Ev Sahibinin Oğluyla Sikişip Kocama Fantezi Diye Anlattım!

Merhaba ben Menşure. 28 yaşında, 1.65 boyunda, 64 kiloda, etine dolgun biriyim. Eşimle 8 sene önce evlendim. İlk başlarda sekste oldukça tecrübesizlik yaşadım. Kocam sürekli seks yapmaktan ve seks yaparken de fantazi anlatmaktan hoşlanan biridir, hep grup seks hikayeleri, eşlerin değiş tokuş hikayeleri okuyup, tecavüz fantazileri kurarak benimle sevişir. Buna ilk başlarda çok tepkili davranıyordum. Kapalı ve muhafazakar çevrede yetişmiş olduğumdan böyle şeyleri kabul edemiyordum ve kocama kızıyordum. Kocam ise her seferinde daha bir iştahla anlatarak beni azdırmaya çalışıyordu.

Kocama kızmakla beraber, zamanla ben de bu fantezilerden zevk almaya başladım ve kocamla daha şehvetle sevişiyordum. Hatta bazen benden fantazi anlatmamı istiyordu. Ben de anlatıyordum, “Beni ormanda iki erkekle sikiyorsun!”, “Seni başka biriyle aldatıyorum!” veya “Ev sahibinin oğlu bana tecavüz etti!” gibi fantaziler. Bu fantaziler ikimizin de ritmini artırıyordu. Artık kocamla birlikte seks sitelerine giriyor, seks hikayeleri okuyup, fantazi oluşturuyor ve onların yerine kendimizi koyarak sevişiyorduk. Yada porno film izleyerek seks yapıyorduk.

Bir gün kocam gece vardiyasına gitmişti. Evde yalnızdım ve seks hikayeleri okuyordum. Bir türbanlının komşusuna kendini siktirmesini okuyunca müthiş azmıştım. Aynı şeyi ben de yaşamak istiyordum, ama kimle ve nasıl yapabilirdim? Aklıma o anda bizim ev sahibinin oğlu Mert geldi. Mert evli idi ve onlara sıksık gider gelirdik. Hatta kocamla sevişmelerimizde onlarla grup seks fantezileri kuruyorduk. Bu fantaziler beni çıldırtmıştı. Kafaya koymuştum, kendimi Merte siktirecektim. Hemen banyoya gittim, amımı bir güzel traş ettim. Duşumu aldım ve sexy kıyafetlerimden birini giyindim. Üst katta oturuyorlardı, onlara çıktım. Karı koca evde yalnızdılar. Oturduk sohbet ettik. Ama bir yandan da karısına çaktırmadan Merte frikik veriyordum. Bir ara karısı lavaboya gidince Mertle göz göze geldik. Mert de farkına varmıştı frikiklerimin. Bana zaten deli oluyordu, bunu hissediyordum. Kocamı sordu, ben de işte olduğunu, sabah geleceğini söyledim. Bana, “İstersen burada kal…” dedi. Hınzırca gülerek, “Neden?” diye sordum. “Evde yalnız korkarsın. Gece biri gelir evine, sonra kötü olur…” dedi. Ben de iç çekerek, “Keşkeee!” deyiverdim. Karısı lavabodan çıkınca hemen konuyu değiştirdik.

Bir süre daha oturup sohbet ettikten sonra ben evime gitmek için hazırlanırken, Mert de kahvehaneye gitmek bahanesiyle dışarı çıkıyordu. Karısıyla vedalaştık, Mertle birlikte çıktık. Merdivenlerden birlikte indik. Ben evime girerken Merte göz kırptım ve kapıyı mahsus tam kapatmadım, öylece yatakodama gittim, sexy geceliğimi giydim ve yatağa uzandım. Yüzükoyun yatıyordum. Az sonra kapının açıldığını hissettim. Usulca gözlerimi aralayıp baktım, Mert gelmişti. Gözlerimi yumdum uyuyormuş gibi yaptım. Hem heyecandan titriyordum, hemde zevkten deliriyordum. Yanıma sokuldu, yavaşça ellerini sırtımda gezdiriyordu. İnanılmaz kasılmıştım. İlk defa başka bir erkeğin eli tenimde dolaşıyordu. Nerdeyse zevkten boşalacaktım. Usulca bacaklarımı araladı, elini geceliğimin altına sokup, külodumun üzerinden önce götümü okşayıp sonra eliniamıma değdirdi. Bir anda irkildim. Biraz bekledi, sonra usulca elini külodumun içine daldırıp parmağını amıma soktu. Geceliğimi belime kadar sıyırdı ve külodumu indirdi. Kıçım tüm görkemiyle önündeydi…

Uyuma numarasına devam ediyordum. Götümün yanaklarını öpüp sonra amımı yalamaya başladı. Zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyordum. Bacaklarımı iyice açmıştım. Sonra yalamayı bıraktı, her halde soyunuyordu, çünkü üzerimden kalkmıştı, merak ediyordum. Sonra ensemi boynumu yalayarak üzerime uzandı. Sikini hissediyordum, arkadan amıma doğru sürttürüyordu. Sonra karnımın altına bir yastık koydu, ben de biraz ona yardımcı oldum ve kıçımı geriye doğru şişirdim. Karşıdaki aynadan seyrediyordum, sikini sıvazlıyordu. Bir eliyle amımın dudaklarını araladı ve hafifçe sikini dayadı. Amım iyice sulanmıştı. Dayanamıyordum, müthiş bir zevkti, bağırmak istiyordum. Usulca amım kocamın yarağından başka bir yarakla tanıştı. İçime yavaş yavaş giriyordu. Sonra bir anda kökledi. Artık dayanamadım ve “Ooohhhhhh!” deyiverdim. Evet, Mert artık içimdeydi. Ritmi artmıştı, ben de artık kendimi o ritme kaptırmıştım. Amıma soktukça, ben “Aaahhh! Ooohhhhhh!” sesleri çıkarıyordum…

Sonra beni sırtüstü çevirdi, bacaklarımı ayırarak havaya kaldırdı ve orgazmdan vıcık vıcık olmuş amıma yeniden girdi. Sikerken dudaklarıma yumuldu. Ne kadar tatlı olduğumu söylüyordu durmadan. Memelerimi, dudaklarımı, boynumu hoyratça yalıyor ve ısırıyordu. Ona iz bırakmamasını söyledim. Beni birkez daha orgazm ettikten sonra sikini amımdan çıkardı ve yalamam için ağzıma verdi. Bana yarağını yaltırken, “Nasıl, yarağım hoşuna gitti mi?” diye sordu. İnleyerek, “Eveeett!” dedim. “İyi yala, şimdi seni götünden de sikecem!” dedi. “Hayır olmaz, götümü hiç siktirmedim!” dedim. “İyi ya işte, şimdi tadına varırsın, dön ve domal!” dedi. Ne kadar istemiyorum dediysem de ikna edemedim, beni güzelce domalttı. Eline bolca tükürüp götüme sürdü, sonra kendi sikine sürdü. Yalvarıyordum, “Yapma!” diye, ama bir yandan da zevkten çıldırıyordum. Usulca yarağının başını götüme dayadı ve yüklendi. Canım çok yanmıştı ve girmemişti. Biraz daha tükürüp tekrar dayadı ve bana ıkınmamı söyledi. Ben de ıkındım. Aniden kökleyince götümde şimşekler çaktı bir anda. “Yeteerrrrrrr sokmaaa!” dedim. Götüme kanırtıp, bir süre öylece kareketsiz kaldı. Yavaş yavaş canımın yanması zevke dönüşmeye başlamıştı. Götüme girip çıkma ritmini yavaş yavaş arttırdı. Ben de artık zevkle götümü ona ittiriyordum, ritme uymuştum ve elimle de yeniden sulanan amımı okşuyordum…

Bir anda götümün içine sıcak bir volkan patladığında, “Ohhhhh!” diye inlemişim. Titriyordum, ikinci kez, “Ohhhhh!” dememle ben de boşalıvermiştim. Sonra birlikte banyoya gittik. Yıkanırken beni bir posta da banyoda ayakta sikti ve bu sefer ağzıma boşaldı. İlk defa kocamı aldatmıştım, ilk defa götüm sikilmişti ve yine ilk defa ağzıma birisi boşalıyordu. Bu gece hep ilkleri yaşıyordum. Sonra kurulanıp çıktık, giyindi, beni öptü ve usulca gitti…

Daha sonraki günlerde her fırsatta evsahibinin oğluna siktiriyordum ve bu sikişmelerimi sanki fantaziymiş gibi kocama anlatıyordum. Kocam da müthiş zevk alıyordu.

İçimdeki Sikilme İsteği Bitmek Bilmiyor!

Merhaba ismim Tuğçe. Esmerim, 1.65 boyunda, 55 kg ve 23 yaşındayım. Ailenin en küçüğü olduğum için biraz şimarık büyüdüm. Ablalarım evlendiler, ailede birtek ben bekar kalmıştım. Öbür kardeşlerime göre biraz serbest büyüdüm bu nedenle. İsteyenler oldu, ama evlenmeyi düşünmedim. Ailemle Anadoluda bir ilde yaşıyoruz. Ablamın bir tanesinin Antalyada kendilerine ait işyerleri var. Yaz aylarında yanına gider, hem çocuklarına bakar, hem tatil yaparak geçirirdim. Şimdiye kadar birçok erkek arkadaşım olmuştu, ama enson erkek arkadaşımdan ayrılmış ve Antalyaya ablamın yanına gelmiştim.

Ablamların bir de ortağı vardı. Ama ortakları Ahmet abi memlekette yaşadığı için pek sık gelmezdi, 2-3 ayda bir gelir, birkaç gün kalır giderdi. Yine yaz günlerinden bir haftasonu Ahmet abi gelmişti. Ahmet abi 35 yaşında, 1.85 boylarında, karizmatik bir erkekti. Antalyada arkadaş çevrem olmadığı için sadece ablamlarla işyerine gider, onlarla eve gelir, bazen tek başıma çarşıda dolaşırdım. Ama canım çok sıkılıyordu, ben de çevremde gördüğüm çiftler gibi olmayı istiyordum. Haftasonu olmuş, Cuma gününden Ahmet abi gelmişti. Yaz olduğu için ben biraz açık giyinmeyi severim, üzerimde askılı badi ve altımda kot pantolon giymiştim. Akşamhep beraber işyerinden eve geldik. Yemek yeme faslından sonra üzerlerimizi değiştirdik, ben şortumu giydim. Hep beraber oturduk sohbet etmeye başladık…

Sohbet ederken Ahmet abinin gözlerinin arada bana kaydığını, bacaklarıma baktığını fark ettim. Ahmet abiye karşı içimde kıvılcımlar oluşmaya başladı. Çay verirken önünde eğilmemle gözlerinin göğüslerime kaydığını görebiliyordum. Ben de çok azmıştım, neredeyse 6 aydır sikişmemiştim. Yine evin içinde ben Ahmet abiye firikikler vermeye devam ettim, tabii o da bu fırsatları kaçırmıyordu. Gece olmuş herkes odasına çekilmişti. Yatakta Ahmet abiyi düşünerek, onunla sikiştiğimi hayal ediyordum ve çok heyecanlanıyordum. Hayallerle sabah olmuştu…

Kalkıp kahvaltı hazırlamaya başladım. Bu arada Ahmet abi de uyanmıştı, mutfağa geldi, “Günaydın!” diyerek masaya oturdu, beni seyretmeye başladı. Beni incelediğinin farkındaydım ama belli etmiyordum. Kahvaltılarımızı yaptıktan sonra ablam ve eniştem 2 günlüğüne baş başa Kemer’e tatile gitmeyi planladıklarını, tüm yılın yorgunluğunun üzerlerinde olduğunu söylediler ve Ahmet abinin de burda olmasından dolayı, 4 yaşındaki yeğenimin de bizle kalmasını istediler. Ben de tabii ki tatile ihtiyaçları olduğunu, sorun olmadığını söyleyerek olumlu karşıladım…

Öğleye doğru ablam ve eniştem arabayla Kemer’e yola çıktılar. Evde ben, yeğenim ve Ahmet abi kalmıştık. Ben ortalığı toparladım, sonra üzerimi değiştirdim, saçlarımı fönledim, biraz da makyaj yaparak yine üzerimde şort ve badimle salona geçtim. Ahmet abi oturmuş TV seyrediyordu. Karşısına oturdum. Yine gözlerini bacaklarımdan ve hafif görünen göğüslerimden alamıyordu. Sohbet etmeye başladık. Canımın sıkıldığınısöyledim. O da, “İstersen sahile plaja gidelim, buraya gelmişken denize gireyim!” dedi. “Olur!” dedim ve hazırlandık…

Ve Lara plajına gittik. 2 tane şezlong kiralayıp, üzerimizi değiştik. Ahmet abi şort giymişti, ben de pembe bikinimi giymiştim. Ben yeğenimle ilgileniyordum, Ahmet abi denize açılmış yüzüyordu. Sonra ben de biraz yüzdüm geldim ve vücudumu kremlemeye başladım. Bu arada ahmet abi de gelmişti, “İstersen sırtını kremleyebilirim!” dedi. “İyi olur!” dedim. Arkama geçip sırtımı kremledi. Ben de onun sırtını kremledim, vücudu baya kıllıydı. Sonra birer kola alıp geldi. Yeğenim sahilde kumla oynuyordu, ben de çevreme bakıp düşünüyordum. Bana uzun uzun baktı ve “Ne düşünüyorsun böyle, daldın?” diye sordu. Ben de, çevremdeki çiftleri gördüğümü ve onlara inrendiğimi söyledim. Hafif gülümsedik birbirimize. Bana, “Şu anda bizi de çift olarak görüyorlardır sanırım!” dedi. “Evet, sanırım öyle!” dedim. Bana bir anda, “Sevgilim olurmusun?” diye sordu…

Hiç beklemiyordum bunu, şaşırmıştım. Toparladım kendimi, “Ahmet abi ama sen evlisin!” dedim. “Hadi Tuğçe, bak herkes eğleniyor, el ele, kol kola! Sadece sevgili gibi davranacağız birbirimize, ikimiz arasında kalacak!” diyerek elini uzattı bana. Evet haklıydı, aramızda kalacak sadece diye düşündüm ve elimi uzattım. Elimden tuttu ve beraber denize girdik. Sevgililer gibi birbirimizle oyun oynuyor, şakalaşıyorduk. İster istemez birbirimize temas ediyor, etkileniyorduk. Biraz yüzdükten sonra ben, “Çıkalım, çok yoruldum.” dedim. Beraber çıktık, duşa doğru beraber gittik. Önce ben duş aldım. Ben duş alırken gözlerini vücudumdan alamıyordu. Sonra o duş aldı. Bikinimi çıkarmadan üzerime badimi ve şortumu giydim, o da üzerini giydi ve beraber çıktık…

Önce bir restoranta gidip yemek yedik, sonra eve geldik. Arabada yeğenim uyumuştu zaten, eve gelince onu yatırdım yatağına. Sonra duşa girmek için banyoya gittim. İçeri girdiğimde Ahmet abi duşun altındaydı. Bana elini uzattı, “Gel sevgilim, beraber duş alalım!” dedi. Gülüştük. Elinden tutarak duşun altına ben de girdim. Gözgöze gelmiş birbirimize bakıyorduk. Çok güzel olduğumu, bakmaya doyamadığını söyledi, ben sesimi çıkarmadan gözlerine bakıyordum. Eğildi ve dudağımden öpmeye başladı, ben de karşılık verdim ve duşun altında sevişmeye başladık. Üzerimdeki badyi çıkardı, onun üstünde şortu vardı birtek. Sonra altımdaki şortumu çıkardı bikinimle kalmıştım. Öpüyor okşuyordu her yerimi. Ben de onun şortunun üzerinden yarağını okşuyordum…

Önce bikinimin üzerini çıkardı, sonra yandan bağlamalı altını çözdü. Çırılçıplak kalmıştım. Ben de onun şortunu sıyırdım, ikimiz de çıplaktık. Yarağı sertleşmiş, göbeğime değiyor, deliler gibi öpüşüyorduk. Suyu kapattı ve beni önüne çöktürdü, yarağı tam önümdeydi. Önce elime aldım sıvazladım biraz. Yarağı çok düzgündü, önce kafasını aldım ağzıma. Yavaş yavaş yarısına kadar alabildim, yalıyordum. 5 dakika kadar yaladım. Çok zevk aldığı çıkardığı seslerden belliydi. Sonra ayağa kaldırdı beni tekrar dudaklarımdan öpmeye başladı. Elleri kalçalarımda sıkıca sarmıştı beni. Arkamı döndüm ve kalçalarımı yarağına sürtüyordum. O da göğüslerimi okşuyordu, çok zevk alıyordum. Ona sessizce, “İçeri geçelim!” dedim. Duştan çıktık, o beni, ben de onu kuruladım. Sonra elinden tuttum ve yatak odasına götürdüm. Ben önde o arkamda yürürken elikalçalarımdaydı…

Yatağa oturduk ve tekrar öpüşmeye, birbirimizi okşamaya başladık. Ben göbeğini öperek tekrar yarağını aldım ağzıma. O da kalçalarımı tutup kendine çekti beni. 69 pozisyonundaydık, ben onun yarağını, o benimamımı yalıyordu. Çok iyi yalıyordu. 3-5 dakika böyle devam ettik. Sonra döndüm üzerine uzandım. Gözlerime bakıyordu, “Bakiremisin?” diye sordu. Bakire olmadığımı söylediğimde çok rahatlamıştı, “Seni deliler gibi istiyorum sevgilim!” diyordu. Esmer vücudumu bir anda altına aldı, bacaklarımın arasına girdi, göğüslerimi yalıyor, ucunu ısırıyordu. Yarağı amımın hemen önünde girmeyi bekliyordu. Sonra yavaşca yarağının başınıamıma dayadı ve ittirdi. Sırıl sıklam olan amım hemen içeri aldı yarağının başını. Gözleri gözlerimde, yavaş yavaş hepsini soktu içime. “Sevgilim seni çok seviyorum!” diyerek gözlerimin içine bakarak git gele başladı. Ben de çok zevk alıyordum, “Erkeğim, sevgilim, kocam!” diyerek ona karşılık veriyordum.

Sonra beni çevirdi ve 4 ayak pozisyonuna getirdi. Arkama geçti ve amıma tekrar girdi. ‘Şak şak şak’ diye sesler çıkıyordu sikerken beni. Arada kalçalarıma tokat atıp, harika kalçalarımın olduğunu söylüyordu. Ben bu arada 2 kez boşalmıştım. O da hızlanmıştı, boşalması yakındı herhalde. Sonunda boşalacağını söyleyerek içimden çıktı, döndüm ağzıma aldım, beklemeden boşalmaya başladı. Müthiş bir şekilde boşalıyordu. Ağzım dölle dolmuştu. İyice boşaldıktan sonra çıkardım ağzımdan ve ağzımdaki dölleri peçeteye tükürdüm. Dudaklarımdan döller akmıştı. Yarağını tekrar ağzıma aldım ve iyice yaladım, tertemiz yaptım…

İkimiz de çok yorulmuştuk, yanyana uzandık. Ben göğsüne başımı koydum, bir elimle göğüslerinde, vücudunda dolaştırarak sohbet ediyorduk. Beni uzun zamandır arzuladığını, ama aile dostu olduğumuz için açılamadığını, hatta Facebook adresimde başka isimle bana mesajlar gönderdiğinden bahsetti, beni çok beğendiğini söyledi. Biraz dinlendikten sonra elimi yarağına atıp okşamaya başladım. Yarağı tekrar hareketlenmeye başladı. Öpüşmeye başladık. Ben tekrar aşağı inip ağzıma aldım yarağını ve yalamaya başladım, daha doymamıştım çünkü. Tekrar sertleşmişti. O da kalçalarımı okşuyor, amımla ve götümle oynuyordu. Bir ara parmağını götüme soktu, anlamıştım ne istediğini…

Biraz o şekilde yaptıktan sonra tekrar önünde domalttı beni. Amımdan akan sularla sikini ve göt deliğimi ıslattı. Başım yastıkta, iki elimle kalçalarımı açtım. Yarağının başını götüme dayadı ve itekledi. Başı girmişti, ama canım yanıyordu. Biraz bekledi yavaş yavaş yüklendi ve sonuna kadar geçirdi götüme. Taşakları amıma değiyordu. Biraz bekledikten sonra git gel yapmaya başladı. “Harika götün var, çok dar!” diye mırıldanıyordu. Ben ise zevkten altında inliyor, zevkten ölüyordum. Götümden çıkarıp amıma sokuyor, sonra tekrar götüme geçiriyordu. 10 dakika kadar dayanabildi ve titreyerek götüme boşaldı. Götümden çıkarmadan uzandım, o da üzerime uzandı. Öylece siki ininceye kadar yattık. Siki inip götümden dışarı çıktı. Tekrar dudaklarımı öptü ve teşekkür etti. Biraz daha uzandık…

Akşam olmuştu, karnımız acıkmıştı, duş almamız gerekliydi, yeğenim de uyanmak üzareydi. Beraber duşa girdik. Duşun altında yarağı tekrar kalkmıştı. Beni domalttı ve tekrar götümden sikmeye başladı. Biraz siktikten sonra beni saçımdan tutup döndürdü. Anlamıştım boşalacaktı. Ağzıma verdi ve boşaldı. Duşumuzu aldık, kurulandık, üzerimizi giyindik, çıktık. Ben yemek hazırladım, bu arada yeğenim de uyanmıştı. Yemeğimizi yedik ve biraz TV seyrettikten sonra yeğenimi odasına götürüp uyuttum. Bizim için gece yeni başlıyordu :)) O gece 3 kez daha boşaldı Ahmet, ben saymadım artık… Öbür gün Pazar olduğu için akşamuçağı vardı, Pazar gününü de evde geçirdik ve fırsat buldukça seviştik, sikiştik. Akşam üstü o gitmek zorundaydı. Beni bırakmamasını, sık sık gelmesini istedim ondan. O da, “Artık seni istesende bırakmam!” diyerek şehvetli bir şekilde öptü dudaklarımdan…

2 gün boyunca yarak yemeye doymuştum. Akşam ablamla eniştem Kemerden geldiler. Ablam nasıl geçtiğini sordu, “Sıkıldın mı?” dedi. “Yoo, Ahmet abi gezdirdi bizi!” dedim :)) Ahmetle biz tabi her fırsatta telefonla görüşüyorduk. Öbür hafta yine canım Ahmeti istiyordu, gelmesini söyledim. Sık sık gelmesinin dikkat çekeceğini söyledi, haklıydı da. Ama hafta içi işyerinden izin alabilirse, sabah gelip akşam gidebileceğini söyledi. Çok sevinmiştim…

Perşembe sabah uçağıyla gelmiş, ablamın işyeri yakınlarındaki bir otele yerleşmişti. Saat 10 gibi aradı, oteli tarif etti ve gelmemi söyledi. Ablama alışverişe çıkacağımı söyleyip doğruca otele gittim. Otele girdiğimde resepsiyondakiler odaya telefon açıp haber verdiler. Sonra kaydımı yapıp odaya gönderdiler beni. Odanın kapısında Ahmet beni bekliyordu. Kollarını açtı ve sarıldık birbirimize. İçeri girip kapıyı kapattık, kapı arkasında deliler gibi sevişmeye başladık. Çok geçmeden ikimiz de çırılcıplak kalmış, yatakta sevişiyorduk. Sanki aylardır birbirini görmeyen sevgililer gibiydik. Öğleye kadar seviştik, sikiştik. Öğle arasında dışarı çıkıpyemek yedik, tekrar otele gelip saatlerce seviştik, sikiştik. Bu buluşmalarımız, bu şekilde 4-5 defa tekrarlandı. Otele sonraki gidişlerimde resepsiyondakiler aralarında birşeyler konuşup bana bakıyorlardı, ama ben aldırış etmiyordum.

Yine birgün telefonum çaldı, tanımadığım bir numaraydı, cevapladım. Karşımdaki kişi kendini tanıttı, (Ahmetle gittiğimiz) otelin resepsiyon şefi Tolga olduğunu söyledi. (O anda hatırladım, kaydımı yaparken Telefon numaramı da yazmıştım formu doldururken). Neyse, Tolga otellerinde değerli bir müşterileri olduğunu ve bayan arkadaş istediğini, müsaitsem gelip gelemiyeceğimi sordu. Şok olmuştum. Oradakiler beni parayla sikişen biri sanmışlardı sanırım. O anda ne diyeceğimi bilemedim, sadece, “Hayır!” deyip kapattım. Ama çok heyecanlanmıştım, her yerim titriyordu, tanımadığım biriyle para karşılığı sikişme duygusu heyecanlandırmıştı beni…

Birkaç gün geçmişti, tekrar aynı numara arıyordu. Tolga yine bir müşterilerinin olduğunu, gelip gelemeyeceğimi sordu. Ben de, “Şuan müsait değilim!” dedim. “Peki nezaman müsait olursunuz?” diye sorunca, “Akşamları dışarı çıkamıyorum!” dedim. O da, “Bazen gündüz saatlerinde de bayan arkadaş isteyen müşterilerimiz oluyor.” dedi. “O zaman ararsanız, olabilir!” dedim ve kapattım. Bunu söylediğime inanamıyordum…

Aradan bir hafta geçmişti, saat 12:00 sıralarında Tolga aradı ve bir müşterilerinin olduğunu söyledi. Çok heyecanlanmıştım. “Tamam, 1 saate kadar orda olurum!” dedim, ama heyecandan kalbim güm güm çarpıyordu. Biraz hazırlandıktan sonra ablama bir bahane uydurup çıktım. Aklımda birsürü soru işaretleri vardı, ama ayaklarım otele doğru götürüyordu bedenimi. Otele vardığımda heyecanım daha da arttı. Tolga karşıladı beni, beraber asansöre bindik. Tolgaya ben sık sık gelemeyeceğimi, en fazla 1 saat olabileceğimi ve asla memleketim olan (xxxxx) şehrinden biri için beni çağırmamasını söyledim. O da anlayışla karşıladı, Otele genelde işadamları ve pazarlamacılar geldiğini, hepsinin güvenilir insanlar olduğunu söyledi. Kata gelince odanın numarasını söyledi ve asansörle geri gitti…

Odanın önüne geldim ve kapıya vurdum. Yaprak gibi titriyordum, acaba nasıl biri çıkacaktı karşıma, ama içimde seks arzuzu heyecan veriyordu. Kapı açıldı, karşımda 1.90 boylarında, hafif kirli sakallı, 40 yaşlarında bir bey vardı. “Merhaba canım, gel!” diyerek beni içeri aldı. Ben de, “Merhaba!” diyerek yanaklardan öpüştük ve içeri geçtik. Çok heyecanlıydım, ne yapacağımı bilemiyordum. Hiç tanımadığım bir adamla bir otel odasında yalnızdım…

Benim üzerimde kot pantolon ve bulüzüm vardı, adamın üzerinde şort ve atlet vardı, vücudu kıllı biriydi. Koltuğa oturdum, o da yanıma geldi oturdu. Masada bulunan cüzdanından para çıkardı ve 300 Tl masaya koydu. “Tolganın bahsettiğinden daha güzelsin!” diyerek saçlarımı okşamaya başladı. Kolunu omzuma atıp kendine doğru çekti ve boynumu öpmeye başladı. İçim titremişti, hiç tanımadığım biriyle beraber olacaktım. Titrediğimi fark etti, “Sen acemisin biraz sanırım, Tolga bahsetti, rahat ol, senin istemediğin birşey olmaz!” diyerek beni rahatlatmaya çalıştı. Ayakkabımı çıkardım ve lavaboya gitmem gerektiğini söyleyerek banyoya gittim. Yüzümü yıkadım, aynadan kendime baktım ve bu anın zevkini çıkarmam gerektiğini düşündüm…

Tekrar odaya geldim, adam koltukta oturuyordu, elimden tutup beni kucağına çekti, dudaklarımdan öpmeye başladı. Ben de karşılık vermeye başladım. Öpüşürken elleri göğüslerimde geziniyor, okşuyor, boynumu sarıyordu. Heryerim ateş gibi olmuştu. Yarağını altımda hissediyordum. Ayağa kalktım, bluzümü çıkardım, karşısında soyunuyordum. Beni belimden tuttu ve çekti kendine, pantolonumun düğmesini açtı ve aşağı sıyırdı. Altımda külotumla kalmıştım. Göbeğimi öpüyor, “Harika vücudun var!” diyerek külotumun üstünden amımı kokluyordu. Ben ise kendimden geçmiş, zevkle kıvranıyordum. Sonra beni çevirdi ve kalçalarım ona dönük, kalçalarımı öpüp okşuyor kokluyordu. Yavaşca külodumu indirdi, ben de sütyenimi çıkarmıştım. Kalçalarımın harika olduğunu söylüyor, hafif ısırıyordu. Karşısında çırılçıplaktım. Amımı okşuyor kokluyordu…

Kendi de ayağa kalktı, arkamdan sarıldı bana, yarağını kalçama doğru bastırıyor, sürtüyordu. Elleri gögüslerimde, okşuyordu heryerimi. Beni döndürdü ve eğilip dudaklarımdan öpmeye başladı, ben de karşılık veriyordum. Elleri kalçalarımda, ben de onun askılı atletini çıkardım ve şortunu indirdim. İkimiz de çıplaktık şimdi. Aşağı eğildi, göğüslerimi ağzına alıp emiyordu, ben de başını memelerime bastırıp zevk alıyordum. Sonra koltuğa oturdu, beni de önünde diz çöktürdü. Yarağı 20 cm rahat vardı ve kalındı, elime aldım ve taşaklarından başlayıp yukarı doğru yalayarak, başını ağzıma aldım. Şimdiye kadar gördüğüm en büyük yaraktı bu. Ancak yarısına kadar alıyordum ağzıma. Amımdan sular akıyordu…

Bir müddet yaladıktan sonra beni kendine çekti, kucağında öpüşmeye başladık. Yarağı altımda amımın deliğini arıyordu, arkadan aletini kavrayıp amıma yanaştırdım ve üstüne oturmaya başladım. Sırılsıklam olmuş amım içine alıyordu koca yarağı. Sonuna kadar oturdum ve gözlerimi kapatmış, yarağın içimi nasıl doldurduğunu hissediyordum, hepsi girmişti. Gözlerimi açtım, beni seyrediyordu. Dudaklarımız birleşti, çok güzel öpüyordu, ben de yavaş yavaş oturup kalkıyordum kucağında. Sonra benim kalçalarımdan tuttu ve alttan sikmeye başladı. Harikaydı, ben zevk çığlıkları atıyordum. Ben kucağındayken ayağa kalktı içimden çıkmadan, ben onun boynuna sarılmış vaziyette, yatağa götürdü, yatakta üstüme yüklenerek sikmeye devam etti…

Sonra beni domaltarak arkadan amımı soktu. Amımı sikerken kalçalarımı ayırmış baş parmağı ile göt deliğimi okşuyor, içine sokuyordu hafif hafif. Bu beni daha da azdırıyordu. Önünde at gibi duruyor sikiliyordum. Ben 3 kez boşalmıştım, artık o da gelmek üzere olduğunu söyledi. İçime boşalmamasını söyledim. Yarağını çıkardı ve sırtıma doğru boşalmaya başladı. Enseme kadar gelmişti dölleri. Sonra üzerime uzandı, altında eziliyordum. Yana kaydı, dudaklarımdan öptü ve daha önce hiç bukadar zevk almadığını söyledi, teşekkür etti. Artık gitmem gerektiğini söyledim. Bana, “Senden birşey daha istesem yaparmısın?” dedi. “Nedir?” diye sordum. “Kalçaların harika, götünden de sikmek isterdim! Sana 200 TL daha veririm!” dedi…

Bu beni de heyecanlandırmıştı, öpüşmeye başladık, elim yarağındaydı ve yarağı yine dimdik olmuştu. Ama bu koca şey nasıl girecekti küçük götüme? Ahmet de sikmişti beni götten, ama bu yarak onunkinden büyüktü. Yaladım biraz aletini, saçımdan tutmuş, ileri geri hareket ettiriyordu. Taşaklarını, heryerini yalıyordum. Sonra beni yine önünde domalttı, götüme önce 1 parmağını, sonra 2, sonra 3 parmağını sokarak alıştırdı. Ben altında gözlerimi kapamış bekliyordum. Sonra aletini tükürükleyip götüme yavaşca zorladı. Başı girmişti, canım yandı biraz, ama alıştı hemen sonra. Yavaş yavaş ittirmeye devam etti, yarısına kadar girmişti. Kalçalarıma vurarak benim hareket etmemi istedi. Ben de ileri geri yaparak, biraz biraz içime alıyordum. Sonunda kalçalarım taşaklarına değdiğinde hepsinin götümde olduğunu anladım…

Biraz canım yanıyordu, ama zevk alıyordum. Biraz bekledikten sonra yavaş yavaş git gel yapmaya başladı. Bu şekilde 10 dakika kadar sikti götümü. O götümü sikerken ben de amımı ovalayarak 2 kez boşalmıştım. Sonunda o da, “Geliyorum!” diyerek hızlandı ve boşaldı. Dölleri götümü doldurdu, sıcaklığını hissediyordum. Üzerime uzandı, ensemi öpüyor, bana iltifatlar yapıyordu. 10-15 dakika bu şekilde yattık. Saatime baktım geleli 1,5 saat olmuştu, gitmem gerektiğini söyledim ve kalktım. Banyoya geçtim, duş alırken o da geldi banyoya, beni çok beğendiğini, her geldiğinde beni çağıracağını söylüyordu. Duşun altına geldi ve beni dudaklarımdan öptü. Ben de çok zevk almıştım, hemde para kazanmıştım. Duşta ağzımla birkez daha boşalttım, “Bu da benden olsun!” dedim, çok gülmüştük…

Duşumu aldım, üzerimi giyinip vedalaştım. Telefonumu istedi, ama vermedim, “Aynı şekilde ulaşabilirsin!” dedim ve öpüşüp, ben çıktım. İlk kazandığım parayla alış veriş yaptım. Bu şekilde 9-10 kez daha tanımadığım adamlarla o otelde sikiştim. Canım istediği zaman gidiyordum. Bunlardan Ahmetin haberi yoktu tabii. Ahmetle birlikteliğim halen devam ediyor, en az ayda 1 kez beraberiz…

Azıcık Gürültü Komşu Kızını Kucağıma Attı!

Selam, ben Murat. 30 yaşındayım. Bu siteyi uzun bir süreden beri takip ediyorum. Bazı hikayeler, “Aynısı benim de başıma geldi!” dedirtiyor. Bu hikayem bir hafta önce gerçekleşti ve halen biraz şaşkınlık kaldı. Birkaç sene evvel bir sevgilim vardı. Çok sevişmezdi benimle, yatağa girmekten kaçardı. Nedenini söylemezdi, ama bir sorun olduğunu düşünmeye başlamıştım bile. Bir gün bir barda onu bir erkekle samimi bir şekilde yakaladım. İçkinin de verdiği rahatlıkla herkesin ortasında bana, “Kala kala senin gibi göbekli birine mi kaldım!” dedi. O gün ipler koptu. Sinirimi çıkaracak birşey bulamıyordum. Nihayetinde, yakın dövüş sporuna başladım. Neyse ki hocamız sinirimi alıp götürecek, huzur bulmama yardımcı olacak kadar iyi bir hocaydı…

14 aydır bu sporla hem göbekten, hem de öfkelerimden kurtuldum. Gerçi öfkelenince kimseye zarar vermem, zararım kendime olur hep. Yine de bu spora çok inanıyorum ve hergün çalışıyorum. Genellikle evde çalışmak zorundayım, Makivara (vuruş çalıştığım tahta manken) ile bir saat tekrar yapıyorum, her zaman salona gitmeye fırsatım olmuyor tabii ki. Gürültüyü engellemek için tedbir almıştım, ama yeterli olmamış! Tam çalışırken kapı çaldı. Açınca, benden 10 cm kısa, 1.70 boylarında, inanılmaz güzel bir kız karşıma çıktı, sinirden kudurmuş:

– Ya manyak mısın, bu ne biçim bir gürültü, hasta mısın? Biraz düşünür insan!
– (Sert ve tok bir sesle) Bir sorun mu var? (Bu arada üstümde yırtık tişört altımda boxer şort var.)
– Gürültüyü biraz daha azaltamazmısın? Çok ses geliyor da!
– (Gülümseyerek) Tamam sorun değil!

Kıza aniden sert çıkınca kafası karışmıştı. Zaten sakinleşince bakışları vücudumda gezmeye başladı ve kafası dahada karıştı. Net bir şekilde gözünü karnımdan alamadığını farkettim. Kız biraz daha seyredebilmek için konuyu uzatmaya çabalıyordu. Ben de, “İstersen girip sen de bak, ben gürültü çıktığını farkedemiyorum.” dedim. Ürkek bir şekilde içeri girdi. Salonun bir köşesini spor için ayırmıştım. İçeri girince kapıyı kapattım ve salona geçtik. Makivara’da birkaç yumruk ve tekme gösterdim, gerçekten de çok az gürültü çıkarıyordu. Kız şaşırdı:

– Haklısın senin suçun yokmuş, özür dilerim, bağırmak istememiştim, ama seni bu halde görünce birden öyle davrandım! Ben Esra bu arada.
– Ben de Murat, memnun oldum. Keşke ilk gürültü olduğunda hemen gelip söyleseydin, bir çaresini bulurduk. Kimbilir ne zamandır bana gıcık olmuşsundur…
– Neyse önemli değil. Sen yalnız mı yaşıyorsun? Ailen buralarda değil galiba?

Aslında bu muhabbetin nereye gitmesi gerektiğini ikimiz de anlamıştık. Görev bana düşüyordu. Sevgilimin olmadığını, bir süredir iş güç ve spor dışında birşeyle uğraşmadığımı söyledim. Kız sohbeti olabildiğince uzatmak istiyordu, ama ben yarıda kestim: “Duşa girmem gerek, yarın bana yardım edermisin, burayı daha sessiz yapabiliriz belki?” dedim. “Tabii ki, ne zaman istersen! Sana numaramı vereyim hatta!” dedi. Ben duşa doğru yürüdüm. Ona dönüp: “Sen kendin çıkarsın. Terim kurumadan benim duşa girmem gerek.” dedim. Kız biraz duraklayınca, ben de, “İstersen bekle, çıkınca sohbete devam ederiz!” dedim. Sesi titreyerek, “Oluuur!” dedi.

15 dakika sonra duştan çıktım. Mutfakta çay demlemiş. Yanına havluyla gittim. Olabildiğince rahat davranıyordum ve onun iyice eli ayağına dolaşıyordu, ama birşey demeden gözlerini benden kaçırmaya çalışıyordu. Çok etkilendiğini artık saklamaması için hamlede bulunmam gerekiyordu. Bardakları almaya uzandığında tezgahla arama sıkıştrdım onu ve sanki yardım ediyormuş gibi bardakları ben aldım eline verdim. Nefesi kesildi ve titredi. Onun bu hali beni tahrik ediyordu, ama çok fazla ileri gitmek istemeyeceğini de tahmin edebiliyordum. Bu yüzden beklenti içine girmeden flört ediyordum. Tam o sırada dönüp dudaklarıma yapıştı. Öyle bir sevişmeye başladık ki, ne olduğunu anlayamadık bile. Onu kucakladım ve yatak odama götürdüm. Odaya girer girmez rahatsız oldu, “Gitmem gerek!” dedi ve toparlanıp gitti.

İki gün boyunca onu düşündüm. Karşılaşmadık. Aradım. Telefonu açar açmaz benim konuşmama izin bile vermemişti:

– Akşam gelebilirmiyim?
– Efendim??
– Akşam sana gelebilirmiyim?
– Oluuur!!

Spor yapmadım onu beklerken, kendimce hazırlık yaptım: müzik, şarap, güzel bir restorandan yemek bile sipariş ettim. 35 dakika sonra telefon etti, “Kapıyı açık bırak, ışık yakma!” dedi. Dediğini yaptım. Adeta içeriye uçarak girdi, kapıyı kapattı, derin derin nefes aldı ve bana bakıp gülümsedi ve sonra da koşup üstüme atladı. Deli gibi öpüşmeye başladık. Yatak odasının önünde, yerde sevişiyorduk. Benim üstümü çıkardı ve her yerimi öpmeye başladı. Çok zevk aldığını anlayabiliyordum, kendinden geçti. Ben de çok zevk alıyordum.

Boynuma kadar çıktığında götünü avuçladım ve sıkmaya başladım. İnlemeye başladı, iyice kendinden geçti. Üzerinde etek vardı, onu yukarı atıp tekrar avuçladım götünü, kuvvetlice sıka sıka okşuyordum. Bir yandan boynumu öperken, arkasından elimi tuttu ve götünün arasına götürdü ve o anda farkettim ki külot giymemişti. İşte tam o anda sikim kazık gibi oldu. Parmaklamamı istiyordu. Parmaklarım amına ulaştığında, ıslandığını farkettim. Arkadan ona dayandığımda Esra boşalmıştı bile. Amını parmaklamaya başladığımda ağzı açık inlemeye başladı, gözleri kaydı, kendini kaybetti. Çok zevk aldığı belliydi.

Sonra elimi tuttu durdurdu beni. Aşağı indi, sikimi istiyordu, çıkardı ve emmeye başladı. Aç kurt gibi sömürüyordu. Bu sefer ben kaymaya başladım. Onun enerjisi beni de baştan çıkarmıştı. Birazdan dudaklarıma uzanıp beni öptü ve “Sik beni olur mu, hemen!” diyebildi, nefes nefeseydi ve titriyordu. Onu altıma aldım kazık gibi yarağımı amının üstüne klitorisine basa basa sürtüyordum, o da kıvranıyordu, ama birşey diyemiyecek kadar ağzı kurumuştu. Soktum, hemde bir kerede. Normalde böyle birşey yapmam, ama onu kıvranırken görünce birden sokmak istedim. Öyle bir çığlık attı ki, kendisi de irkildi ve anında bana sarıldı, kıpırdamama izin vermiyordu. Biraz acısı geçince götümü avuçladı ve hareket etmemi sağladı. Artık sikiyordum. Bana hızlanmamı söylüyordu, “Hadi bebeğim, sik amımı, yak içimi, fışkırt amıma, sert yap, daha hızlı, sert ol, sik, doldur içimi!” diyordu.

Ben iyice zevke geldim bütün gücümle sikiyordum amını. İyice vıcık vıcık olmuştu. Kokusu beni daha da vahşileştirdi. Yarım saat kadar siktikten sonra onu sikime oturttum. Öyle sert oturup kalkıyordu ki, memeleri zıplıyordu. Sikime boşaldı, deli gibi titriyordu, kıvranıyordu, sikimden inmeden üstümü sırılsıklam yaptı. Üstüme attı kendini, bitmişti. Ama ben daha yeni başlıyordum, sporcu adamım ben, 1 saat seks bana yetmez ki!

Onu kucakladığım gibi koltuğun kenarına domalttım. Götünden sikeceğimi zannetti, ama ben ıslak amına girdim yine aniden. Kaçmak ister gibi bir hamle yaptı, ama belinden sıkı sıkı tutuyordum onu. Tekrar çekip dibine kadar soktum sikimi amının derinliklerine. Hızlı hızlı sikerken yine kasılmaya başladı. Boşalacağını farkettim, ama ben de nedeyse gelmek üzereydim. O tam boşalırken, ben de hızlandım. Patlamama ramak kala kıvranmaya başladı, ama bu sefer kaçamıyordu, çünkü ben de boşalabilmek için durmuyordum. Çığlık atarak boşalmaya başladı. Deli gibi sikiyordum. Sikim ıslanmaya başladı, o sırada ben de patladım. Ama ne patlama! Onun boşalmasıyla benimkiler birleşince, amından nehir akıyordu. Bayılmış gibi koltuğa bıraktı kendini. Ben de yanına yattım. Uyumuşuz.

Gecenin bir yarısı uyanmış. Acıkmış. Yanıbaşımızda hazırladığım masadakilerden yiyordu. Çıplaktı ve şahane bir güzelliği vardı. Mutlu görünüyordu, seks onu rahatlatmıştı. Ben de yanına gittim, birbirimizi beslemeye başladık. Bana, “Halen enerjin var mı?” diye sordu. Gülümsedim. Banyoya gidip geldi, eli arkasında birşey saklıyordu. Farkettim ki bu kremdi. Anlamamış gibi soran bir ifadeyle bakınca, “Aşkım beni götümden de sikmeni istiyorum!” dedi. Bunu duyunca birden azdığımı farkettim, sikim hareketlendi. Geldi ağzına aldı ve eme eme tekrar kaldırdı yarağımı. “Sakın amımı siktiğin gibi birden sokma, güçlü erkeğim, aşkım, olur mu?” dedi. Ben de başımı salladım.

Sikimi kremle ovaladı, 31 çekti biraz, sonra kremi bana verdi, yerdeki minderin üstüne yattı, götünü domaltarak. Götünün deliğine bolca krem sürdüm. Sikimi dayadım, ama çok dardı, girmiyordu, zorlamak ta istemiyordum. Kalktı ve beni yatırdı. Sikime oturmaya başladı. Çok uğraştı, sonunda başardı, sikimi götüme sokabildi. Yavaş yavaş alıştırıyordu, ama çok yoruldu. Tekrar ilk pozisyona yattı. Ben de üstüne çıkıp götüne soktum. Yarağımın sadece başı girmişti. Ben de üstüne yattım, sarıldım, sikişmeye başladık. Birazdan sikimin tamamı götünün içindeydi. Dizlerinin üstüne kalktı, Doggy (Köpekleme) pozisyonuda Esramın götünü sikiyordum. Muhteşem görünüyordu. Bu sefer çok dayanamadık. Götünün içine boşalırken, avuçladığımamından da yine sular geliyordu. Öylece yattık. Sabah uyandığımda gitmişti. Bir not bırakmıstı: Beni mahvettin :)

Evvelki gece yine sabaha kadar sikiştik, hem amını hem götünü defalarca siktim. Yarın akşam yine gelecek, ona bu yazıyı okutacam :)

Hepinize bol seksli günler dilerim!

Fırında 31 Çeken Fırıncılar!

Kocamın arkadaşı geç vakit telefonla evimi arayarak, “Yenge yarın kocanın yanına gideceğim, göndermek istediğin birşey var mı, ne bileyim pasta börek gibi?” diye sormuştu. Ben de, “Vakit biraz geç oldu, ama birşeyler hazırlayayım, yarın sabah gelir alırsın!” diyerek telefonu kapattım. Hemen fırına gidip hamur almaya karar vermiştim, ama bu saatte fırın açık olur mu bilmiyordum. Çünkü saat bayağı geç olmuştu, ama yine de şansımı denemek için hemen dışarı çıktım. Hızlı adımlarla fırına geldiğimde, daha önce birkaç kez kesiştiğim fırıncıyı, tam fırının kapısını kilitlerken yakaladım ve “Kapatıyormusun? Hamur lazımdı da, acaba hamur var mı?” diye sordum. Fırıncı da, “Yok kalmadı Canan hanım!” diye cevap verince, şansımı zorlamaya karar verdim ve “Tühhh yaa, kocama birşeyler yapıp gönderecektim… Bunun bir yolu yok mu? Benim için biraz hamur yapsan?” diyerek inceden yalvarma durumuna geçmiştim. “Aslında olabilir tabii, ama biraz sürer. Eğer hamur olana kadar içerde biraz başbaşa muhabbet edersek, neden olmasın?” dedi. Bu beni sikmek istediğinin mesajıydı…

Teklifi kabul ederek kapıdan içeri girdim. Fırıncı kapıyı kapatıp, “Hamuru dip odada yoğuracağız canım!” diyerek bir eliyle belimden tutarak beni hamur odasına götürdü. Elini belime atmasına sessiz kalmamdan cesaret alan fırıncı, yavaş adımlarla ilerlerken, elini belimden kalçama doğru indirmeye başladı. Benim de korkuyla karışık heyecanım amımın ıslanmasına neden olmuştu. Fırıncı elini biraz kalçamda gezdirdikten sonra, artık rahatça okşamaya ve avuçlamaya başlamıştı. Bendeki heyecan doruğa çıkmış, kısık sesle, “Kimse yok değil mi?” diye sorduğumda “Yok merak etme, sadece ikimiz varız bebeğim!” diyerek beni rahatlatmıştı. Hamur teknesinin bulunduğu odaya girdiğimizde, beni kanepeye oturtup, hemen tekneye unu suyu koyup makineyi çalıştırdı ve yanıma geldi oturdu. Artık iyiden iyiye beni okşuyor ve hatta üzerimdekileri çıkartıyordu. Kendimi olayın akışına bırakarak, o heyecanın zevkini ve tadını çıkarmaya karar verdim…

Fırıncı beni çırılçıplak soyduktan sonra, kendisi de bir çırpıda soyunup, beni ayak parmak uçlarımdan yalamaya başladı. Bacaklarımı yalayarak yukarılara, amıma geldi. Amımı yalarken, adeta amımı yiyordu. Dişlerinin ince ısırıklarını amımın dudaklarında hissettikçe zevkten uçuyordum. Vantuzladıkça amımın dudakları adeta şişiyordu. Beni yalayarak orgazm ettikten sonra doğruldu ve yarrağını ağzıma dayadı, yalamamı emmemi istercesine dudaklarıma sürtüyordu. Büyük bir iştahla yarrağını yalamaya ve emmeye başlamıştım ki, fırıncı böğürerek ağzımın içine boşaldı. İşte ençok hoşuma giden olaylardan birini yaşamıştım ve tüm döllerini yutmuştum. Ama çok kısa sürmüştü, dayanamadım ve “Yeni başladık, ne oldu?” dedim. “Kusura bakma çok heyecanlandım birden, biraz heyecanım geçsin!” diyerek yanıma oturdu. Bir sigara yakıp, dumanı derin derin içine çektikten sonra, “Vay bee, halen inanamıyorum, daha düne kadar hep senin götünü hayal ederek burda 31 çekiyorduk!” dedi. “31 çekiyorduk derken? Kim 31 çekiyordu anlamadım?” dedim. “Fırında çalışanların tümü! Hatta sizin apartmanın kapıcısı Hakan bile, her geldiğinde senin götünün güzelliğini anlatıp duruyor, biz de seni düşünüp 31 çekiyoruz!” deyince daha da şaşırmıştım, ama beni bukadar azulamaları beni mutlu etmiş ve diğerlerinin de yarraklarını merak etmiştim. Bu mutlulukla fırıncının yarrağını yalaya yalaya tekrar kaldırmış ve üstüne çıkıp, amımın sularını yarrağına sürterek içime girmesini sağlamıştım…

Fırıncı demin ağzıma boşalmasının etkisiyle, beni rahat 20 dakika sikti. Tüm döllerini içime boşalttığında, içeri diğer çalışanlar girmiş ve bizi öyle sikişirken yakalamışlardı. Toparlanmamıza bile fırsat kalmadan etrafımı sarmışlar ve beni okşamaya başlamışlardı. Onlar da beni sikmek istiyorlardı, bunu biliyor ve ben de onlarla sikişmek istiyordum, ama kocama da poaça, börek yapmam gerekiyordu. Hemen aklıma bir fikir geldi, ilk sikiştiğim fırıncıyı da karşıma alarak, onlarla bir anlaşma yaptım. Sıra ile hepsiyle sikişecektim, ama boşta olanlar da poaça, börek, pasta falan yapacaklardı. Bu teklif onların da hoşuna gitmişti. Aklımı kullanmanın sevinciyle, o gece sabah saat 4’e kadar fırıncılar sıra ile beni sikerken, boştaki fırıncılar da kocama pastalar, poaçalar, börekler yapmışlardı.

Fırından çıkıp sevinçle apartmana doğru giderken, içimden de, (Ahh kocacığım ah, senin için ne fedakarlıklar yapıyorum, ama sen bunların fazlasını hak ediyorsun canım kocacığım, çünkü sayende bu amım hiç boş kalmıyor, değişik degişik yarraklar yiyorum. Sen hep orda kal, ben sana sürekli börek, çörek yollarım!) diyordum :))

Sabaha karşı ben apartmana girerken, bizim kapıcı Hakan da kaloriferleri yakmak için çıkmış, kapıda karşılaştık. “Günaydın Canan hanım, çok yorgun görünüyorsunuz, verin elinizdeki poşetleri taşımanıza yardım edeyim!” diyerek elimdeki sıcak börekleri alıp, “Mmmhhh börekler güzel kokuyor. Gerçi bu saatte fırında börek falan çıkmaz, ama sizin için kim ne yapmaz ki Canan hanım!” diyerek laf çarpmıştı. Mutlaka anlamış olmalıydı. Neyse, evin kapısında elinden poşetleri alıp eve girdim. Hakan da geri indi kalorifer dairesine. Kocama göndereceğim saklama kabına börekleri, poaçaları dolu dolu yerleştirip, bir okadar da artanlardan bir tabak hazırlayıp, canı çekmiştir diye, Hakana vermek üzere kalorifer dairesine indim. Kalorifer dairesinin kapısı açıktı, içeriye yöneldiğimde Hakan yaklaştığımı fark etmemişti. Cep telefonunda bir fotoğrafa bakarak 31 çekiyordu. Gülerek, “Kolay gelsin! Ne yapıyorsun?” dediğimde, hemen toparlanmaya çalıştı, ama ben göreceğimi çoktan görmüştüm. Cep telefonundaki fotoğraf, benim etek altı resimimdi, merdivenlerden çıkarken çaktırmadan çekmiş. “Demek benim resmime bakarak 31 çekiyorsun?” deyip, börek tabağını kenara bıraktım ve elimi Hakanın eşofmanından içeri sokup, taş gibi duran sikini dışarı çıkardım ve okşamaya başladım. O da, “Senin o götüne nasıl hastayım bir bilsen! Çok güzel götün var, öldürüyor beni!” diyerek götümü okşamaya başladı…

Sonra ellerimi duvara yaslayarak eteğimi kaldırdı, tangamı aşağı sıyırıp, sikini arkama sürtmeye başladı. Kulağıma, “Demek fırıncılar da sikti seni?” diye fısıldayarak, arkamdan amıma yavaşça girerken, ben sordum, “Başkaları da mı sikiyor beni?” diye. “Evet, marketçi de sikiyor, Celal abi de sikiyor… Şimdi de bensikiyorum!” dedi. “Sen daha sikemedin canım, bu kadar yeter!” deyip, sikini amımdan çıkardım ve tangamı çekip eteğimi indirdim. Hakan yalvarmaya başladı, “Beni böyle sikim elimde mi bırakıp gideceksin, neolur devam edelim! Hadi neolur bir kere sikeyim, karşılığında ne istersen yaparım!” diye. O anda aklıma, bir keresinde Celal ile sikişirken bana anlattığı bir fantazisi geldi. Hakana sordum, “Gerçekten ne istersem yaparmısın?” dedim. “He valla, seni birkere tam anlamıyla sikmek için yapmayacağım şey yok!” dedi. “Peki, karını da siktirimisin?” dedim. Hakan hiç düşünmeden, “Yaparım valla, ben seni sikeyim de, istersen karımı tüm mahalle siksin!” dedi. “Ozaman sen karınla sikişirken, Celal ile ben odaya gireceğiz ve grup yapacağız! Kabul mü?” dedim. Kabul edip söz verdikten sonra, tangamı indirip eteğimi kaldırdım ve önüne domaldım. Bir posta da Hakan kaydı amıma.

Kalorifer dairesinden çıktığımda artık sabah olmuştu. Düşünüyorum da, ne hamarat bir kadınım, gece sabaha kadar hem fırıncılara, hem kapıcı Hakana sikilmiştim, hem kocama göndereceğim poaçaları, börekleri, pastaları halletmiştim, hem de Hakan ve karısıyla grup seks yapma sözü almıştım :))

Hepinizin amlarını ve yarraklarını yalıyorum.

Dayımın Karısını Serada Çalışırken Siktim!

Merhaba arkadaşlar, adım Hasan. Dayım bundan iki yıl önce babamın serasında çalışmaya başlamıştı. Bazen yengem de bize yardım ediyordu. Yengem 1.55 boyunda, esmer güzeli, çıtı pıtı bir hatun. Ozamanlar dayımla yeni evlenmişlerdi ve yaşlarımız aynıydı. Yengemi 10 dakika izleyen biri, yengemin gözünün dışarda olduğunu çok rahat anlayabilirdi. Yengemin seradaki tavırları olsun, evlerine gittiğim zamanki davranışları olsun, beni çok tahrik ederdi. Ama bir türlü cesaret edemezdim yengeme yanaşmaya. Bazen çalışırken yengem yazmasını geriye bağlar, giydiği tişörtün yakasından da göğüslerini sergilerdi. Çok 31 çektim tuvalette onun yüzünden…

Birgün sabah babamla dayım sebze Hal’ine mal götürmeye gittiler. Ben seradaydım. Sonradan yengem de geldi. Yengemle hem çalışıyor, hem sohbet ediyorduk. Yengem herşeye güler zaten, öyle şuh bir kahkaha atar ki, yarağı kalkmayan adam kessin atsın yani o derece :) Bir ara yaklaştım yengeme, ama aklımda hiç ileri gidebileceğim yoktu, “Yenge sen gıdıklanıyor musun?” diye sordum ve elimi koltuk altına atıp gıdıklamaya başladım. Yengem yine gülmeye başladı. Ama ellerimi sürekli göğüslerine değdirdiğim için çok tahrik olmuştum. Sonunda dayanamadım göğüslerini avuçladım ve sıkmaya başladım. Yengem hiç tepki vermedi, gözlerime öyle şuh bakıyordu ki, yengemi oracıkta sikecektim nerdeyse. O cesaretle yengemin dudaklarına yumuldum. Yengem de zaten benden öyle birşey yapmamı bekliyormuş ki, hemen karşılık verdi. Çok istekli öpüşüyordu. Arada bir yengemin etli dudaklarını ısırıyordum. Birden arabanın sesiyle irkildik, babamlar gelmişti, toparlanıp çalışmaya devam ettik.

Artık yengem aklımdan çıkmıyordu, yalnız bulduğum her yerde yengemi kıstırıyor, öpüyor, okşuyordum. Aradan bir hafta kadar geçmişti, babam yine dayımla mal götürmeye gitti. Bu fırsatı kaçırmadım tabi, yengem eğilmiş çalışırken geçtim arkasına sürtünmeye başladım. Yengem önce, “Burda olmaz!” falan dedi, sonra doğruldu, döndü ve öpüşmeye başladık. Yengemin memelerini sıkıyor, götünü ve bacaklarını okşuyordum. Sonra o bol tişörtünün içine kafamı gömdüm ve göğüslerini ısırıp emmeye başladım. Yengem hem gülüyor hem inliyordu. Çok fena azmıştım ve acelemiz de vardı. Tuttum yengemi kapıya yakın duran masaya yatırdım (gelen olursa olursa ordan görebilecektik). Tişörtünü sıyırıp, meme uçlarını ısırmaya başladım. Sütyen takmazdı zaten orospu…

Biraz öyle seviştikten sonra şalvarını indirdim ve külotunun üstünden amını dişlemeye başladım. Sonra külotunu da çıkarıp amını yaladım. Amı iyice ıslanmıştı ve inliyordu. Daha fazla dayanamadım ve ben de şortumu indirdim. Zaten kazık gibi olan sikimi amına sürtmeye başladım. Yengemin ufacık amı vardı, belli ki dayım çok hırpalamamıştı. Sikimin kafasını biraz soktuktan sonra, kalanını birden kökleyiverdim. Yengem tiz bir çığlık attı. Oysa sikim çok büyük değildir, fakat yengemin amı çok dardı. Yengemin amına pompaladıkça terliyordum ve ikimiz de çok zevk alıyorduk. Birden annemin elinde meşrubatlarla seraya doğru geldiğini gördüm, ikimiz de boşalamadan aceleyle toparlanıp, çalışıyormuşuz gibi devam ettik. Annem gelip te, “Ah çocuklarım nasılda terlemişler, gelin soluklanın biraz!” deyince, oturduk dinlendik. Ama ikimizin de ateşi sönmemişti.

Aradan birkaç gün geçmişti, artık yengemi adam akıllı sikmek için zaman kolluyordum. Dayım bazen kahveye çıkar ve gece 12’den önce de dönmezdi. Ama aksilik bu ya, bu geçen sürede ne dayım kahveye çıktı, ne de biz bir fırsat bulabildik. Neyse, bir akşamüstü dayım bana, “Hadi Hasan kahveye gidelim de boylarının ölçüsünü alalım!” dedi. Dayıma, “Yorgunum, gelemeyeceğim!” deyince, dayım tekbaşına gitti. Ben de evdekilere arkadaşlarla gezeceğim diyerek çıktım evden. Biraz hava karardıktan sonra dayımın evine gittim. Dayımın evi biraz tanhadaydı. Yavaşca içeri girdim. Yengem TV izliyordu, beni aniden görünce korktu, hırsız sanmış. Hemen yengemin yanına oturdum, yengmi de kaldırıp kucağıma oturttum, öpüşmeye başladık. Dudaklarını emiyordum resmen. Sonra bir çırpıda tişörtünü çıkardım, yengemin göğüslerini okşuyor emiyordum. Yengem de hem inliyor, hem, “Morartma sakın!” diye mırıldanıyordu…

Daha sonra yatırdım yengemi koltuğa ve eşofmanını külotuyla birlikte çektim çıkardım. Yengem amını yeni traş etmişti, öyle kaymak gibi görünce yumuldum amına. Am dudaklarını ayırıp, dilimi sokuyor, klitorisini emiyordum. Yengem kısık kısık inliyor, “Em aşkım, yala amımı!” diyordu. Yengemin amını yalayarak birkez Orgazm ettikten sonra yalayarak tekrar yukarı çıktım, göğüslerini de ısırdıktan sonra boynunu ve kulağını emmeye başladım. Kulağına, “Dayımla en son ne zaman sikiştiniz?” diye sordum. “Senden sonra daha sikişmedik!” dedi. “Salak dayım ya, bu karı sikilmez mi?” dedim. Yengem de, “Ben siktirmedim aşkım, sen sikeceksin beni diye! Hadi sok, yanıyorum!” dedi. Dayanamadım ve birden kökledim amına, dibine kadar geçirdim. Yengem bir, “Oooohhhh!” çekti ki sormayın!

Yengemin bacaklarını geriye doğru kıvırdım ve kabak gibi amına hızlı hızlı girmeye başladım. Amının sıcaklığından sikim yanıyordu resmen. Yengem arada, “Sik sevgilim, boynuzlayalım öküz dayını! O pezevenk gitsin kahvede pişpirik oynasın, karısını da işte böyle sikerler!” diye bağırıyor, beni daha da azdırıyordu. 15-20 dakika siktikten sonra ter içinde kalmıştık. Ben de artık boşalmak üzereydim ve “Geliyorum!” dedim. Yengem bacaklarını belime doladı, “İçime boşal aşkım, söndür yanan amımı!” dedi, aynı anda Oh’layarak içine attırdım döllerimi…

Yengemin üstünden devrilip yanına uzandım. Biraz dinlendikten sonra yengem gitti amını yıkadı geldi ve sikimi yalamaya başladı. Çok geçmeden yine kazık gibi olmuştu sikim. Bu sefer ben yattım ve yengem üzerime çıkıp amına aldı sikimi ve hoplamaya başladı. Bu şekilde daha çok zevk alıyordum. Yengem üstte ben altta 20 dakika daha pompaladım. Sonra tekrar altıma aldım, sikmeye devam ettim. Yengem defalarca boşalmıştı, beni de boşaltmak için, “Sik aşkım, doldur içimi, boşal içime de gelince döllerini pezevenk dayına yalatayım sevgilim!” diyordu. O gazla bir kere daha döllerimi içine boşalttım ve sikim inene kadarda gelip gittim amına. Doymamıştım, ama ne olur ne olmaz diye, kalktım giyindim. Çıkarken yengemle son kez öpüşüp ayrıldık.

Ertesi gün yengem bana anlattı, dayım gece 3’de sarhoş gelmiş ve yengem dediği gibi, içinde döllerim olanamını dayıma yalatmış, sonra da siktirmeden dönüp yatmış. Bu böyle bir sene daha devam etti, fırsat buldukça yengemle doyasıya sikiştik. Sonra dayım Antalya’da iş bulmuş, oraya taşındılar. Yengemle sürekli telefonla görüşüyoruz ve biraraya gelmenin hayalini kuruyoruz.

Hepinize bol sikişli günler geceler ;)

Teknede Sikti Yarak Hasretimi Giderdi!

Merhaba 31seks okurları. Arkadaşlarımın İnternet tutkusunu duyduktan sonra ben de kendime bir bilgisayar alarak, yalnızlığın vermiş olduğu can sıkıntısını İnternette gidermeye başladım. İnternette Sörf yaptıkça, birçok sayfalara girdim ve tabi ki sex sayfalarına da. Seks hikayelerini keşfettiğimden beri hergün düzenli okuyorum. Başkalarının seks hikayelerini okudukça tahrik oluyorum, bu yüzden ben de size bir hikayemi anlatmaya karar verdim. Benim adım Özge, 26 yaşında, eşinden ayrılmış, dul bir bayanım. Çocuğum yok ve şu anda yalnız yaşıyorum. Eşimle ayrılırken mal paylaşımına gittik ve sahibi olduğumuz mağaza eşime kalırken, yazlık ev ile kullandığımız araba benim oldu. Size anlatacağım hikaye de yazlık evimin olduğu yerde geçiyor.

Yazlıktayken, genelde komşum Aylin ve erkek arkadaşı Tayfun ile zaman geçiririm. Aylin’le çok sıkı bir arkadaşlığımız var. Aylin çok zeki biri ve Tayfun gibi bir erkek arkadaşı olduğu için de çok şanslı bir kadın. Tayfun ise başarılı bir sunucu ve TV programcısıydı. Yakışıklı ve esprili biri. Açıkçası Aylin’i çok kıskanıyordum. Tayfunun güzel bir teknesi vardı, her hafta Cuma yazlığa gelir ve Cumartesi günü sabahtan hep beraber balığa çıkardık. Tayfun bu hobiyi bana ve Aylin’e de aşılamıştı. Hafta içi Tayfun olmadığından, Aylin’le ben hep gezer tozardık, genelde seks konularını konuşur, gülüşürdük. Aylin Tayfunla yatakta yaptıklarını anlatır ve arada bir bana, “Sen nasıl dayanıyorsun kızım erkeksizliğe? Bir yıl yarak yemeden durulur mu?” diye takılırdı.

Geçen yaz yazlığa gittiğimde, Aylin’le Tayfunun ayrıldıklarını duydum. Ama yine de bu yaz birlikte kullanacaklardı yazlığı. Aylin Tayfunu geri kazanmak için peşinden koşuyordu. Çünkü Tayfun vazgeçilecek bir erkek değildi. Cuma günü Aylin bana, annesinin hastalandığını ve İzmire gitmesi gerektiğini söyledi, “Tayfun bu akşam yazlığa gelecek, yemek konusunda ona yardımcı olursan sevinirim. Elinden geldiğince de göz kulak ol, neme lazım başkasıyla falan takılır, onu elimden kaçırmak istemiyorum!” dedi. Ben de, “Sen merak etme!” dedim. Akşam Aylin İzmire gittikten 2 saat sonra Tayfun geldi. Ben de onların yazlıkta güzel bir yemek hazırlamakla meşguldüm. Tayfunun haftasonları Rakı içtiğini bildiğim için, birkaç da meze hazırladım. O gün üzerimde bir mini etekle tişört vardı ve içime sütyen takmamıştım. Tayfun ile hem sohbet ediyor, hem de masayı kuruyordum. Masaya eğildiğim zaman Tayfun gözlerinin göğüslerimde olduğunu farkettim. Doğrusöylemek gerekirse bu oldukça hoşuma gitmisti.

Yemeğe oturduk ve ben de onunla beraber iki kadeh Rakı içtim. Sohbetimiz dönüp dolaşıp, ilişkilerden açılmış, konu benim yalnızlığım üzerinde yoğunlaşmıştı. İçkinin de etkisiyle açık açık konuşmaya başlamıştık. Tayfun bana, yalnız yaşamanın hoş olmadığını, 26 yaşında güzel bir kadının seks yaşamının olmamasının kötü olduğunu filan söyledi. Ben de, “Evet haklısın, ama herşey senin yüzünden, eğer erkek arkadaş edineceğim zaman seni kriter olarak göz önünde tutmasaydım, şimdiye çoktan birini bulmuştum!” dedim. Tayfun bu sözden çok memnun olmuş, bana daha bir alıcı gözle bakmaya başlamıştı. Yemeğimiz bitmiş, bu arada saat te epeyce ilerlemişti. Ben sofrayı kaldırarak, artık gitmem gerektiğini söyledim. Cumartesi beni tekneyle balık avlamaya davet etti. Ben de kabul edip, sabah buluşmak üzere sözleşip ayrıldım oradan.

Sabah olunca bikinimi giydim ve üzerime de çok kısa olan mini eteğimi giydim. Beraberce tekneye binip açıldık. Tayfunun teknesi aslında mini bir yat gibiydi. Bir kabini, iki yatağı vardı ve hatta küçük bir buzdolabı bile vardı. Sakin bir koyda demir attık. Öğlene doğru balık avlamaktan canım sıkılmıştı ve güneşten de pişmiştim. Denize gireceğimi söyledim ve teknenin suya inen merdivenlerine yöneldim. O anda aklıma denize üstsüz girmek geldi. Tayfuna bir sakıncası olup olmadığını sorduğumda, memnun olmuş bir ifadeyle, “Hayır, hiç sakıncası yok, zaten ıssız bir koydayız, nasıl olsa kimse göremez!” dedi. Bikinimin üstünü çıkarıp suya bıraktım kendimi. Tayfunun beni görebileceği yerlerde yüzmeye çalışıyordum. Amacım tabi ki Tayfunun ilgisini daha fazla çekmekti…

Bir süre sonra Tayfuna seslendim, “Su harika, sen de gelsene!” dedim. Tayfun, “Tamam, ama ben de altsız yüzeceğim!” deyip, mayosunu çıkarınca, biraz şaşırmış ve biraz da heyecanlanmıştım. Yaklaşık 1 yıldır yarak görmemiştim. Tayfun çırılçıplak suya atlayarak yanıma kadar yüzdü ve “Haydi sen de altını çıkar, nasıl olsa kimseler yok!” dedi. Ben de, “Çılgınsın sen!” diyerek, bikinimin altını çıkarıp tekneye fırlattım. İkimiz de çırılçıplak, uzunca bir süre yüzüp, şakalaştık. Arada bir bana sarılıyor, yüz yüze geliyorduk, göğsü göğüslerime, siki de göbeğime değiyordu. Artık ikimiz de rahat hareket etmeye başlamıştık…

Daha sonra ilk kendime gelen ben oldum ve “Hadi çıkalım artık, ben acıktım!” dedim. Tekneye önce ben çıkarken, hareketlerimi ağırdan alıp, alttan beni seyretmesine imkan verdim. Tekneye çıktığımızda bana vücudumun çok güzel olduğunu söyledi. Teşekkür ettim. Üzerimize hiçbir şey giymeden, dolaptan yiyecekleri çıkardık, iki tane de soğuk bira açtık. Masada çırılçıplak bir vaziyette yemeğimizi yeyip biralarımızı yudumlamaya başladık. İkinci biralarımızı içerken Tayfun oturduğu yerden kalkıp, yanıma geldi oturdu. Siki kalkmıştı ve ben heyecanla sikine bakıyordum. Gülerek sikini tuttu ve “Onu çok azdırdın güzelim!” dedi. O mu beni, ben mi onu azdırdım bilemem ama, daha fazla dayanamayıp, sikini elime aldım ve aşağı yukarı sıvazlamaya başladım…

O da göğüslerimi okşarken ateşlice öpüşmeye basladık. Daha sonra boynumu öpüp yaladı, oradan da göğüslerimi yalamaya, emmeye başladı. Elimdeki siki taş gibi olmuş, damarları atıyordu. Tayfun bir elini deamıma götürüp okşayınca, benim nefes alış verişlerim hızlanmaya başlamış, hafif hafif inliyordum. Tayfun ayağa kalkıp, “Haydi kamaraya girelim!” dedi, elimden tutarak beni kamaraya çekti. Yatağa yatırıp bacaklarımı iki yana ayırdı, amıma yumuldu. Amımı yalayıp, diliyle amımı sikerken, bir parmağı da arka deliğimin girişini zorluyordu. Ben de onun sikinin tadına bakmak istiyordum, üzerine çıkıp, 69 pozisyonuna geçerek, o muhteşem sikini aç kalmışçasına emmeye başladım. Bir aşağı, bir yukarı sikini ağzıma alırken, taşaklarını da okşamam çok hoşuna gitmişti. O da dilini amıma, bir parmağını da götüme sokup çıkarıyordu…

Daha fazla dayanamadım, ona yalvararak, “Lütfen, sikini istiyorum amıma!” dedim. Beni serbest bırakınca, yüzüm ona dönük vaziyette sikinin üzerine oturdum. Zaten kayganlaşmış amıma bir oturuşta girivermişti siki. Uzun bir süre üzerinde oturup kalktım. Sikini sonuna kadar içime alıyordum, o da göğüslerimi sıkıp okşuyor ve alttan sikini amıma bastırıyordu. Çok geçmeden titremelerle Orgazm olmaya başladım. O kadar harikaydı, o kadar uzun bir Orgazmdı ki, anlatamam.

Daha sonra beni yatırıp, o üstüme geçti. Hem amımı sikiyor, hem de göğüslerimi yalıyor, beni zevkten çıldırtıyordu. Tayfun hareketlerini hızlandırınca boşalacağını anlayıp, “Lütfen içime boşalma hayatım!” dedim, çünkü hamile kalmaktan korkuyordum. Zaten onun da öyle bir niyeti yokmuş, boşalacağı an içimden çıkıp, başucuma doğru geldi ve “Hadi bebeğim aç ağzını!” dedi. Niyetini anlamıştım, döllerinin tadına baktırmak istiyordu. Bunu eski kocam da severdi. Alışık olduğum için ağzımı açıp, ellerimle de kalçalarını okşayarak boşalmasını bekledim. Siki elinde birkaç 31 hareketi yaptıktan sonra inleyerek döllerini ağzımdan içeri fışkırtmaya başladı. O kadar çok boşalmıştı ki, resmen ağzım dolmuş, döller dudaklarımın kenarlarından dışarıya taşmıştı. Hepsini yutmak zorunda kaldım. Ardından sikini ağzıma sokup çıkararak kalan son damlaları da temizletti bana. Çok hoşuma gitmişti, ama halen azgındım.

Tayfun yanıma uzandı ve birbirimize sarılıp dinlenmeye koyulduk. Bundan sonra erkeksiz değildim, istediğim zaman beni yatağa atacak birisini bulmuştum. Bu arada konuşuyorduk. Tayfunun anlattığına göre, Aylin hiçbir zaman ağzına boşalmasına izin vermiyormuş. Ayrıca Aylin, Tayfunun anal seks isteklerine her zaman ters cevap vermiş. Aylin bana bunlardan hiç bahsetmemişti, böyle bir erkeğin isteklerini nasıl karşılamaz anlayamadım. Ben daha önce mutsuz bir evlilik geçirdiğim için iyi erkeğin değerini bilirim. O yüzden ona arka deliğimi de tatma fırsatını verecektim. Dudaklarından öperek, boynunu boğazını yaladım, ordan göğüs uçlarını, ardından göbeğini, ordan taşaklarına geçip yalamaya başladım. Tayfunun siki çoktan hareketlenmişti. Taşaklarını yalamaya devam ederken, bir elimle de sikini aşağı yukarı çekiyordum. Siki iyice kalktıktan sonra, “Götümü sikmek istiyormusun?” dedim.

“Delimisin, istemezmiyim hiç?” diyerek, sevinçle hemen yerinden doğruldu. “Ama ilk olacak…!” dedim ve domaldım. “Tamam aşkım!” diyerek kalçalarımı iki eliyle ayırıp, arasına yumuldu. Diliyle bir amıma, bir götümün deliğine darbeler atıyor, arada bir dilini götüme sokmaya çalışıyordu. Daha sonra bir parmağını götüme sokup çıkarmaya başladı. Göt deliğimin yavaş yavaş genişlediğini hissediyordum. Ardından ikinci parmağını da sokup çıkarmaya başladı. Bu bana biraz acı veriyordu, ama arada bir söylediği tatlı sözler beni tekrar motive ediyordu. Bir süre parmaklarıyla girip çıktıktan sonra, genişleyen göt deliğime sikini dayadı ve yavaş yavaş ittirmeye başladı. Sikinin başı girince çok acımıştı, bir süre öyle beklemesini söyledim. Biraz bekledi ve ben, “Tamam, devam et!” deyince, kalanını da sokup, kenetlendi arkama. Biraz da öyle bekledikten sonra götüme girip çıkmaya başladı. İlk başlarda acı vermesine rağmen, alıştıktan sonra ben de zevk almaya başlamıştım.

Götüme hızlı hızlı girip çıkmaya devam ederken, bir ara beni kendine doğru çekip doğrulmamı sağladı ve bir eli göğüslerime, diğeri de amıma yöneldi. Bir anda üç hassas noktamın uyarılması benim Orgazm olmama yetmişti. O da bir süre sonra inleye inleye götüme boşaldı ve siki ininceye kadar da götümü sikmeye devam etti. Daha sonra toparlandık. Tayfun teknede duş alırken, ben hemen denize atladım ve biraz serinledim. Denizden çıktığımda, Tayfun biralarımızı yenilemişti. O gün teknede akşama kadar çırılçıplak kaldık. Sarmaş dolaş oturup sohbet ettik, öpüştük, elleştik, seviştik ve sikiştik. Akşam beni yazlığa bırakırken, bu yaşadıklarımızı Aylinin bilmemesi konusunda ikimiz de hemfikirdik. Yazlıktan ayrılırken bana bu güzel gün için teşekkür etti. Ben de ona tabiki.

Aradan çok zaman geçmesine rağmen birdaha görüşemedik ve mesajlarıma da cevap vermiyordu. Yayınlarını dinlerken sesini duyup kendimi tatmin ediyordum. Sonunda dayanamadım ve birgün stüdyosuna gittim. Bana, artık ciddi ilişkiler yaşamak istediğini, ama Aylinle arkadaş olduğum için bunun benimle olamayacağını, çok üzgün olduğunu ve bundan sonra bir daha öyle birşey yaşayamayacağımızı söyledi. Üzüldüm, ama onun bu kararına da saygı duydum.

Bol sikişler!

Dershanede Öğrencimle Sikişirken Yakalandık!

Selam, ben Seda, İstanbulda özel bir dershanede Rehberlik Öğretmeniyim ve evli bir hatunum. Biraz kendimden bahsedeyim, beyaz tenliyim, hafif balık etliyim, boyum 1.73, kilom 65, herkesin sütün gibi dediği güzel bacaklara sahibim. Bundan yaklaşık 10 gün önce dershanede odamda çalışıyordum. Üzerimde eteği dizimin 1 karış üzerine gelen bir turuncu elbise ve elbiseyle uyumlu turuncu parlak ayakkabılarım vardı. Hava sıcak olduğu için çorap giymemiştim. Gün boyu erkek öğrencilerin gözü üzerimdeydi. Doğrusunu söylemek gerekirse bundan çok zevk alıyordum.

Bir ara, aşağıya idareye ders çizelgesini götürmeye gittim. Tekrar odama çıkarken, adı Batuhan olan öğrencimi gördüm ve selam verip merdivenlerden çıkmaya başladım. Batuhan da arkamdan çıkıyordu. Tam yolu yarılamıştım ki, kat arasındaki boy aynasından Batuhanın yansımasını gördüm. Telefonunu eteğimden aşağı tutmuş, altımı kameraya alıp, bir yandan da içime bakmaya çalışıyordu. Ben bozuntuya vermeyip odama geçtim. Batuhanın bu davranışı beni son derece tahrik etmişti ve amım sulanmaya başlamıştı. Ne yapıp edipBatuhana kendimi siktirtmeliydim. Hemen sınıfına gidip, Batuhana, çıkışta yanıma gelmesini söyledim. O da sorular olduğunu, geç çıkacağını, yarın gelebileceğini söyledi. Ben de, saat kaç olursa olsun bekleyeceğimi, meselenin çok mühim olduğunu söyledim ve odama döndüm.

Batuhan uzun boylu, beyaz tenli, saçları hafif uzun, sarışın, yakışıklı ve filinta gibi çocuktu, arada sırada yanıma gelir ve konuşurduk. Ama yanıma hep etek giydiğim zaman gelirdi. Anlayacağınız dershanenin en abaza öğrencilerinden biriydi. Batuhanın gelmesine yakın külodumu çıkarttım ve çekmeceme koydum ve amımla oynayarak beklemeye başladım. Kapı tıkladı, kalktım açtım. Batuhan sonunda gelmişti. Hemen, “Geç otur bakalım!” dedim ve ardından kapıyı kapatıp kilitledim. Batuhan şaşırmış vaziyette, “Ne oldu hocam? Niye kilitlediniz kapıyı?” dedi. Ben de, “Bu saatte dersanede sadece bekçi kaldı, ama yine de güvenemiyorum, bu konu çok önemli!” dedim, geçtim Batuhanın karşısındaki koltuğa oturdum ve bacak bacak üstüne attım, biraz da eteğimi yukarı sıyırdım. Batuhan kaçırır mı? Hemen bacaklarıma bakıyordu. “Bacaklarımı beğendin mi canım?” dedim. Batuhan biraz kısık sesle, “Çok güzeller hocam!” dedi. Ben de, “İşte tam bu konuyu konuşmak için seni çağırdım!” dedim. “Nasıl yani hocam?” dedi. “Seni bu gün beni etek altı videoya alırken gördüm!” dedim.

Batuhan hemen kendini savunmaya başladı. Ben de, “Aaaa Batuhancığım bahane uydurma, alan razı veren razı!” diyerek, eteğimi belime kadar sıyırdım. Külotsuz olduğumu gören Batuhanın siki anında çadırı kurdu. Ben de, “Oooo senin ufaklık anında ayaklandı!” dedim. Batuhan da, “Yakından görmek istermisin hocam?” dedi ve sözünün bitmesiyle sikini bir hamlede çkarıp ağzıma dayadı. Ben de hemen taşaklarını avucuma aldım ve ovalamaya başladım. Bir yandanda sikinin ucunu somuruyordum. Batuhan da bacaklarımı elleyip, amıma parmak atıyordu. Batuhann siki tam kalktığında ben şoke olmuştum, 17 yaşındaki bir çocuğa göre bir hayli büyük bir siki vardı. Böylece 5 dakika yaladıktan sonra elimden tutup beni ayağa kaldırdı ve ateşlice öpüşüyorduk…

Sonra masama domalttı beni ve arkama geçip, sikini amımın dudakları arasına sürtmeye başladı. O pozisyonda ayağımda ayakkabılarla rahat değildim, ayakkabılarımı çıkarıp, yeniden masaya domaldım ve “Oynama, sok hadi!” dememle, sikini amıma köklemesi bir oldu. Ben çığlık atmamak için dudaklarımı ısırdım ve seri seri nefes alıp vererek, kısık kısık inlemeye başladım. Amımı sert sert ve hızlı hızlı sikerken ben ikinci Orgazmımı yaşıyordum, ama Batuhanda halen tık yoktu, çocuk tam bir sikiş makinesiydi. 9-10 dakika sonra kapım tıklandı. Bekçi ne zaman çıkacağımı sordu. Batuhan amıma köklemiş halde hareketsiz beklerken, bekçiye yarım saate çıkacağımı söyledim. Bekçi de, “Tamam hocam!” diyerek uzaklaştı kapıdan. Batuhan 5 dakika daha amımı pompaladıktan sonra sikini amımdan çkarıp ağzıma verdi ve ağzıma patladı. Döllerinin hepsini yuttum…

Siki inmemiş, halen kazık gibi duruyordu. Az biraz soluklandıktan sonra beni belimden tutup tekrar domalttı. Bu sefer sikini götüme dayadı. Ben hemen olmaz dedim. Ama Batuhan dinlemiyor, “Her gece sikme hayallerini kurup 31 çektiğim bu götü illa sikecem hocam!” diyordu. Batuhanın yoğun isteğini kıramadım ve peki dedim. Daha doğrusu, kendimden kaç yaş küçük yakışıklı bir gencin götüme duyduğu hayranlık gururumu okşamış, dişiliğimi tetiklemişti. Çantamdan el kremimi çıkarttım ve sikini kremledim, biraz da götümün deliğine sürdüm. Batuhan arkama geçti ve hafifçe sikini götüme iteklemeye başladı. Ben daha, “Yyavaşşş!” demeye kalmadan, az önce amıma yaptığı gibi, aniden götüme kökledi. Sanki götüm ortadan yarılmıştı, çok acıyordu ve acıdan altında kıvranıyordum. Batuhan hepsini sokmuş, sert ve hızlıca sikiyordu götümü. 10 dakika sonra sarsılarak, bu kez de götüme boşaldı. Tam boşalırken siki öyle çok şişmişti ki, sikinin damarlarını götümün derinliklerinde hissedebiliyordum.

Sikini götümden çkardığında sikinin ucunda biraz kan vardı. Islak mendille kanı sildim ve oturup birer sigara yaktık, dinlendik. Ama Batuhanın azgınlığı geçmemişti, daha sigaralarımız bitmeden siki yeniden kalkmıştı. Sikini sıvazlayarak, bana ayakkablarımı giymemi ve masaya oturmamı söyledi, “Seni öyle sikecem!” dedi. Ben de dediğini yaptım. Bacaklarımın arasına yanaşıp, beni masama sırtüstü yatırdı ve bacaklarımı iki yana açarak yukarıya kaldırdı, sikini yavaşça amıma kökledi ve sikmeye başladı. Bir yandan ayak bileklerimi ve topuklarımı yalıyor, beni becerirken de, ne kadar güzel bacaklarımın olduğunu söylüyordu. Boşalmasına yakın tempoyu arttırmıştı. Taşakları sürekli götümün deliğine çarpıp şak şuk ses çıkartıyordu. Ben kaçıncı Orgazmım olduğunu saymıyordum artık. Çok geçmeden bağıra bağıra içime boşaldı…

Batuhanın sikini amımdan çıkardığında, ucu mosmor olmuştu ve halen dimdikti. Nerdeyse birdaha sikecekti, o derece yani. Batuhan, “Hadi toparlanalım artık canım, bekçiye görünmeden çıkalım!” diyerek çekmeceden külotumu aldım giymek için. Fakat külodumu elimden kaptığı gibi, “Seni bu akşam bırakmam hocam, evine gidelim orda devam edelim!” dedi. Ben de, “Olmaz, kocam evde canım!” dedim. “Kalk ozaman seni son olarak bizim sınıfta sikecem!” dedi. “Saçmalama Batuhan, yeter, bitirdin, mahvettin beni! Hadi çık, herkes evine!” dedim…

Yalvaran gözlerle, “Nolur hocam, sadece 2 dakika! Fantazilerimde olduğu gibi, sizi sınıfta, kendi sıramda, 2 dakika bile olsa sikeyim!” dedi. Pek gönüllü olmasam da toparlanıp onu takip ettim, sınıfa geldik. Batuhan pantolonunu sıyırdı ve sırasına oturdu. İsteği üerine ben de eteğimi sıyırıp sikinin üzerine oturdum ve zıplamaya başladım. Batuhan da alttan amıma köklerken, aniden kapı açıldı ve “Oooo Seda hanım, kolay gelsin, seni böyle bilmezdim!” diyerek bekçi içeri girdi. Ben şaşkınlıktan ne yapacağımı bilmeden, korku ve utançla, Batuhanın yarağı üzerinde kalakaldım. Batuhanın da ödü bokuna karıştı. İçimden (Şimdi boku yedik! İkimizi de dersaneden atarlar kesin!) diye geçirirken, o anda olay beklemediğim bir şekil aldı, bekçi iyice yanımıza yaklaşarak, “Benden sır çıkmaz Seda hanım, yarım bırakmayın, lütfen devam edin!” diyerek, sikini bir hamlede çıkarıp elime verdi…

Ben bekçinin sikini okşarken, Batuhan içime boşaldı ve altımdan çıktığı gibi toparlanıp, arkasına bile bakmadan kaçtı gitti. Sınıfta bekçiyle tek başıma kalmıştım, mecburen ona da (Sus Payı) verecektim. Bekçinin sikini ağzıma alıp biraz yaladıktan sonra, sıranın üstüne domaldım. Bekçi de, 1 seferi amıma, 1 seferi götüme olmak üzere, 2 posta attıktan sonra, öpüşüp ayrıldık…

Artık her Çarşamba akşamı, dersanede kimse kalmayınca, Batuhanla birlikte, bekçinin odasında (orda Çekyat olduğu için) sikişmeye başlıyoruz. Bekçi de binayı kontrol edip, dış kapıları kilitledikten sonra geliyor, bize katılıyor!

Kaşla Göz Arasında Oracıkta Götümü Sikti!

Herkese iyi günler “31 Seks Hikayeleri” sitesi sakinleri. Benim adım İnci, 27 yaşındayım, boyum 1.80 ve 55 kiloda güzel bir bayanım. Ankarada bir Otomotiv firmasında çalışıyorum ve 8 yıldır bu firmada görevliyim. Bu anlatacağım olay başımdan geçeli 1 hafta oldu. İnanamadım ve hala şoktayım, çünkü herşey bir anda oldu. Aslına bakarsanız ben de istiyordum, ama bu kadar acele olacağını ve bir müşterimiz tarafından, çalıştığım işyerinde sikileceğim aklıma bile gelmezdi. Hem de götümden!

Günlerden Perşembe günü, bir araç teslimi vardı. Aracı alan kişi 25 yaşlarında, uzun boylu, yakışıklı birisiydi. Araç teslim işlemi bittikten sonra, ben satış sonrası için kendisini bilgilendiriyordum. Ama çocuk beni hiç dinlemiyordu bile, gözleri hep vücudumda ve bacaklarımda idi. Ben de ogün süper bir mini kot etek, altımda açık siyah bir külotluçorap giymiştim. Bacaklarım boyum gereği uzun olduğundan, oldukça davetkar duruyordu. Hiçbir şeyin farkında değilmişim gibi anlatmaya devam ettim. Sonra işim bittiğinde masama geçmiştim. Aracı alan çocuk elimi sıkıp, iyi günler dileyip, mağazadan çıkmıştı…

10 dakika geçmeden tekrar gelerek, araçta sorun olduğunu, emniyet kemerini taktığı halde ikaz lambasının yanıp söndüğünü, soruna bakmaları için araçı teknik servise bıraktığını ve sorun giderilene kadar burda beklemek istediğini söyledi. Normalde aracı satan başka arkadaşımdı ve o ilgilenmek için kalktı. Ama çocuk ona pas bile vermeden benim yanıma gelerek oturdu. Arkadaşım da başka müşteri ile ilgilenip kendi masasına geçti. Ben de yakışıklı çocuğa çay ikram ederek, sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken, çocuk yine çaktırmadan bacaklarıma bakmaya başladı. Ben de bunu iyice anlamıştım ve hoşuma da gidiyordu, ona frikik vermek istedim. Eteğim zaten 1 karış oldugundan, birde oturunca iyice sıyrılıyordu. Ama aramızdaki masadan dolayı, fazla birşey göremese de, emin olun, eridiği her halinden belliydi…

Derken sigara içmek istediğini söyleyerek 2 tane sigara çıkardı, “Bana eşlik edermisiniz?” diye sordu. “Tabiki eşlik ederim…” deyip mağazadan dışarı çıktık. Sigaramı yakarken elime dokunmak için elinden geleni yapıyordu. Gözleri ile de beni siktiğini anlayabiliyordum. Sigaralarımızı içerken sohbete devam ettik. Bana nerde oturdugumu ve iş çıkış saatlerimi sordu, ben de söyledim. Ama çocuk çok hızlıydı, bir yandan da bana iltifatlarda bulunup resmen asılıyordu. Ben de bundan hoşlandığımdan, teşekkür edip gülümsüyordum. Bundan cesaret alan çocuk direkt bacaklarıma bakarak, fiziksel olarak da harika olduğumu, özellikle bacaklarımın kusursuz olduğunu söylediğinde, şaşkınlığımı gizleyemedim. Ama çocuk iltiftlara devam etti. Bu sırada aracın işleminin bittiğini haber verdiler. Ama çocuk oralı bile olmadı, “Tamam!” deyip, servis elemanını sepetlemişti. Çünkü beni tam kıvama getirmişti…

Sigara içtiğimiz yer yedekparça deposunun giriş kapısının önüydü ve kapısı açıktı, arada sırada malzeme alıp çıkanlar oluyordu. Çocuk birden, “Akşam müsaitsen, seninle kahve içmek istiyorum!” dedi. Yine şaşırmıştım. Daha ismini yeni öğrendiğim biri ile kahve içmek huyum değildi, ama ben de istiyordum galiba. Çocuk konuşurken gözleri kalçalarımda, bacaklarımda ve artık dikkatlice göğüslerimde idi. Niyeti açıkça anlaşılıyordu, niyeti beni sikmekti. Bunu anlamıştım, ama bu kadar hızlı olacağını tahmin etmemiştim. Bu arada çocuğun önü de iyice kabarmıştı ve utanarak bunu gizlemeye çalıştı. Ben de gülerek önüne baktığımdan biraz kızardı. Aslında çocuğun istediği de oymuş, beni arzuladığını gösterip, beni oracıkta sikmekmiş, bütün amacı buymuş. Ama bu mümkün değildi, orda bırakın beni sikmesini, öpmesi dahi mümkün değildi…

Derken çocuk, “Bu depoda ne malzemesi var İnci hanım?” deyip, elindeki sigarayı yere attığı gibi depoya adım attı. Ben de doğal olarak yanında yürüdüm. İçeri girmiştik ki, kapıyı sert bir şekilde kapatıp, kilitledi. Korkmuş ve şaşırmıştım, “Neler oluyor?” dememe kalmadan, ellerini kalçamda hissettim. “Ses çıkarma, seni aşırı derecede istiyorum, beni müthiş azdırdın!” dediğinde, ürkmüştüm. “Yapmayın lütfen, burası yeri değil!” dememle cesaretlenip, “Biliyorum aşkım haklısın, sakin ol, sadece o muhteşem kalçalarına dokunmak ve öpmek istiyorum, işimiz çok kısa sürecek!” dedi. Ama ben yalvarıyordum, “Yapmayın biri görür, rezil olurum, işten kovulurum!” diyordum. Ama dinleyen kim?

Ellerini kalçama sarmış ve okşayarak, “Senin de istedigini biliyorum yavrum, naz yapma!” dediğinde güldüm ve “Tamam istiyorum, ama burda değil!” dedim. “Sabret aşkım, müsait yerde seni bas bas bağırtacam, doyuracam seni, ama şimdi sen beni bir doyur, çok azdırdın beni, bu nasıl bir kalça, bu nasıl bir etek böyle!” dediğinde, tebessüm ettim. Mutlu olmuştum, hayatımda ilk defa böyle birşey başıma geliyordu. İstemeden de olsa birini kendime arzulatmak, benim de ıslanmama sebeb olmuştu. Sonra birden hızlıca arkama eğilip, “Hafif duvara yaslanıp, domal aşkım!” dedi. Ben de acele edip, bir an evvel burdan çıkmak istediğimden dediklerini harfiyen yapıyordum…

Zaten minicik olan eteğimi belime toplayıp, külotluçorabımı aşağıya sıyırdıktan sonra, tangamı yana çekerek,amımı ve göt deliğimi karışık olarak yalaması, beni adeta uçurmuştu. Nefesimi tutuyordum ve sesim bile çıkmıyordu. Ama ne yalamak! Adeta somuruyordu! Dilini amıma sokar gibi yapıp, beni dahada azdırıyordu. Sonra birden dilini göt deliğime sokup çıkarmaya başladı. O kadar hoşuma gidiyordu ki, “Tut beni!” dedim. Dermanım kalmadı, boşalacaktım. Ve beni tutmasıyla sarsıla sarsıla, ağzına yüzüne boşaldım. Ayakta duramıyordum.

Sonra beni tutarak kendisi hızla ayağa kalktı. Ne olduğunu düşünürken, fermuar ve kermerin açılma sesiyle arkamı döndüm, pantolonunu indirmiş, Boxerla duruyordu. “Neler oluyor?” dedim. “Ben seni boşalttım, sıra sende güzelim, al ağzına!” dedi. Acele ettiğimden hemen eğildim önüne, Boxerını aşağıya çektiğimde, yarağı yüzüme öyle bir çarptı ki, gözlerime inanamadım. Kendi kendime, (Bu ne yaaa?) demişim. Yok böyle bir alet! Filmlerde görürdüm, zenci aletleri tıpkı öyleydi. “Hadi!” demesiyle kendime geldim, ağzıma almaya çalıştım, ama kafasını anca alabiliyordum, çünkü küçük ağzı olan biriydim. Başımdan tutarak yineledi, “Hadi!” dedi. Alabildiğim kadar aldım, ama demeden de edemedim, “Tanrı aşkına, bu nasıl bir alet yaa? Bunu alan var mı?” dedim…

Gülerek, “Olmaz mıııı!” dediğinde, ben de güldüm. Ama biraz sonra o kocaman yarağı bana sokacağını bilmiyordum tabii. Bana ayağa kalkmamı söyledi, kalktım. Eline tükürerek sikine sürdü. Ben olanları hayretle izleyerek ne yapacak diye bekliyordum. Beni döndürüp, arkamda yarrağını hissedince anladım ki sikecekti. Hemen elimi arkaya attım, sikini tutarak, “Yapma ne olur, bunu alamam, bu bana girmez, bu çok büyük ve kalın!” dedim, çünkü amım küçük ve saysam daha 6 yada 7 kere anca sikilmişti. “Alırsın aşkım, kendini sıkma, serbest bırak, hadi bir an önce bitirelim de gidelim!” lafıyla kendime geldim, “Tamam!” dedim…

Elini amıma atıp zevk sularımla oynayarak, göt deliğime dokununca iyice ürktüm, “Dur, ordan kesinlikle olmaz, sen delirdin mi yaa?” diyerek sinirlendim. Ama çocuk ne dese beğenirsiniz? “Dışarda göt çoooook, ama böyle göt yok!” dedi. Beni iyice korku sarmıştı ve gözlerim dolarak, “Yalvarırım bırak gideyim, mesaiden sonra dışarda buluşalım, rahat bir yerde yap!” diye kurtulmaya çalısıyordum. Ayrıca ofisten çıkalı yarım saat olmuştu, birisi anlayacak diye de ödüm kopuyordu. Ama çocuk kafasına koymuş beni oracıkta sikecekti, hem de götümden. Bu aklıma geldikçe sinirden deliriyordum…

Derken birden sikini göt deliğime dayadığında, sıcaklığından etkilenerek, “Yavaş yap ne olursun, bu ilk olacak, yalvarırım yavaş!” diyebildim. O da kulağıma, “Tamam aşkım, sen kendini kasma, çok hoşuna gidecek!” diyerek, beni ilk götsikişime hazırlıyordu. Bir eli de amımı kurcalarken, ben artık su gibi olmuş ve direnmeyi kesmiştim. Sikinin kafasıyla göt deliğime fırça yapar gibi sürterek beni daha da azdırıyordu. İşini çok iyi yapıyordu. Sonunda sikinin kafasını götüme geçirmesiyle kendimi öne atmak istedim, ama beni öyle bir tutmuştu ki, bir eli göbeğimde, bir eliyle de ağzımı kapamıştı, yani hazırlıklydı kaçmamam için. O anki can havliyle elini ısırdım. Ama çocuk banamısın demeyerek öyle durdu. Hemen kendime gelerek kısık sesle, “Çıkarrrttttt, yalvarırım çıkarttt, yırttın!” dedim…

Çocuk içimde öyle hareketsiz beklediğinden acı azalmıştı ve yine kulağıma, “Az kaldı aşkım sabret, işin zor kısmını hallettik!” diyerek bekledi. Aradan 1 dakika geçmeden 1-2 milim daha soktu, yine aynı acıyı duydum. Ama nafile, çocuk bırakmıyordu. Kendimi iyice sıkarak, “Bitir artık ne olur, çok acıdı, yalvarırım bitir artık!” dediğimde, çocuk sikinin dışarda kalan kısmını tek seferde öyle bir soktu ki, siki ağzımdan çıkacak sandım ve o anda çığlığı bastım. Hemen ağzımı kapatarak, “Sakin ol aşkım! Bak nerdeyse köküne kadar aldın!” dedi. Gözlerimin önü kararmış, beynimde şimşekler çakmıştı, acıdan başka birşey hissetmedim, götüm uyuştu resmen. Çocuk ise aldırmadan, bir yandan beni tutmuş, bir yandan pompalamaya başlamıştı bile. “Hepsini sokma ne olursun, hepsini sokma!” diye yalvarıyorum. Beni duymuyordu bile, tamamını sokup çıkarıyordu…

“Ohhh aşkım daracık götün var, çoook göt siktim, ama bukadar darını ilk defa sikiyorum!” diyerek, deliğimin darlığına daha fazla dayanamadı ve öyle bir boşaldı ki, sanki götümün içinde bir volkan patlıyordu. İçime ılık ılık boşalıyordu, ama oluk oluk akıyordu. Hemen çıkardı sikini götümden, beni çevirip, önüne çömelterek, yalamamı istedi. Her an birileri gelebilirdi, hemen dediğini yaptım, ağzıma alarak bir güzel temizledim. Sonra o pantolunu çekti, ben de külotluçorabımı çekerek, eteğimi indirdim. Bana teşekkürler ederek, iltifatlar yağdırarak, beni öptü, bana aşık olduğunu, devamını istediğini söyledı. Ama o anda benim tek derdim ofise, masama dönmekti. Ben de ona teşekkür edip, “Sonra görüşürüz!” diyerek depodan çıkmak istedim, ama daha ilk adımda sendeledim. Hemen beni tutarak güldü, “Aşkım bu yarrağı götten yeyipte hemen yürüyen kimseyi görmedim!” dedi. İnamıyordum, dediği gibi yüreyemiyordum, götümün yanakları sanki ayrık ve göt deliğim açık duruyordu. Ve öyle bir acı vardı ki…

Çocuk, “Götünün sızısı geçince ara beni aşkım!” diyerek, arabasına bindi gitti. Ben de zorla da olsa masama geldim. Herkes nerede kaldığımı sorunca, “Eski bir arkadaşımla kapıda karşılaştık, lafa dalmışız!” diyerek geçiştirdim. Ama sandalyeme oturmamla, kalkmam bir oldu. O gün götümün acısından akşama kadar ofiste ayakta kalarak vakit geçirdim.

Herkese zevkli sikişler dilerim!

Kocamınki Yetmiyor, Amım Kol Gibi Yarak İstiyor!

Selam seks hikayeleri okurları, adım Nesrin. 35 yaşında, 2 çocuk annesi, çalışmayan bir kadınım. 14 ve 16 yaşında 2 oğlum var. Kocamın kendine ait bir işyeri var. Benim hikayem geçen senenin yazında yaşandı ve bitti. Ama içimde bir his bunu anlatmam gerektiğini söylüyor, ben de buraya yazmayı uygun gördüm.

Kocamın kızkardeşi Hatice Tekirdağda yaşıyor. Babalarının vefatından sonra kocamı arayıp, “Abi miras işlerini halledelim, bak bizim paraya ihtiyacımız var!” diye tutturdu. Kocam da bana konsolosluktan vekalet verip, “Sen git hallet, benim vaktim yok!” deyip beni Türkiyeye yolladı. Cuma günü saat 14:00’de İstanbul Sabiha Gökçene konduk, oradan Tekirdağa gitmemiz akşamı buldu. Görümcem Hatice ve kocası Halit beni alıp evlerine götürdüler. Onlarla hep iyi anlaşırdık, yaşlarımız da birbirine yakın olduğundan aynı şeylerle ilgilenirdik. Evlerine gidince duş alıp akşam yemeğini yedik. Sohbet muhabbet derken vakit gece yarısı olmuştu. Onların çocukları alt katta, biz üst katta yatacaktık. Ben bana verilen odaya geçip yattım.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama, bir inilti ile uyandım. Yan odada görümcem kocası ile sikişiyorlardı. Duvarlar o kadar ince ki, sanki yanımda sikişiyorlar, bütün seslerini net bir şekilde duyuyordum. Sikişleri bitmek bilmiyordu. Bitirseler de uyusam diye düşünürken elimi amımda buldum. Canım çekmişti, onlar yan tarafta sikişirken ben de kendi kendimi tatmin edip rahatladım. Ama onların sikişi daha bitmemişti. İçime şeytan girdi, gidip anahtar deliğinden onları seyredecektim. Yavaşça yataktan çıkıp, ayak parmaklarımın ucuna basarak yan odanın kapısına kadar geldim. Kapı tam kapalı değildi, dişarıdan gelen ay ışığı içerisini gündüz gibi aydınlatmıştı, yatak odasındaki dolabın aynasından herşey rahat görünüyordu. Yarım saatten beri sikişmelerine rağmen Halit daha boşalmamıştı. Oysa benim kocam en fazla 5 dakika siker boşalırdı, eğer yorgun değilse 2. postayı siker, o da en fazla 10-15 dakika sürerdi…

Halit bir ara sikini Haticenin amından çıkartıp biraz amının dudaklarına sürdü ve yeniden amına soktu. Sikini tam görememiştim, ama bayağı büyük ve kalındı. Yaklaşık 5 dakika daha siktikten sonra Hatice yalvarmaya başladı, “Hadi koçum bitir artık!” diye yalvarıyordu. Halit, “Tamam orospu, geliyorum!” deyip hızlandı. Sonra sikini Haticenin amından çıkartıp ağzına verdi. Şimdi büyüklüğünü daha net görüyordum. Rahat 23 – 24 cm vardı, kocamınkinin neredeyse 2 katı ve daha kalındı. Tamam, ilk olarak yabancı sik görmüyordum, ama bukadar büyüğünü hiç görmemiştim. Halit Haticenin ağzına boşaldığında ben de yavaşça odama geri döndüm, ses olmasın diye kapıyı tam kapatmadım.

Sabah görümcemin yan taraftan gelen sesi ile uyandım. Kocasına, “Gürültü yapma, yengem yoldan geldi uyanmasın, git aşağıda TV izle ama sesini çok açma!” diyordu. Neden yaptım bilmiyorum ama, üzerimdeki battaniyeyi atıp geceliğimi belime kadar çekip götümü kapıya çevirdim. Zaten donsuz yattığımdan amımı götümü sergilemiştim. Nasıl davranacaklar merak ediyordum. En kötü şartlarda uyurken açılmışım derdim. Koridorda Halitin ayak seslerini duyuyordum, benim kapımın önüne gelince ses durdu, demek ki beni seyrediyordu. Hatice de koridora gelince Halit aşağıya indi. Hatice yataklarını toplayıp duş aldı, kahvaltıyı hazırlayip beni kaldırmaya geldi. “Yenge kalkta kahvaltı yapalım, bugün resmi daireler kapalı, nasıl olsa bir işlem olmaz, Halit bizi pikniğe götürecek!” dedi. Kalkıp duş aldım ve kahvaltıya indim. Hava sıcak olduğundan rahat bir elbise giydim, altıma birşey giymedim, zaten don giymesini sevmem : ))

Kahvaltıdan sonra komşuları ve birkaç aile dostları ile deniz kenarında bir yere gittik. Çocuklar gelmemişti. Adamların kimi ağaç gölgesinde yatıyor, kimi balık tutuyordu. Kadınlar da yiyecekleri hazırlıyordu. Bir ara Haticeyi erkeklerden birine frikik verirken gördüm. Resmen bilinçli yapıyordu, oturup kalkarken adama amını gösteriyordu. Yanına yaklaşıp fısıldayarak, “Kolay gelsin!” dedim. “Ne kolay gelsin?” dedi. “Yaa anlamazdan gelme, adama amını gösterdin, gördüm!” dedim. “Ne olmuş ki, gösterince amım eksilmez ya! Sen sabahtan kocama gösterdin, eksildi mi? Ben odanın önünden geçerken uyuyordun, üstün örtülü idi, sonra kocam geçerken açtın! Bunu bilinçli yaptığını bilmiyorum mu sandın?” deyip boynuma sarıldı ve ekledi, “Korkma yenge, abime söylemem, istediğine göster, yada ne istersen onu yap!” dedi ve güldü.

Piknikte akşam üstüne kadar yenilip içildi eğlenildi. Akşam eve dönme zamanı geldiğinde erkekler içkili olduğundan arabaları kadınlar kullandı. Eve geldiğimizde Haticenin çocukları bir not bırakıp babaannesine gitmişler. Biz de üstümüzü değiştirip, Rakı sofrası kurduk, oturduk içmeye ve sohbete başladık. Havadan sudan konuşurken Hatice lafı pikniğe getirip, kocasına, “İsmail birşey dedi mi?” diye sordu. Kocası da, “Adamı bitirmişsin!” deyip güldü. Hatice de, “Ne yapayım onlar başladı, Sevim sana gösterince ben de İsmaile gösterdim!” dedi, gülüştüler. Kocası elini cebine sokup bir String külot çıkardı, Haticeye gösterip, “Bak bu Sevimin. Sen piknikten sonra bulaşıkları yıkarken cebime soktu!” dedi. Halit sonra bana bakıp, “Sen de böyle şeyler giyermisin Nesrin?” diye sordu. Ben de eteklerimi kaldırıp, “Ben böyle külotsuz gezmeyi daha çok seviyorum!” diye amımı gösterdim…

İçtiğimiz için hepimiz rahatlamış, dilimiz çözülmüş, rahat konuşuyorduk. Ben Halite, “Karın başkalarına amını gösteriyor, ya kalkıp kendini siktirirse?” dedim. Halit gülerek, “Benim siktiğim kadın kolay kolay başka yarak altına yatmaz, yoksa hayal kırıklığına uğrar!” dedi. “Yaaa? Sikine çok mu güveniyorsun?” dedim. Halit önce Haticeye bakıp sonra bana, “İstersen deneyelim, bak gör kendin karar ver!” dedi. Haticeye sorar gibi baktım, o da, “Bana uyar!” dedi. Daha ben birşey demeden Halit sikini çıkartıp ağzıma soktu. Sikinin anca başını ağzıma alabiliyordum, sikini iki elimle kavrayıp saxo çekiyordum. Sikinin kalkması uzun sürmedi…

Eteğimi yukarı kaldırıp önüme diz çöktü ve amımı yalamaya başladı. Hatice karşımızda oturmuş, hem bizi seyrediyor, hemde amıyla oynuyordu. Halit amımı öyle güzel yalıyordu ki, gelmem uzun sürmedi. Sonra Halit yere uzanıp, “Gel üzerine otur!” dedi. Kalkıp o devasa sikin üzerine oturmaya başladım, içime giren her santimi hissediyordum. Yarağı içimi doldurmuştu, bacaklarım titriyordu. Beni sırtüstü yatırıp bacak omuza yaptı ve amıma seri şekilde sokup çıkarmaya başladı. Daha sonra beni domaltıp arkama geçti, sikini arkadanamıma soktu. Hatice de gelip önüme yattı ve “Hadi yala amımı!” dedi. “Ben am yalamam!” dedim. Suratıma bir tokat patlatıp, “Orospu, ne demek yalamam? Kocama kendini siktiriyorsun, benim canım yok mu? Yala şuamımı!” deyip saçlarımı tuttu amını ağzıma yapıştırdı…

Hayatımda ilk olarak am yalıyordum. Biraz yaladıktan sonra am yalamak benimde hoşuma gitti. Amımı yalatmak hoşuma gittiğinden am nasıl yalanır iyi biliyordum, Haticenin amını yalarken elimi de amına sokmaya başladım. Önce parmaklarımı, sonra elimi olduğu gibi amına soktum. Ellerim büyük değil, elimi bileğime kadaramına sokup çıkarıyordum. Üçümüz de zevkten inliyorduk. Ne kadar sikildim bilmiyorum, kaç kere orgazm oldum saymadım. Halit böğürerek içime boşaldı, sonra yan tarafa yatıp beni yanına çekerek, “Nasıldı?” diye sordu. Sadece, “Şahaneydi!” diyebildim.

O haftasonu Halit hem Haticeyi hemde beni evire çevire sikti. Pazartesi günü miras işlemlerini yaptık. Bütün resmi işlemlerin bitmesine rağmen kocama daha işlerin sürdüğünü söyleyip, bir hafta daha orda kaldım ve Halitin kocaman yarağını yedim…

Şimdi yine Almanyadayım, ama nasıl yapıp tekrar Tekirdağa gitsem, Halite kendimi siktirsem diye hesap yapıyorum. Çünkü artık kocamın siki beni tatmin etmiyor, amım kol gibi yarak istiyor. Burada çok insanın kocamı tanıdığından dolayı kendimi siktirecek birini arayamıyorum. Ama bir yolunu bulup o işi de halledeceğim…

Şimdilik hoşçakalın. Sevgilerimle.

Trende Olgun Çiftle Sikiş!

Ben İzmirden Kaan. Oldukça yakışıklı, kültürlü birisiyim. İşim gereği sık sık seyahat ettiğim için gündelik yaşantımın çoğu yollarda geçiyor. Ankaradaki işimi bitirip İstanbula gitmek istedim. Yorgun bir şekilde tam otelime geri dömeyi düşündüğüm sırada aklıma tren geldi. Hemen Gara gidip bir İstanbul bileti ayarladım. Gerçi trende de kalabalık durumu pek farklı değildi, ama idare edecektim…

Neyse saatim gelip hareket ettiğimizde bir süre koridorlarda gezindim. Derken trende gezinen bir görevli, “Akşam yemeği!” diye bağırarak vagonun içinde ilerlemeye başlamıştı. Trende bir restoran olduğunu o güne kadar hiç bilmiyordum. Zaten pek trenlerle işim de olmamıştı. Yavaş yavaş restoranın olduğu vagona ilerleyerek boş bir masaya oturdum. Fazla kalabalık ta değildi zaten. Kendime yiyecek birşeyler ve bir tane debira söyleyip yemeğime başladığımda, tam çaprazımdaki masada orta yaşlarda bir çiftin oturduğunu farkettim. Adamın arkası bana dönük, kadınsa yüzü bana dönük şekilde oturuyorlardı. Önlerinde bira vardı. Hafiften kadını süzmeye başladığımda, kadının da bir an bana baktığını farkettim. Başımı öne eğdim, fakat kadının küt kesilmiş kumral saçları, ojeli tırnakları ve masanın altından çok güzel görünen mini eteğinden fırlamış sütun gibi bacaklarına bakmadan yapamıyordum.

Ara ara kaçamak bakışlarla bacaklarına bakarken, ikinci kez yakalanmıştım. Ne yapacağımı bilmez bir vaziyette şaşkın şaşkın bakınırken, kadının hafif gülümsediğini farkettim. Kadının bana doğru gülümsediğini gören kocası da arkasını dönüp bana baktı. Ben ‘eyvah şimdi hapı yuttuk’ diye düşünürken, beyefendi son derece olgun ve nazik bir tavırla gülümseyerek başıyla hafif bir şekilde selam verdi. Ben yine şaşkın bir vaziyette selamını aldıktan sonra bunlar tekrar aralarında konuşmaya başladı…

Ben ikinci biramı söyleyip içmeye başladığımda sigaramın bittiğini farkettim. Az sonra tren büfelerin olduğu bir istasyonda durduğunda ben aceleyle sigara almak için kapıya fırladım. Büfeye varıp sigaramı alıp arkamı döndüğümde, az önce bana gülümseyen beyefendiyle göz göze geldim. “Ben de bir sigara alayım, bu yol sigarasız bitmez!” dedi. Ben de, “Haklısınız!” deyip trene doğru yöneldiğimde, bu beyefendi, “İsterseniz masamıza buyrun, birlikte içelim.” diye omuzumdan seslenmişti. “Tabi ki, neden olmasın, teşekkür ederim.” deyip, onun da sigarasını almasını bekleyerek tekrar yerimize geçmiştik. Ben masadaki biramı alıp onların masasına yöneldiğimde kadın yanındaki sandalyeyi açıp, “Buyrun!” dedi. “İyi akşamlar, rahatsız etmiyorumdur umarım?” diyerek masalarına çöktüm…

Kısa bir hoşbeşten sonra tanıştık. Ben kendimi tanıttım, onlar da kendilerini. Yelda 34 yaşında, insan kaynakları müdürlüğü yapan bir hanımdı. Kocası Hasan ise 36 yaşında, kendi şirketi olan bir beydi. Hoş beş derken muhabbetimiz epey ilerlemiş, memleket meselelerinden girip, kadın erkek ilişkilerinden çıkmıştık. Bu arada benim 5. biramda bitmek üzereydi. Biralarımız bittiğinde, “Kalkalım…” denildi. Bana hangi vagonda kaldığımı sordular. Ben son dakikada trene yetiştiğimi ve yataklı bir vagonda yer bulamadığımı, bulduğum boş bir yerde kestireceğimi söylediğimde, Yelda hanım, “Olurmu hiç öyle şey? Ya bulamazsanız?” dedi. Kocası Hasan bey de aynı şekilde, “Öyle boş yer aramakla olmaz, gelin bizim kompartımanda kalın. Zaten 4 yatak var. Biz 2 kişiyiz!” dedi. Ben davetleri için teşekkür edip, “Sizi rahatsız etmek istemem…” diye mırın kırın ederken, Yelda kolumdan tutup, içkinin de vermiş olduğu rahatlıkla, “Hadii, nazlanmayın!” diyerek beni tuttuğu gibi doğru kompartımanlarına götürdü.

Kompartımana vardığımızda Hasan bey üst kattaki yatağı açıp, “Uyumak isterseniz uyuyabilirsiniz, biz Yelda ile bu seyahatlerde pek uyuyamayız, çantamızda bir şişe viski var, çıkartıp devam ederiz!” dedi. Ben de henüz uykum olmadığını, ki olsa bile tanımadığım insanların yanında uyumayı aklımdan bile geçirmediğim için, onlara eşlik edebileceğimi söyledim. “Tabii ki!” deyip viskiyi açmışlardı bile. Plastik bardaklarla viski içip, ortaya açtıkları fındık, badem ve çikolatadan yeyip sohbet ediyorduk. Hasanla ben aynı koltuğa yanyana, Yelda ise tam karşımıza oturmuştu. Oturduğunda o muhteşem bacakları müthiş bir şekilde karşımdaydı. Hasanın yanımda olmasının ve gözlerimi göremiyeceğinin rahatlığı ile ara ara Yeldanın bacaklarına bakıyor, o bacakları okşayabilmek için türlü hayaller kuruyordum ki, Yelda bunun farkına varmış olacak, bir anda, “Aman Hasannn, bu bizim misafir de pek mahçup canım. İki saattir gizli gizli bacaklarıma bakmaya çalışıyor!” demesin mi!

Ben buz kesmiş ne yapacağımı bilmez bir halde düşünürken, Hasanın çok komikmiş gibi bir kahkaha atmasıyla iyice şaşkına dönmüştüm. Bu kahkahalara Yelda da katılınca bu işin keyiflenmeye başladığını yeni yeni farkettim. Hasan bir an dizime bir şaplak atıp, “Dostum çekinmene gerek yok, rahatça izleyebilirsin Yeldayı!” dediğinde benim şaşkınlık iyice tavan yapmıştı. Yelda ise bu muhabbetin ve içkinin verdiği gevşeklikle bacaklarını iki yana iyice açmış ve “Bak canikom, iyice bak! Hatta bakmakla kalma, gel biraz okşa!” dedi. Gördüğüm manzara karşısında etkilendiğim için sikim taş gibi olmuş, kumaş pantolonun içinde saklanamaz bir hale gelmişti. Hasan bir an elini uzatıp pantolonumun üzerinden benim sikimi avuçlayıp, Yeldaya, “Ohoo senin mahçup misafir kaldırmış, beni bile sikecek nerdeyse!” deyiverdi. Bu lafın üzerine hepimiz gülmeye başlamıştık…

İçkileri yudumladıkça yanıyor, muhabbetin tesiriyle terliyor, içerininde sıcaklığıyla iyice bunalmaya başlıyordukki, Yelda, “Üff amma da sıcak oldu, soyunalım biraz!” diyerek ayağa fırlayıp üzerinde ne varsa bir çırpıda çıkarıp attı. Hemen arkasından kocası da kalkıp ne var ne yoksa çıkarmıştı. Kocası son anda külodunu indirdiğinde kalkmış sikini görmüştüm. 13-14 cm civarlarında, büyük sayılmayan bir aleti vardı. Yeldanınsa göğüsleri taş gibi dimdikti. Amcığı yeni traşlanmış, pürüzsüz bir şekilde sikilmeyi bekliyordu. Bana, “Hadii, sen de soyun, yanmadın mı halen?” diyerek elimden tutup ayağa kaldırarak, ikisi birlikte neyim varsa bir çırpıda çıkartmışlardı. Taş gibi olmuş 17 cm lik aletimin boxerımdan fırlayışını gördüklerinde ikisi de birden “Üfff!” çekmişlerdi…

Yelda dayanamayıp hemen önüme eğilip sikimi ağzına alarak yalamaya başlamıştı bile. Hasan ise heyecanla Yeldaya bakıp kendi sikini okşuyor, “Tatlım birazda bana bırak!” diyordu. O an anladım ki Hasanın da yaraklara karşı zaafı vardı. Yelda ise, “Böyle tatlı bir siki sana bırakırmıyım hiç!” diye gülüyor, bir yandan da sikimi yalamaya emmeye devam ediyordu. Bense iki saattir içmenin uyuşukluğuyla ellerimi karşıdaki üst kat yatağa dayamış vaziyette Yeldanın yalamasını seyrediyordum…

5 dakika yaladıktan sonra Hasana dönüp, “Gel canikom, gel sen de mahrum kalma bu güzel sikten, gel yala!” demişti. Bunu duyan Hasan da hemen karısının yanına çömelip sikimi bir birisi bir diğeri iştaha yalamaya başlamışlardı. Ben daha fazla dayanamayacağımı, patlamak üzere olduğumu söyledim. Yelda, “Patla aşkım, ikimizin de ağzına patla, ılık ılık spermlerini bize yalat!” diyordu ki, ben bir anda gürül gürül fışkırmaya başladım Yeldanın ağzına. Yelda bir kocasının ağzına bir kendi ağzına sokup çıkartıyordu sikimi. Bense zevkten delirmiş vaziyetteydim. Taş gibi sikim boşalmama rağmen halen inmemişti. Her boşalmadan sonra inen sikimin halen inmemiş olması beni şaşırtmıştı doğrusu…

Bunu gören Yelda hemen beni yatağa itip sikimin üstüne oturmuştu bile. Yarağımın üzerinde zıplarken, bir taraftan da kocasının arkasına geçmesini istiyordu. Anladığım kadarıyla ‘tost arası kaşar’ olmak için can atıyordu. Kocası arkasına geçip Yeldanın götüne köklediğinde, Yelda zevkten delirmiş halde, çıldırırcasına boşalıyor, titriyor, “Sikin beni!” diye bağırıyordu. Bu manzaranın güzelliğine daha fazla dayanamayarak Yeldanın amına ikinci patlamamı gerçekleştirmiştim bile. Sıcacık döllerin içine akmasıyla iyice mest olan Yelda tekrar tekrar boşalıyor, kaskatı olup, sikimi koparırcasına sıkıyordu. Çok geçmeden Hasan da karısının götüne attırıp kalkmıştı…

Üçümüz de terden sırılsıklam olmuştuk, ama Yeldanın doymadığı belliydi. Zaten isterik bir hali vardı. Ortamıza oturup, iki eliyle siklerimizi oynuyor, bir kocasınınkini, bir benimkini sırayla yalıyordu. Çok geçmeden siklerimiz kalkmaya başlamıştı bile. Bu defa benim arkasına geçmemi, ama kendisini ayakta sikmemizi istiyordu. Yeldayı aramıza alıp, kocası amına, bense götüne bastırmaya başlamıştık. Benim sikimi biraz zor da olsa, ‘Ahh Ohh’ sesleri içinde almıştı. İkimizin arasında hoplata zıplata 15 dakika kadar siktik Yeldayı. Ellerimiz de boş durmuyor, göğüslerini kalçalarını sıkıp okşuyor, dudaklarını ve boynunu yalayıp ısırıyorduk. Yelda kaçıncı boşalmasını yaşadı bilemiyorum, ama ben üçüncüyü suratına boşaltmak istediğimi kulağına söylediğimde hemen yere atlayıp sikimi ağzına kapmıştı bile. Ben büyük bir zevkle fışkıracağımda, çıkartıp hepsini yüzüne, dudaklarına fışkırtmıştı. Benden sonra kocası Hasan da karısının göğüslerine patlamıştı. Yorgunluktan bitkin vaziyette koltuklara zor attık kendimizi.

Muhteşem bir yolculuk geçirmiştim. İstanbulda inerken teşekkür edip telefonlarını verdiler ve evlerine davet ettiler. Tabii ki onları evlerinde de ziyarete gideceğim…



haberler