok zaman geçmemişti. Odamda oturuyordum. Kapının açılmasını duymamla birlikte, beni de bir korku almıştı. Birkaç saat önceki zevkten hiçbir eser kalmamıştı. Kalp atışlarım hızlanmış, adrenalim yükselmişti. Üvey annem birazdan döllerimle dolu külotunu bulunca ne tepki verecekti? Üvey annemin yürürken ayağındaki terliklerin çıkarttığı sesler evin içinde yankılanıyordu. Sesler kesildi ve odamın kapısı açıldı. Üvey annem sakin bir ses tonuyla “Birkaç dakikalığına benim odama gelir misin?” diyerek odasına gitti. Hiçbir şey düşünemiyordum. Ne yapacaktım? Ne cevap verecektim?

Odasına girdim. Yatağın kenarına oturmuş, elinde siyah külotu tutuyordu. Külotu bana göstererek “Bunun hakkında bir şey biliyorsundur umarım?” dedi. Donmuştum. Kekeleyerek “Hayır, bilmiyorum.” dedim. Gözlerini gözlerime dikerek “Yalan söylüyorsun!” dedi. Yakalanmıştım, suçluydum. Özür diledim. Yatağa, onun yanına oturmamı söyledi, dediğini yaptım yanına oturdum. Pek kızmışa benzemiyordu. Yine sakin ve yumuşak bir ses tonuyla bana ne yaptığımı sordu. Onun sakin konuşmalarından cesaret alarak, beni yanlış anlamamasını, sadece kadın külotlarını giymeyi ve onlarla kendimi tatmin ettiğimi ve normal bir erkek olduğumu ona söyledim.

Üvey annem “Eğer sadece kendini tatmin etmek için giyiyorsan sorun yok, ama kendini bir erkek gibi değil de bir kadın gibi hissediyorsan, hemen doktora gitmemiz lazım.” dedi. “Ayrıca bundan sonra bunları kullanmak istediğin zaman bana önceden haber ver!” dedi. Başımı öne eğip, kafamı olur anlamında salladım. Büyük bir yükten kurtulmuştum. Artık istediğim zaman kadın külotları giyebilirdim, hemde üvey anneminkileri. Bana kendisi izin vermişti, inanamıyordum!

İki gün sonra okuldan eve gelmiştim. Kızkardeşim evde yoktu. Üvey annemin odasından sesini duydum. Eşyalarımı odama bırakıp üvey annemin yatak odasına gittim. Amacım üvey annemin birkaç külotunu alıp otuzbir çekmekti. Kapıyı açınca şok oldum. Çünkü üvey annem yatağına uzanmıştı ve üzerinde beyaz satenden külot ve sütyeni çok güzeldi ve ayağında da beyaz çorapları vardı. İri göğüsleri sütyeninden taşmış, fırlayacak gibiydi. Sikim kalkmaya başlamış ve pantolonumda çadır kurmuştu. Üvey annem gözümün önünde bir seks ilahesi gibi duruyordu. Sikim inanılmaz sertleşmişti. Üvey annem bunun farkına varmış ve gözlerini pantolonumdaki kabarıklığa dikmişti.

Seksi ve yumuşak ses tonuyla beni yanına çağırdı. Yatağa yaklaştım. Üvey annem elleriyle kalkmış sikimi pantolonumun üzerinden okşamaya başladı. Yataktaki kadının üvey annem olduğunu tamamen unutmuş, kendimi olayın akışına bırakmıştım. Üvey annem sikimi okşuyor ve okşadıkça sikim daha da kalkıyordu. İçim içime sığmıyor fırtınalar kopuyordu. Vücudum alev alev yanmaya başlamıştı. Üvey annem kemerimi çözüp pantolonumun düğmelerini açtı. Daha sonra bende pantolonumu çıkartıp karşısında sadece külotumla kaldım. Sikim külotuma sığmıyor, ucu dışarı çıkıyordu. Üvey annem gözlerimin içine bakarak “Benim külotumu giymek ister misin?” diye sordu. Cevap veremeden sadece başımı salladım…

Bir eli hâlâ külotumun üzerinden sikimi okşarken, diğer eliyle de yatağın üzerinde duran kırmızı külotu alarak bana uzattı. Çok seksi bir külottu daha önce hiç görmediğim kadar güzeldi. İpekti, kenarları ince dantellerle süslü ve ön tarafında yeşil işlemeli bir gül vardı. Ellerim titreyerek külotu aldım. Bir çırpıda altımdaki külotu çıkartıp üvey annemin bana uzattığı külotu giydim. İstem dişi olarak makyaj masanın aynasında kendimi seyrettim. Üvey annemin seksi kırmızı ipek külotu üzerimde harika duruyordu. Kalçalarımı kırmızı külotun üstünden okşadım, içim bir tuhaf olmuştu. Ardından sikimi külotun üzerinden okşadım. Kırmızı ipek külotun içine sığmayan ve başı dışarıda kalmış sikimin ucundan erkeklik sıvım çıkıyordu…

Üvey annem de bu arada yataktan kalkmış ve arkamdan bana sarılmış, giymiş olduğum kırmızı külotunun üzerinden sikimi okşuyordu. Kısık sesle kulağıma “Biliyorum beni istiyorsun. Biliyorum beni bu seksi çamaşırlar içinde seviyorsun. Biliyorum onların içindeyken beni istiyorsun…” dedi. Elimden tuttu ve yatağa sırt üstü uzandı. “Ama unutma ben senin annenim, sadece fantezilerinde olduğu gibi olacak. Benimle birlikte olmayacaksın. Anlat ne istiyorsun?” dedi. Evet kendimi üvey annemin külotları ile tatmin ederken asla üvey annemi aklıma getirmiyordum. Asıl olan benim için onun seksi külotlarıydı…

“Aslında seni hiçbir zaman bir seks objesi olarak düşünmedim. Sen benim annemsin. Ben sadece senin seksi külotlarını istiyorum.” dedim. “Al o zaman, hepsi senin olsun.” dedi. Bacaklarını ayırdı. Üvey annemin bacaklarını havaya kaldırdım ve kalkmış olan sikimi külotun üzerinden üvey annemin külotuna sürtmeye başladım. Üvey annemin amı yanıyordu. Bunu hissedebiliyordum. Gözlerimi üvey annemin gözlerine diktim, O’da bana bakıyordu. Yavaş yavaş sikimi külotuna sürtüyordum. Üvey Annem “Nasıl böyle mi daha güzel, yoksa sadece külotlarım mı?” diye sordu. “Böylesi inanılmaz zevkli, bundan sonra hep böyle yapalım. Çok sıcaksın yanıyorsun ve beni de yakıyorsun.” dedim.

“Söyle bana, en çok hangi külotumu seviyorsun. En çok hangisine döllerini boşaltmak istiyorsun?” diye sordu. “Bu beyaz külotun çok güzel, yumuşacık. Her zaman döllerimi külotlarına akıtmak istiyorum. Onları hep döllerimle yıkamak istiyorum. Ne olur beni külotlarından mahrum etme anne!” dedim. Üvey annem ani bir hareketle beni üstünden attı ve beni sırtüstü yata yatırdı. “Şimdi sana bir sürprizim var!” dedi ve yataktan kalkarak külotlarını koyduğu komodinin çekmecesini açıp, beyaz bir külot daha getirdi. Üvey annem getirdiği beyaz saten külotu arka kısmı sikimin üzerini kapatacak şekilde sikimin üzerine koydu ve elleriyle bana otuzbir çektirmeye başladı. “Nasıl, hoşuna gidiyor mu?” dedi. “Evet, çok güzel, ne olur durma, devam et…” dedim.

Üvey annem bir süre böyle devam ettikten sonra yüzü sikimin hizasına gelecek şekilde uzandı. Ne yapmaya çalıştığını anlamaya çalışırken, birden sikimi ağzına aldı. Ağzıyla sikim arasında üvey annemin beyaz külotu vardı. Üvey annem başını yukarı aşağı oynatıyordu. Bunlar bir hayal olmalıydı. Ama güzel bir hayal. Artık kendimi tutamaz olmuştum. Nerdeyse boşalmak üzereydim. “Anne geliyorum, devam et durma, döllerimle ağzını doldurmak istiyorum…” diye inledim. Üvey annem sikimi ağzından çıkarttı ve sikimi dibinden kavrayarak tuttu. Boşalıyordum…

Üvey annem beyaz külotuna akmakta olan döllerimi seyrediyordu. Üvey annem sikimi yukarı aşağı sıvazlayarak içimdeki bütün döllerin külotuna akmasını sağlamıştı. Sikimi orta kısmından sıkmış, döllerimin dışarı akmasına izin vermiyordu. Beyaz külot döllerimle ıslanmış, külotun sikimin başına değen kısmından yavaş yavaş dışarı sızmaya başlamıştı. Üvey annem dudaklarını açarak döllerimle dolu olan beyaz saten külotu ağzına aldı. Sikimin başını emmeye başladı. Üvey annem döllerimin hepsini temizlemiş ve onları yutmuştu.

O günden sonra üvey annemle böyle olayları çok sık yaşadık, ama asla benimle beraber olmadı…

Bakire Havva’nın Götünü Parçaladım

Merhaba. Afyonda öğrenciyim, bir erkek arkadaşımla tuttuğumuz evde kalıyoruz. Başımdan geçen bir olayı anlatacağım. Kış gününde bahar havası vardı sanki. Sevgilim ve onun kızarkadaşı eve geldiler, piknik için düşüncelerini söylediler. Bende onları kıramadım, piknik malzemelerini almaya çıktık. Sonra bir araba kiraladık ve şehirden biraz uzak, uygun bir yerde mola verip piknik yapmaya karar verdik. Pikniğimizi yaptıktan sonra biraz doğayı gezelim dedik. Hep beraber kış gününde bahar havasının tadını çıkarmaya koyulduk. Sevgilim ayağını burktuğu için arabaya, piknik yerine dönmeye karar verdi. “Benim yüzümden kalmayın, siz devam edin.” demesinden dolayı biz devam ettik… Sevgilimin kızarkadaşının ismi Havva. O ana kadar Havva hakkında aklımdan hiç bir kötü şey geçmemişti. Yolda Havva ile normal sohbet konuşmalarından sonra muhabbet sex konularına geldi. Havva bana “Kızarkadaşınla sex yapıyormusunuz?” falan diye sormaya başladı. Ben kendimi frenledikçe, o hep tahrik edici sorularla benim aklımı çelmeye çalışıyordu. Biraz daha gezdikten sonra, “Böyle sorular sormandaki amaç ne?” diye ben sordum bu kez. Bana “Senin aletini çok merak ediyorum, arkadaşım bu kadar uzun süre kimseyle takılmazdı, seninki baya büyük galiba?” dedi. Havva’nın bu cevabından sonra çok şaşırmıştım. Havva’ya artık daha farklı bakmaya başladım. O andan sonra artık Havva’nında tadına bakma hisleri gelmişti aklıma. Havvanın Adana karpuzu gibi kalçasına, portakal gibi gögüslerine, incecik beline ve pembe dudaklarına, daha bir alıcı gözle bakmaya başladım…

Biraz daha yürüyüp, iyce tenha bir yere gelince dinlenmek için durduk. Havva’ya birden “Aletimi görmek istermisin?” dedim. “Evet görmeyi çok istiyorum!” dedi. “Kesinlikle aramızda kalacak ama!” deyip, fermuarı açtım, benim aleti çıkarttım. Havva sikime baktı ve yutkundu, “Hayal ettiğimden de büyükmüş!” dedi. Sikimi yerine soktum ve sevgilimin yanına geri dönmeye karar verdik. O gün Havva ile aramızda başka hiç bir şey olmadı. Ama gün boyunca yarağımın aklında kaldığından eminim!

Daha sonra sevgilimin sınavları bitti ve memlekete gitti. Tabi Havva da hemen elinde içkilerle eve geldi. “Ee aşkın gitti, hüzünlüdürsün, kafa dağıtırsın.” dedi, ama başka şeyler peşinde olduğunun farkındaydım. Neyse içkiler çerezler derken konu yine sex muhabbetlerine geldi. Havva yanımda oturuyordu, bir ara “Başım biraz döndü, kafamı dizine yaslayabilirmiyim?” dedi. “Tabi, yasla.” dedim, kafasını yasladı dizlerime. Sonrasında “Sen koltuk altından huylanıyordun, gıdıklanıyordun di mi?” diyerek şakayla beni gıdıklamaya başladı. Daha sonra bu elleşmeleri baya ilerledi ve yarağıma dokunmaya başladı. Bende artık kendimi tutamadım, biranda öpüşmeye başladık. Havva’nın portakal göğüslerini sıkmaya, kalçasını okşamaya başladım. Kendimizi iyice kaptırdık ve çok ateşli bir şekilde yiyişmeye başladık…

Havva’yı kucakladığım gibi yatağa götürdüm. Hemen başladık soyunmaya. Havva’nın amı o kadar pürüzsüz ve tüysüzdü ki, dokundukça okşadıkça daha fazlasını yapmak istiyordum, fakat bakireydi. Havva da yarağımı ağzına aldı ve 69 pozisyonunda yalaşmaya başladık. Ben dilimle bakire amının derinliklerine dokundurup somururken, Havva kendinden geçtikçe geçiyor, taşaklarımı emiyor, benim 20 cm’lik yarağı alabildiği kadar ağzına alıyordu. Ben Havva’nın amını yalarken götünün deliğini de parmağımla okşamaya, arada bir parmağımı sokmaya başladım ki, Havva iyice kendisinden geçmeye başladı. Daha da fazla zevk alması için zorluyordum. Amını okşamalarım ve yalamalarım sırasında fışkırırcasına boşaldı. Boşalırken adeta öküz gibi bağırıyordu. Havva’yı domalttım, ayaklarından başlayarak bacaklarına, kalçasına göğüslerine, kulağına kadar yaladıktan, emdikten sonra, sikimi ağzına tekrar verdim. Bu sefer götünden sikecektim artık…

Sikimi ağzından alıp, daracık göt deliğine yavaşça dayadım. “Hazır ol aşkım, götünden sikecem!” dedim. Havva inleyerek “Ne istersen yap aşkım!” dedi. Dikkatlice ve yavaşça sokmaya çalışıyordum, fakat girmiyordu. Götüne tükürüp tekrar bastırdım, fakat yinede giremiyordum. Sonra ben alta yattım, göt deliğini sikime bastırarak oturtarak yavaş yavaş, zorda olsa sikimi götüne aldırmayı başardım. Havva’nın acıdan nefesi kesilmesine rağmen, çok hoşuna gittiğini ima ederek, “Sik beni, hepsini sok götüme, bas bana!” diye kıvranıyordu. Sonunda tamamen giremesemde çoğunu soktuktan sonra git gele başladım. Artık Havva’nın kısa kısa “Ahh, ahh…” diye inleyişleri yerini “Sok, hepsini sok!” demeye bıraktı. Bir süreden sonra zevkten “Ohhh ohhhh…” diye inliyordu. Artık tamamını daracık götüne sokmuştum bile. Ve pompalamaya başladım…

Havva’nın götüne git gellerle beraber, amını okşamaya da devam ettim. Boşalmasından sonra yatağın tamamen ıslanmasına hiç aldırış etmeden, dört ayak pozisyonunda götüne o kadar hızlı pompalıyordum ki, artık bende boşalacaktım. Havva’ya “Ağzına boşalmak istiyorum aşkım!” dedim. Hiç itiraz etmeden “Boşal aşkım!” dedi. Boşalmama yakın, sikimi götünden çıkarttım. Havva öyle bir reflexle döndü ve sikimi ağzına almasıyla bir anda ağzından dolup taşacak kadar boşaldım. Hepsini yuttu…

O günden sonra artık her fırsatta Havva evde kalıyor ve sikişiyoruz. Sevgilime de “Evde erkek arkadaşım var…” diye numaradan kıskançlık yapıp, sevgilimin eve gelmesini engelliyorum. Havva ile canımız her sikişmek istediğinde sürekli beraberiz yani ve sevgilimin ise haberi yok… :)))



haberler