Okul Çıkışı Emeli Deli Gibi Siktim

BwIXunVIUAA9H0o

Öğrencilik yıllarımda Jinekoloji dersinde genelde kız arkadaşlarım ve biz erkekler hemen derse girmeye çalışırdık.Hocamız da sağlık da ayıp olmaz çocuklar herşeyi en iyisi ile öğrenin ve gerçek yaşamlarınızda sağlıklı bir cinsel hayat sürdürün derdi.Hocamız derse başladığında kadınların vajen resimleri üzerinde çalışma yapıyordu.Elindeki ince sopa ile birşeyler anlatıyordu.O kalabalık sınıfta herkes gülücüklerle ve gürültüye hocayı dinliyordu.Derken o anda sınıfımızın güzel, hanımefendi, başını bile kaldırmayan,çok samimi olduğum utangaç ve namuslu kız arkadaşım EMEL`in bana masumca bakışlarını hissettim.O anda bende değişik bir duygu oluştu.Ders bitiminde bu akşam ne yapıyorsun, yemeği birlikte yiyelim mi diye sordu.Ben de tabi ki olur dedim.Akşam kendisini yurttan araba ile aldım.Utangaçlığımdan kafamı bile kaldırıp yüzüne bakamıyordum.Arabaya bindiğinde sadece başımı döndüren harika bir parfüm kokusu burnuma gelmişti.Bir anda sağ tarafa bakmam gerekiyordu.O anda döndüğümde bembeyaz yüzünün kıpkırmızı olduğunu görmüştüm.Aşağı doğru baktığımda ellerinin ve ayaklarının titrediğini görmüştüm.Aman allah`ım bu ne güzellik bu al dudaklara titremek yakışır mı dedim kendi kendime.Sonra Lüks bir restauranta girdik.Üzerindeki paltoyu çıkardığında güzelim dolgun bacaklarını kısa olarak örten mini ve göz alıcı eteği vardı.Yemek siparişlerimizi vermeden önce birkaç kadeh şarap içtik.2 bardaktan sonra emel`i susturamaz oldum.Karşımda sanki o dilsiz kız bülbül kesilmişti.Yemeklerimizi yiyerek koyu bir sohbete dalmıştık.Sonra diskoya gidip eğlenelim dedi.Diskoda hayatımın en güzel dansını yapmıştım.Bana her sarıldığında vücudumuz kenetleniyor ve tuhaf bir his yaşıyordum.Hem içkinin verdiği sarhoşluk ve hem de vücudumuzun teması ikimizi de adeta kendimizden geçirmişti.Kendimize gelmemiz için birer kahve içmiştik.Sonra eve gidelim dedi.Arabaya binip benim eve doğru gittik.Çok sarhoşum banyoya gidip duş almak istiyorum Adana Eskort dedi.ben de tabi ki rahatlaman için gönlünce hareket edebilirsin dedim.Emel banyoya girdiğinde üzerindekileri çıkarırken birden bana seslendi.Bana bornozunu verir misin dedi.Ben de kapının arasından yüzümü salona çevirerek verdim fakat beni içeri çekti.AMAN ALLAH`IM?????:banyoya girdiğimde hayatımda ilk defa canlı ve güzel bir manzara ile karşılaşıyordum.Islak saçlarından başlayarak al dudaklarından ayak tırnaklarına kadar gözlerim onu seyretti.Titremeye başlamış ve kalp atışlarım hızlanmıştı.İç çamaşırlarımı çıkarmaya gücüm yok dedi.Lütfen yardımcı olur musun dedi:O anda kalp çarpıntılarımdan dolayı kalp krizi geçireceğim diye korkmaya başladım.O manzara karşısında elim kolum çözüldü.Ne yapacağımı şaşırdım.Bir bayan o kadar harika bir vücuda sahip olamazdı……Biraz sakinleştikten sonra beni baştan çıkaran ve aletimi adeta taş gibi yapan iç çamaşırlarına bakmaya doyamıyordum.Bordo renkli sutyeni ve tanga külotu beni bir anda vahşi bir hayvana çevirdi.Sutyenini arkadan çözerken bir hamle yaparak dudaklarıma yapıştı.Seninle ilişkiye girmeyi çok istemiştim dedi.Daha sutyenini çıkaramadan bir anda üzerimdeki gömleğin düğmelerini bile çözmeden yırtarcasına üzerimden fırlattı.Atletimi parçaladı.Sen azmışssın dedim.Derken pantolonumu bir acele ile çıkardı ve külotumu ayağımdan nasıl çekti anlayamamıştım.Karşısına hayalini bile kuramadığı 19 cm.lik penisim çıktığında seyrederken bayılacak gibi oluyordu.O anda benim alete elleri ile yapıştı ve ben bir anda çığlık atarken kendi de çığlığıma eşlik etti.Eline aldı ve bırakmıyordu.Bir kadın bu kadar sekse açlık hisseder miydi?kendisi külotunu çıkaracaktı ama buna izin vermedim.O külotu yavaş yavaş ve dişlerimle çıkarmam gerekiyordu.Onu kocaman küvetin içine aldım ve dudaklarından başlayarak her tarafını öpmeye başladım.Göğüslerinin uçları dimdik olmuştu.hafiften dilim değse çığlıklar atıyordu.Tabi bu arada o gürültülü çığlıklarımız yüzünden üst komşular yukarıdan bizi uyarıyorlardı.Hem göğüslerini öpüyor ve hem de koklayarak aşağılara doğru inmeye başlamıştım.O ise ağlamya başlamıştı.Yalvarırcasına külotunu çıkarmamı istiyordu.Onun ten kokusunun yanında parfüm hiç kalmıştı.Bir kadın bu kadar bakımlı ve temiz olur muydu?Göbeğine doğru inip elimi mis kokan külotunun içinden PAHA BİÇİLMEZ,EN DEĞERLİ,UĞRUNA ÖLÜNECEK VE İNSANIN KALBİNİ DURDURACAK ŞEFTALİ YARMASI AM`ına değdirdim.Elim değdiği anda şuurumu kaybetmiştim.Böyle birşey olamazdı ya???Külotunun içi ıslanmıştı.AM`ı VICIK VICIK olmuştu.Birden durakldı ve evde bal var mı dedi,ne yapacaksın dedim.Tahrik edici ses tonuyla ve ağlayarak getir hadi dedi.Buzdolabından balı getirdim ve baldan bir parmak aldı.Parmağını bala batırıp ağzına sokunca çılgına dönmüştüm.Sonra aceleden duş alıp çıktık.Çünkü kalbim o manzaraya dayanamıyor ve banyonun sıcaklığından kalp krizi geçirecektim.Birer sigara içip kendimize geldik.Sonra o yatağa uzandı ve beni yanına çağırdı.Balı getirmemi söyledi.Balı tüm vücuduna döktükçe balın soğukluğu ile de inlemeye başlamıştı.yatakta bir anda yüz üstü yatırdım ve kalçasını bana doğru çekerek yukarı kaldırdım.Tanga külota düşman olmuş ve kıskanmıştım.Çünkü rengi ve poposunun arasına girmesi beni IRAK- AMERİKA gerginliğine dönüştürmüştü.Külotunu poposunun arasından iki parmağımla çekip AM`ına da biraz bal sürmüştüm.Elim hafiften AM`ına değse inim inim inliyordu.vallahi bir anda dişlerimle külotunu yırtınca zevkten çığlıklarının ardı arkası kesilmiyordu ve tekrar sırt üstü yatırdım.Balı göbeğine sürdükten sonra yalamaya başladım.Derken dil darbeleri ile balı amına damlatmaya başladım.AM`ı adeta kasılıyordu.AM`ının içine sikimi sokmam için nasıl yalvarıyordu anlatamam.AM`ına her dil darbesi atınca bu haksızlık diyordu ve ben anlamıyordum.Sen benimkini yalıyorsun ben seninkini yalayamıyorum diyordu.Tam o sırada 69 pozisyonuna geçtik.Balı alarak sikime sürmeye başladı.Ters pozisyonda ben onun AM`ını ve GÖTÜNÜ yalayarak inledim.Hayatımda ONUN AM`ı kadar güzel kokan hiçbir kokuya rastlamamıştım.EVET EVET…..BU SEKS KOKUSU DEDİĞİMİZ AM KOKUSUYDU. İki eliyle benim sikimi tutup bal dökerek yalayıp ağzına sokuyordu.Boğazına kadar sokmuştu zaten.Bir anda boğulacak diye korkuyordum.Sonra işini çok güzel yapıyor diye dokunmadım.Daha onun AM`ının içine girmemiştim ki bir anda ağzına hızlı hızlı alıp çıkarması ve AM`ını yalamam ve AM`ının kokusuyla birbirimizi orgazm etmişken hazır mısın dedi.69pozisyonundayken O anda ikimiz de boşaldık.Ben onun ağzına boşaldım.O da AM`ını ağzımın içine sokarak benim ağzıma boşaldı.AM`ından akan su,yılların orgazm birikimiydi.Sonra banyoya girip duş aldık ve daha çıkar çıkmaz beni tekrar yatağa attı.hadi ne olur o kocaman sikini sok kutucuğuma diyordu.benim sikim de bir anda tekrar yumruk gibi oldu.Yatağa uzandım ve bir anda AM`ını ayırarak sikimim üstüne oturdu.bağırmasına dayanamıyor ve ağzını sıkıca kapatıyordum.Sikimin üzerinde hızlı ritim oluşturmuş ve göğüsleri salllandıkça ben de bağırıyordum.Sonra üzerimden kalktı ve yatakta domaldı.Hadi bu pozisyonda sik beni dedi.Sikimi elime alarak bir anda arka taraftan bir hamle ile AM`ının içine girdim ve göğüslerinin uçlarını okşamaya başladım.EMEL artık dayanamıyorum,içinde bomba gibi patlayacağım dedim.O halde çık içimden dedi ve kafamı tutarak AM`ını ve klitorisini yalatmaya başladı.Bağırmasına müdahale edemiyordum.Gürültüden komşular gelip zile basıyorlardı.Sonra ayaklarımı omuzlarımın üstüne attım ve birden AM`ının içine o pozisyonda girdim.Çığlıklarımız bitmek bilmiyordu.Hadi ben geleceğim dedi.ben de gelmeye hazırdım.İkimiz birden çığlıklar attık ve birden AM`ının içinde patladım,ben daha boşalırken emel iyice kendinden geçmişti.sonra ikimiz de yatakta birbirimize kenetlendik ve benim sikim sertliğini kaybedene kadar içinden çıkmadım.Tekrar duş aldık ve çıktıktan sonra EMEL`in AM`ının kızardığını gördüm.Acaba bu hızlı gidip gelmelerden sonra AM`ının acısı gider mi demeye kalmadan tekrardan sikimi ağzına aldı ve ayakta sikişmeye başladık.yatağın kenarına oturttum ve kalçasını bana çevirip arkadan tekrardan AM`ınıniçine girdim.Dakikalarca AM`ının içinde gelip gittikten sonra tekrar çığlıklar atarak boşaldık.Orgazm olduğu sırada AM`ından akan suları yaladım.Ondan sonra EMEL bana tapar olmuştu.Ayrıntılardan birini kaçırmıştım.EMEL`le ilişkiye girdiğimiz anda AM`ının dar olduğunu o heyecendan bile unutmuştum.Meğersem bakireymiş.Fakat çok az kan gelmişti.İkimiz de cinsel açlığımızı uzun zaman öncesinde mastürbasyon yaparak geçirmiştik.Senden başkası beni bu şekilde tatmin edemez,Lütfen sürekli yapalım diye yalvarmaya başladı.Ben de bu ricasını kırmadım ve ondan sonra hasta olmadığı bütün dönemlerde orgazm olarak zevkin doruklarına ulaşıyorduk.Denemediğimiz pozisyonlar kalmadı.Hepsini sırasıyla ve usulca yaptık.

Olgun Ama Sekse İstekli Bir Kadınım

olgun-bayan-sikiş hikayeleri

Merhaba Ben 55 yaşında yaşımı göstermeyen oldukça bakımlı giyimine özen gösteren bir kadınım. Kendimi yaşıma rağmen oldukça seksi bulduğumu söylemeliyim. 5 Yıldır bir erkekle seks yaşantım yok kendimi tatmin ederek ihtiyacımı gidermeye çalışıyorum. Ancak kendimi tatmin etmeden önce kendime o gün için beni fırtınalara itecek olaylar yaşatmaya çalışıyorum. Kısacası gösteripte vermeyen biriyim. Kalabalık yerlerde bacaklarımı iç çamaşırımı özellikle külotumu Külot giydiğim zamanlar dolgun kalçalarımı teşhir etmeyi erkeklerin bana bakıp pantolonlarından siklerini gizlemeleri benim akşam kendimi tatmin etmek için en güzel malzemelerim. Size Belediye otobüsünde başımdan geçen benim 1 hafta hayallerimi süsleyen bir olaya gireceğim. Son senelerde enerji ile çalışan belediye otobüsleri var İstanbul da yaşayanlar bilirler. Sabah saat 10,30 du Mecidiyeköy den Bahçeşehir e gitmek üzere yola çıktım üzerime mini bir etek ve içime külot giymedim. Pürüzsüz bacaklarımla vücudum tam bir uyum içindeydi. Otobüse bindim iki kişi vardı birisi en arkada yüzü arabanın arka tarafına bakacak şekilde ters oturmuştu hemen onun tam karşısına gelecek şekilde oturdum en arka taraf onun oturduğu koltuklara nazaran biraz daha yüksekte kalıyordu. Çantamdan kitabımı çıkarttım ve okur gibi yaparak bir yandan karşımdakinin nasıl biri olduğunu anlamaya çalıştım. 18 yaşlarında bir genç idi karşımda oturan . Sanıyorum ilgisini çekmiş olmalıyım ki aptal bir şekilde bacaklarıma bakıyordu. Kendi kendime tamam dedim biraz amımı ıslatmanın zamanı geldi dedim . Kendimi biraz daha öne doğru iterek eteğimin kalçalarımı gösterecek şekilde olmasını sağlayacak duruma getirdim. Tabi bu arada halen kitap okuma numaram devam ediyordu. Çocuğun sikinin kalktığı açıkça belli oluyordu. Yaşına rağmen pantolonunun kabarıklığından iri bir aleti olduğu gözüküyordu. Bacaklarımı biraz daha araladım. Artık amımı görmemesi için kör olması gerekirdi. Bacaklarımı bir açıp bir kapatıyor onu iyiden iyiye delirtiyordum. Otobüse 2 kişi daha binmişti. Onlar beni görmüyorlardı sırtları dönüktü bana. Bacaklarımı iyice açtım. Islaklığımın şırıl şırıl aktığını çocuk görebiliyordu. Elimle bacaklarımı kaşır gibi yapıp şekilden şekile giriyor gizemli yerlerimi daha rahat görmesini sağlıyordum. Çocuk daha fazla dayanamadı elini sikine koydu ve ceketiyle elini kapattı. Elinin hareketlerinden bana bakarak kendini tatmin ettiğini ben anlıyordum. Ama anlamamazlık tan geliyordum. Çocuğun elinin hareketlerinden sikini pantolonundan çıkarttığı elinin her yükselmesinden de yarrağının iriliği belli oluyordu. Tam bu esnada kitabı kapattım ve çocuğun gözlerine baktım o ise hiç istifini bozmadan ceketini birden üzerinden çekti , sikini bana göstererek sıvazladı ve çok tazzikli bir şekilde boşaldı bacaklarıma spermleri gelmişti. Bana bir öpücük işareti yaparak ilk durakta indi. Ben mahvolmuştum. Bacağıma gelen spermi elimle alarak ağzıma götürdüm bu tadı unutalı tam 5 yıl olmuştu. Eve kendimi zor attım ve o çocuğun beni siktiğini düşünerek kendimi tatmin ettim.Bir hafta aklımdan çıkmadı defalarca beni doyuma ulaştırdı bu olay. Başka maceralarımı anlatmaya devam edeceğim.

Teyzemin Kızı Sevgi Sikiş Tanrıçam

Teyzemin-Kızı

Merhaba Erotik Hikaye Okurları benim adım Enes..Hikayeme baslarken kendımı sıze tanıtmak ıstıyorum.şuanda 31 yaşındayım teyze kızımda suanda 29 yasında adı Sevgi O zamanlar 17 yaşlarındaydım teyze kızım Sevgide 19 yaşındaydı.Bir gün evde tek basımayken teyze kızı bızım eve boğrek yapmak ıcın oklava almaya geldi.Teyzem yok mu Diye sordu Bende koye dayımların yanına gıttıler Yarın donerler dedım Geç otur bende evde tek basıma sıkılıyordum sohbet ederız dedım
.Oda olur tabı bıraz oturıyım benımde canım sıkılıyo bende konuscak bırını arıyordum.Ne güzel işte gec sana bı kola getırıyım dedım.Tamam dedı bende bır bardak dolusu kolayı mutfaktan alıp onun bası ucundakı sehpaya koyarken yanlıslıkla onun bacaklarına doktum.uzerındekı dar pantolon bacaklarına ıyıce yapışmıstı havada sıcaktı.Pantolonunu bıraz kıvırınca o puruzsuz bacakları gunes gıbı parlıyordu gozumun onunde.İçimde bir kıpırdanma oldu.içimden Enes sen nasıl şeyler düşünüyorsun dedim kendi kendıme ıcımden.zaten o yaşlarda azgınlıgım tavan yapmıs herhangı bır sey oldugunda azıyordum ve yarağım kalkıyordu durduk yere durduramıyodum kendımı.o sırada teyze kızım Sevgi ne bakıyorsun enes oyle ıcerden mendıl getırde ustumu temızlıyım dedı.bende ıcerı gıttım ve mendıl aramaya basladım.Mendil bulduktan sonra gızlıce teyze kızım Sevgiye kapının arasından bakmıstım ve o sırada teyze kızı pantolonunu cıkartmıs.O guzel puruzsuz bacakları gozumun onunde parıldayıp duruyor ve ben coooktann cadırı kurmustum bıle.Sonra kapıyı seslıce acarak benı fark etmesını sagladım.Dur enes ıcerı bı dakka gırme dıye bana seslendı.Ama artık cok gectı ben azgınlıgın doruklarına ulaşmıstım.Şimdi gelebılırsın enes dıye seslendi bende tamamm gelıyorum dedım ve benden mendılı ıstedı verde şu mendılı yere dokulen kolayı sılıyım dedı ve bırden bıre onumde domaldı ve yerdekı kolayı kalcalarını sallayarak benı cok tahrık edıyordu.O ıslanmııs dar pantolonu o buyuk kalcalarının arasına kacmıs ve bende kendımden gecmıstım.birden arkasına donum neye bakıyorsun enes dedı bende hıç diye cevap verdım.Ama o anlamıstı benım neye baktıgımı enes sen kafayı mı yedın dedı bende ozur dılerım Sevgi erkeklık ıc gudulerım bırden kabardı diye cevap verdım.Oda olsun bazen benımde ıc gudulerım kabarıyor dedı ve ben yandakı oturma odasına gecıp bir dakka sonra gelıcem sen otur televızyon ızle dedım.Ve yan odaya gectım bılgısayardan bı porno actım ve 31 cekmeye basladım kapı aralıktı oda ayagı kalkıp tuvalete dogru gıderken fark edıp benı ızlemıs bende ısımı bıtırınce ıcerı gectım.Sevgi bana onundekı o kabarıklık ne dıye sorudu.bende sence ne olabılır dıye cevap verdım.gülümsedi ve ben o gulumsemesıne guvenerek bırden dudaklarına yapıstım ve emmeye basladım sonra benı bırden ıttı enes nabıyorsun dedı.Bende kendını bana bırak sende zevk alacaksın dıyınce oda bıyık altından gulumsedı ve ben ıyıce tahrık olmustum ve onu bırden kanepeye ıtım uzerıne cıkmıstım.Onun guzel dolgun yanaklarına yapıstım.onunda hoşuna gıtmeye baslamıstı onun t-shirtını cıkarmaya basladım oda benımkını cıkartıyordu.Sonra sutyenınden o guzel buyuk goguslerını ayırıp yalamaya basladım.sonra pantolonu cıkartım o sıcak amına dılımle yalamaya basladım.zevkten kudururken bırden tıtremeye basladı teyze kızı o sıcak am suyunu suratıma fıskırtmıstı agzımın ıcı am suyuyla dolmustu ve ıctım.Sonra bana bırden dedıkı Enes arkadan ıstıyorum dıye bagırdı ben sasırmıstım ama zaten bende cok ıstıyordum.onumde domaldı ve bana dedıkı enes cok acıcakmı dıye sordu bende evet bırazcık acıcak dedım ve gulumsedım.ve sonra gotune yaragımı hızlıca sokup cıkartmaya basladım.ıkımızde zevkten oluyorduk bır sure boyle devam ettı sonra sımdı sana onden vurucam dedım.oda o zaman cabuk dıye cevap verdı bende onden vurmaya basladım ve bır surde boyle devam ettı sonra bosalıcagım gelınce ıcınden cıkartıp memelerının arasına boşalttım .ikimizde koltuga oturduk ve bırbırımıze bakıp gulmeye basladık.Sonra o ustunu gıyıp ben gıdıyorum enes bu gunu asla unutmuyacagım bu olay ıkımızın arasında buyuk bır sır olarak kalsın dedı ve oklavayı alıp gıttı.Ve bende kanepeye uzandım ve yaptıklarımızı dusununce bıraz utandım ve o zevk vazgecılmezdi Bida olsa bıda yaparım.

Arabada Parfümün Kokusuna Dayanamadım ve Sikildim

carswex

Merhaba arkadaşlar ben Selin , bu sitedeki hikayeleri okuyup takip ediyorum.Güzel bir site gerçekten.Şimdi anlatacağım hikaye gerçektir.Benim Hüseyin diye bir sevgilim var.Bu siteyi de o önermişti.Normalde aramızda böyle muhabbetler yaparız , fakat ben dur demesini de bilirim.Sıkıntı olmaz yani böyle konular.Benim Hüseyin sevgilim ama adete kocam gibidir kendisi.Bunu okuyosa çok sevdiğimi belitiriyorum.Beni araba kullanmaya çağırmıştı o gün 25 Temmuz ‘ du.Hava sıcak altıma şort üstüme ince bir badi giydim.Arabasıyla beni bekliyordu.İçeri girdim , girer girmez çarpıldım.Amım ıslandı , kendimden geçtim.Direk dudaklarına yapıştım , bacaklarını okşadım.Şeyini çıkardmı ağzıma aldım sağ sol yaptım emdim , taşşaklarını ısırdım.Sonra oda dayanamadı ağzıma patladı.Muhabbete geçtik , bu sitedeki reklamdan bir ürün satın almış.Parfüm olaraktan , banada bahsetti.Gerçekten kendimden geçtim nasıl oldu anlamadım ona doğru itti birşey beni.Sonra arkadan ister misin dedi.Asla istemeyeceğim birşeye içimdeki bir his sürükledi beni.Domaldım arkamı tam deliğine soktu aaağğhh diye çığlık atsamda nafile git gel yaptı sürekli o sıradada bacaklarımı sıkıyordu azgınlıktan.5 Dk sonra içime boşaldı araba öyle sızdık kaldık.Gece geçti , yarın oldu bir kahvaltı salonuna gittik , arabada çok iyi bir ilişki yaşadım (parfümün sayesinde).Yaşamayada devam edeceğiz umarım.Görüşürüz sizi seviyorum.

Askerin Karısı ile sikiş

Kapının çalan zilini duyduğunda irkilmişti Suzan. Kimseyi beklemiyordu. Kapıda gördüğü adam, otuz yaşlarında, uzun boylu atletik yapılı, kısa kesilmiş saçlarıyla asker olduğu belli oluyordu.
Adam elinde tuttuğu iki paketi ne olduğunu anlamamış insanların boş bakışlarıyla kendisine bakan kadına uzatıp,
”Bunları Cemil gönderdi, uğrayıp bırakmamı istedi” dedi.
Cemil, kadının Afganistan’daki barış gücünde görevli olan astsubay kocasıydı. Kadın,
”Te-teşekkür ederim” diyerek bir elini uzattı.
“Göreceğiniz gibi bir mektup var; Cemil, mektubu benim yanımdayken okumanızı istedi” dedi adam.
Kadın, kuşkuyla bakmasına rağmen adamı içeriye buyur etti. Adam elini uzatarak
“Bu arada, adım Sinan” diyerek kendisini tanıttı.
Bir süre eline aldığı paketleri ne yapacağını bilmeden uğraştıktan sonra masaya bırakmayı akıl edip, adamın havada bekleyen elini hafifçe sıkıp, “Suzan” dedi.
“Evet biliyorum, Cemil sizden o kadar çok bahsetti ki” diye karşılık verdi.
Suzan, adamın gülümseyerek gözlerini gözlerine diktiğini fark etmişti. Adımın gözlerinde garip bir bakış vardı; ısrarla, şehvetle bakıyordu. Endişelenmiş, korkmuştu. Dönüp, mühürlü zarfı alıp açtı ve okumaya başladı.

“Sevgilim,
Her zamanki gibi seni çok özledim. Seni çok seviyorum, bunu en iyi sen bilirsin.
Umarım sana gönderdiğim hediyeleri beğenirsin. Buradaki ordu pazarından aldım. Çok sevdiğin çikolata ve ne kadar çok sevdiğini bildiğim ipek çorap var içinde. Çorapları giyerek bir fotoğraf çekip gönderirsen beni çok sevindirirsin
Eğer sen de kabul edersen sana bir başka hediye daha gönderdim. Adı
Sinan. Başka bir adam tarafından becerilmeni seninle geçmişte çok konuşmuştuk ve yine biliyorum ki, en az benim kadar seks yapmayı özlemişsindir. Eğer onunla yatmayı istersen emin ol benim için bir sorun yok. İyi arkadaşımdır. Karısından boşanmış ve en az benim kadar azgındır. Hatta burada benden daha uzun süreden beri kaldığından azgınlığı daha da artmıştır muhtemelen.
Onunla, senin hoşlandıkların ve hoşlanmadıkların hakkında çok detaylı konuştum ki ne yapması veya ne yapmaması gerektiğini iyice bilsin diye. Haylaz(!) bir kıza minik cezalar vermek hafifçe kıçını tokatlama konusunda gönülsüz olacağını pek sanmam. Zaten kendisi de yatakta biraz dominant olmaktan hoşlandığını söylemişti. Ayrıca banyo
yaparken gördüğüm kadarıyla, sahip olduklarıyla seni hayal kırıklığına uğratmayacağını düşünüyorum.
İşte böyle aşkım, senin için düşündüğüm hediyeler bundan ibaret. İstemediğin bir şeyi yapmak için baskı hissetme, sen nasıl istersen öyle davran lütfen. Evet, onun seni sikmesi ve olanları bana onu ve sikini anlatman hoşuma gidecektir; belki bir iki resim de olsa iyi olur ama dediğim gibi karar senin. Eğer ‘hayır’ dersen Sinan anlayışla karşılayacaktır, tabi ben de…
Her neyse, karar senin. Haftalık telefon izin gününde konuşmak üzere..
Seni seviyorum
Cemil.”
Suzan ne diyeceğini bilemiyordu. Elinde sıkıca tuttuğu mektubu yeniden okudu. Hayatında hiç bu kadar utanmamıştı. Orada bekleyen ve kocasının, kendisini sikmesi için gönderdiği, hiç tanımadığı yabancı bir adamın karşısında yer yarılsa da içine girseydi. Üstelik adam da mektupta neler yazdığını çok iyi biliyor olmalıydı ki,
“Hayır dersen benim için sorun yok” diye sessizliği bozdu.
“Evet, şey yani hayır anlamında evet, yani teşekkür ederim…” şaşkın ve kafası karışmış şekilde yanıtladı Suzan. Sinan gülümseyerek,
”Cemil seni zor duruma soktu değil mi?” diye sordu.
Suzan, başını sallayarak onayladı.
“Neyse, beni kovmadan önce, Cemil’in söylediğine göre dolapta beni bekleyen soğuk bira olması lazımmış, hiç olmazsa onunla idare edeyim” dedi.
Suzan köşedeki buzdolabına doğru baktı. Evet, Cemil’in gitmeden önce aldığı biralar hala duruyordu. Dolabı açtı içinden bir kutu bira alıp adama uzattı, Sinan hiç bir şey söylemeden masaya oturdu ve kapağını açıp birayı kafasına dikti. Sinan, bir kutu birayı bir dikişte bitirirken, Suzan onu izliyordu. Sinan boş şişeyi masaya koyup
“İşte bu iyiydi” dedi. “Ne zamandır bunu yapmayı beklediğimi bilemezsin” dedi.
Suzan adama gülümsedi.
“Aslında uzun süredir yapmayı düşündüğüm tek bir şey değildi, iki, üç, hatta dört şeydi” boş bira şişesini Suzan’a uzatarak.
”Üç bira daha mı istiyorsun?” diye sordu gülerek.
Sinan gülümseyerek, “hayır istediğim ilk şey soğuk bir kutu biraydı, ikincisi ise bol köpüklü sıcak bir banyo ve üçüncü olarak da yumuşak bir yatakta uyumak” diye cevap verdi.
Suzan’ın dikkatini adamın sadece iki şeyi söylemesi çekmişti. Ancak sonuncu şeyi ne olduğunu sormasına gerek yoktu.
“Cemil, senin için sakıncası olmazsa banyo yapabileceğimi de söylemişti” dedi, yine Suzan’ı zor durumda bırakarak.
Suzan hala, kocasının bu adamı kendisiyle seks yapması için göndermiş olmasına çok şaşırıyordu şaka gibi geliyordu. Elbette istiyordu. Evet, seks istiyordu, ihtiyacı vardı; kocasından uzun süreden beri ayrıydı. Üç ay olmuştu, üç aydan beri parmakları ve can dostu vibratörü vardı sadece.
Aslında gerçek bir yarak istiyordu; hem de çaresizce korkunç şekilde istiyordu. Ama istediği, hayal ettiği bu şekilde değildi.
Sinan hala sorduğu sorunun yanıtını bekliyordu.
“Şey… Eee… Eğer Cemil olur dediyse…” diye kaçamak yanıt verdi. Sinan,
“Emin misin?” diye üstüne basarak bir daha sordu.
Emin değildi ve kafası çok karışıktı ama yine de başıyla onaylayarak izin verdi.
Suzan bu adamların çöl sıcağında çok zor ortamlarda görev yaptıklarını kocasından biliyordu. Onlar için çok üzülüyordu. Adama içeri geçip banyo yapabileceğini söyledi. Sinan, eğer izin verirse arabadan çantasını alıp gelmek istediğini söyledi. Suzan yeniden kendini zor durumda kalmış sıkıştırılmış hissetmişti. Adam geceyi kendisiyle geçireceğini düşünerek hazırlıklı gelmişti sanki. Onu daha kesin şekilde reddetmeliydi.
Bir kaç dakika sonra, Sinan elinde çantasıyla yatak odasının yolunu tutmuş çantasını elbise dolabının önüne koymuştu. Çünkü sadece yatak odasındaki ebeveyn banyoda küvet vardı ve o da köpüklü sıcak bir banyo yapmak istiyordu. Suzan banyonun kapısını açıp
”Burada banyo yapabilirsin, ben sana havlu getireyim” deyip öteki odaya geçti.
Biraz sonra elinde havlulara yeniden döndüğünde Sinan’ı tam baksır şortunu çıkarırken buldu. Onun çıplaklığı, Suzan’ı utandırmıştı. Bir de uzun süre gözlerini adamın yarağından alamamış olmaktan dolayı utanmıştı. Evet, kocasının yazdığı gibi, oldukça büyükmüş… Henüz tamamen kalkmadığı halde kalın bir yılan gibi duruyordu bacaklarının arasında… Ya vücudu… Çöl güneşinde bronzlaşmış bir heykel gibi duran, kaslı vücudu… Yutkundu…
Sinan, çıplaklığını hiç umursamadan, sanki çok doğal bir şeymiş gibi, gayet rahat bir şekilde, kadının tedirgin ellerinden havluyu alırken,
“Umarım seni utandırmadım” dedi. “Bizim işimizde etrafında çıplak insanlar görmek ve yanlarında soyunmak doğal olduğundan alışkanlıkla yaptım” diye açıklamasını sürdürdü.
Suzan bir şey demedi, adam doğru banyoya yöneldi. Sinan
”Şimdi burada bir bira daha götürürüm” diye seslendi kadına gülümseyerek.
Suzan birayı dolaptan alıp geri döndüğünde adam küvete sıcak suyun içine uzanmıştı. Uzandığı yerden
“Bunun ne kadar güzel bir duygu olduğunu asla bilemezsin” dedi.
“Evet, Cemil her zaman en çok özlediği şeyin bu olduğunu söyler” diye yanıt verdi Suzan birayı adama uzatırken.
Bira kutusunu verirken elleri kısa süre birbirine dokundu. Çok kısa, ölçülemeyecek kadar kısa bir andı ama dokunmaktı işte. Et, ete değmişti. İçi ürperen Suzan, bu temasın ondaki etkilerini görmek için, gözlerini aşağıya köpüklü suya kaydırmıştı; Sinan’ın siki sertleşmiş, şişmiş kafası köpüklerin arasından suyun üstüne çıkmaya çabalıyor gibiydi..
Sinan birayı alıp “teşekkür ederim” dedi.
Suzan, adamın, kendi yüzünde neleri gördüğünü bildiğini biliyordu; bu şehvetti. Yeniden utanmıştı. Yalnız bıraktığı için özür dileyip dışarı çıktı. Eğer biraz daha kalırsa direncinin kırılıp ve kocasının garip isteğine evet diyeceğini biliyordu. O dışarı çıkarken adam yüzünde garip bir gülümseme ile ona bakıyordu.
On beş dakika kadar salonda ne yapacağını şaşırmış, kafası karışık, şaşkın bir şekilde oturdu. Ne yapmalıydı… Onu istiyor muydu? Evet… Hem de nasıl… Kocası izin verdi mi? O da evet… Gözünün önünden Sinan’ın erkek vücudunun hayali gitmiyordu bir türlü…
Suzan kafası karışık bir halde otururken Sinan ismini seslendi. Kalkıp yatak odasına girdiğinde onu banyodan çıkmış, yatakta oturur vaziyette buldu. Kurulanmış havluyu beline sarmıştı. Suzan’ı görünce muzipçe
“Acaba biraz yatağa uzansam sorun olur mu?” diye sorup, ardından da “Cemil sorun olmaz demişti” diye açıkladı.
Suzan ‘hayır’ demesi gerektiğini biliyordu. Ona gitmesini söylemesi gerektiğini biliyordu ama bir türlü yapamıyordu. Onu istiyordu. “Evet” dedi yatağa uzanma isteğine.
Birden adam elini uzatıp onun ellerini tuttu; nazik ama sıkıca. Ellerini bırakmadan gözlerinin içine baktı ve
“Evet biliyorum bu sana utanç verici ve belki aşağılayıcı da geliyor olabilir ama kocan benden seni sikmemi istedi” dedi sakince.
Suzan kafasıyla onaylayarak,
”Evet biliyorum” dedi hafifçe, bakışlarını kaçırmaya çalışarak…
“Ama seni sikmeden önce külotunu sıyırıp, kalçalarını biraz pataklamak istiyorum,” dedi ve “Ve sen bundan çok hoşlanıyorsun değil mi, Suzan?” diye sordu.
Bu sözler üzerine Suzan geri çekilip ellerini onun ellerinden kurtarmayı denedi.
“İnkar etme Suzan,” dedi, “Seninle ilgili her şeyi ama her şeyi biliyorum. Cemil’le senin hakkında saatlerce sohbet ettik, en ince ayrıntısına kadar seni bana anlattı. Senin ne istediğini kesinlikle biliyorum ve sen de benim sana ne kadar ihtiyacım olduğunu biliyorsun değil mi?” diye açıkladı.
Suzan hiçbir şey demedi.
Tam bu anda Sinan çabucak Suzan’ın ellerini bırakıp hızla eteğinin yan taraflarına kaydırdı. O kadar hızlı hareket ediyordu ki daha kadın bir şey demeye fırsat kalmadan eteğinin düğmeleri çözülmüştü bile. Eteğini bacaklarından aşağıya doğru sıyırırken,
“Direnmenin faydası yok Suzan” diye açıklama yaptı. Daha eteği yere düşmeden Sinan ellerini beyaz külotunun lastiğine geçirmişti bile. “Hah, işte böyle, uslu bir kız ol…” derken külotu da kalçalarından aşağıya doğru sıyırdı.
Suzan saniyeler içinden kendini adamın karşısından belden aşağısı çırılçıplak şekilde bulmuştu.
“Evet… Suzan” dedi, “Kocan bana senin çok yaramaz bir kız olduğunu söyledi. Yaramaz olduğun kadar, kötü de bir kızmışsın” parmaklarıyla amının üstüne dokunmaya başlarken ekledi. Adam parmaklarının ilk temasıyla elektrik şoku yemiş gibi titreyen Suzan hiç bir şey söyleyemeden gözlerini kapattı, dudaklarını ısırdı. Sinan okşamalarını sürdürürken, Suzan hiçbir şey söylemeden, heyecandan nefes nefese, bacakları titreyerek orada ayakta dikiliyordu. Birden
“Çok hayal kırıklığına uğradım Suzan” dedi adam. Gözlerini açıp adama baktı, titreyen sesiyle,
“Hayal kırıklığı mı? Niye ki?” diye şaşırarak sordu.
“Cemil bana senin amının tıraşlı olduğunu söylemişti. Hep, ne kadar pürüzsüz ve düz bir tenin olduğunu ve kılsız ne kadar güzel göründüğünü söylerdi. Ben de kılsız amı sevdiğimden, seninkini de o şekilde görmeyi umuyor ve istiyordum” diye açıkladı, parmaklarını amının yarığına doğru kaydırırken. Suzan,
“Ö…özür dilerim” diye kendini af dilerken buldu. “O yeniden eve gelene kadar uzamalarına izin vermiştim” diye açıkladı. Bir yabancıyla vücudunun çok özel bir yerinin durumunu tartışıyor olmak Suzan’ı kötü yapmış ve bu durum onun yine utanıp kızarmasına neden olmuştu.
“Onları şimdi tıraş etmeni istiyorum, Suzan” diye yarı buyurgan bir ses tonuyla seslendi.
Adamın gözlerine baktı, gözleri ateş gibi çakıyor ve yüzünde ciddi bir ifade vardı. Suzan Sinan’dan girmesini isteyeceğini biliyordu ama onun emirlerine uymaktan kendini alamıyordu.
“Özür dilerim, elbette…” diyebildi.
Bir dakika sonra, amının kılları sabunlanmış, bir ayağı küvetin kenarında tıraş makinesine hazır bir vaziyette banyodaydı. Tıraş makinesinin bıçağını köpüklü amının kılları üzerinde hareket ettirmeye başladığında, Sinan’ın banyo kapısında dikilip kendisini izlediğini fark etti.
Gözleri adamın elindeki kalın kahverengi kemeri de fark etti. İkiye katlanmış ve sıkıca kavranmış bu kemer kullanıma hazır bekliyordu. Tehdit edici görünüyordu aynen siki gibi… Kalın ve uzun siki, kabarmış damarlarıyla şimdi tamamen sertleşmişti. Çok kızgın görünüyordu. Bunun kendisi için olduğunun, kendisini beklediğinin, içine girmek için beklediğinin, kadınlığını doldurmak için beklediğinin farkına varınca dizleri titredi bacakları sallandı.
“Uzatma” diye uyardı Sinan.
Acele etmesini istiyordu şimdi; sesinden gözü dönmüşlük hissediliyordu. Amının tüm kıllarını temizlemeye devam ederken yutkundu. Hiç bir erkek ondan daha önce böyle bir şey istememişti. Korkuyordu; onu neyin beklediğinden pek emin değildi. Sadece sikecek miydi, yoksa önce dövecek sonra mı sikecekti? Bacakları yeniden titredi; sadece korkudan değil, cinsel heyecan da vardı bacaklarını titreten.
Sinan, beş dakikadan daha fazla orada durup onu seyretti; onun amının kıllarının her bir telini tıraş etmesini izledi. Suzan isini bitirip duş musluğu ile kendini temizlerken, adam yanına gelip onun yaptığı tıraşı kontrol ediyordu. Sinan, parmaklarını önce tıraş ettiği yerde, sonra da iyice şişmiş amının dudakları arasında dolaştırdı. Yaptığı kontrolden sonra bir müfettiş edasıyla
“İş görür” dedi ve ekledi, “Şimdi üst tarafını da soyun ve yatak odasına gel.”
Cemil’in ona sikmek için yatağa gelmesini emrettiğinden beri çok zaman geçmişti; bu emir onu çok heyecanlandırırdı. Şimdi daha da çok heyecanlandırmıştı. Bu emreden adam Cemil yani kocası değildi; sadece tanışalı ancak yarım saat olan bir adamdı.
Suzan odaya girdiğinde adam yatağın yanında onu bekliyordu; yatağın kocasının yattığı tarafında ve elinde ikiye katladığı kemeri ve iyice sertleşmiş sikiyle ayaktaydı. Suzan varıp adamın önünde durdu ve onun emirlerini dinlemek için başını öne eğdi. Adam kendisinden çok daha uzundu ve Suzan bu mevcudiyet karşısında kendini daha da küçük hissediyordu.
“Seni kamçılayacağımı biliyorsun değil mi Suzan?” dedi.
Suzan yumuşak bir ses tonuyla “evet” dedi. Hala kafası öne eğik adama bakmıyordu.
“Söz dinlemeyen kötü bir kız olduğun için kemerle altı defa vuracağım” dedi ve “Sonra da o güzel bacaklarını bir orospu gibi açacaksın ki, seni sikebileyim” diye devam etti.
Suzan, teslim olmuş bir ses tonuyla “evet” derken bacaklarındaki titremeyi yine hissetmişti.
“Yatağa doğru eğil” diye emreden sesini duydu adamın.
Suzan yatağa doğru giderken yer darlığından adama sürtünmek zorunda kalmış, adamın siki tenine, vücudunun yanına, çıplak etine değmişti; Suzan o siki elini almak istiyor, okşamak istiyor, dizleri üzerine eğilip ağzına almak istiyordu.
Bu koca sike tapmak istiyordu, ama onun yerine aldığı kesin emirle karnının üzerine yatağa eğildi. Ayakları yere değecek şekilde bacakları yataktan aşağıya doğru sarkıyordu.
Bu pozisyonu daha önce kocası Cemil için de almıştı; poposuna vurması için yatağa bu şekilde uzanmıştı, ama o uzanma sadece popoya hafifçe bir kaç şaplak içindi. O zaman bu eylemin her saniyesinden çok hoşlanmış, acıdan ve aşağılanmadan çok haz duymuştu. Ama şimdi farklı olacaktı. Suzan bunu biliyordu. Ellerle vurulan bir kaç hafif şaplak gibi olmayacaktı; kemerle vurulan çok sert darbeler olacaktı; bir orospu gibi sikmeden önce başlangıç olarak sert ve acı dolu darbeler ve ağrı veren aşağılayıcı darbeler olacaktı.
Sinan yatağın kenarına, bir dizinin üzerine oturup, sol eliyle Suzan’ın belinin ortasına koyarak doğrulmasını engelleyecek şekilde bastırdı. Suzan ağız üstü yattığı yerden tuvalet masasının aynasından kendilerine baktığı anda adamın kemer tutan elinin havaya kalkıp, hızla kalçalarına doğru indiğini gördü. Her darbede acıyla çığlık attı; haykırdı; ağladı ve yalvardı ama adam durmadı. Geri çekilmedi; haykırışlara yalvarışlara aldırmadan tam altı sert darbe vurdu deri kemeriyle kadına…
Suzan’ın kalçaları kızarmış, acıyla yanıyordu ve iç çekerek ağlıyordu ama yine de adamın kemer darbeleri bitince önceden emredildiği üzere sırt üstü dönüp bacaklarını onun için iyice ayırdı. Adam bacakları arasına girip pozisyon alınca Suzan adamın yüzüne yaşlı gözleriyle bakıp ,
“Piç herif… Orospu çocuğu!” diye bağırdı.
Adam bir şey demeden gülümsedi, gülümserken de sikinin koca başını amının dudakları arasına yerleştirdi. Sonra yeniden gülümseyip tüm gücüyle kadının amına bastırdı. Suzan çığlık attı. Kolları otomatikman adamın omuzlarına dolanırken, bacaklarını da adamın beline sardı. Daha önce içinde bu kadar uzun ve kalın bir şey hissetmemişti ama yine de canı hiç yanmıyor hiç acı duymuyordu. Duymuyordu, çünkü daha kemerin darbelerini kalçalarına yerken amı sırılsıklam ıslanmıştı.
Sikişleri hızlı, sert ve azgındı; adam Suzan’ın tatmin olup olmamasıyla ilgilenmiyordu; onun boşalmasıyla ilgili değildi; onun rahatlayıp rahatlayamayacağı azıcık bile umurunda değildi. Sinan, kadının örselenmiş kalçalarını elleriyle yakalayıp, kendine sıkıca çekti ve hızla pompalamaya devam etti.
Ama Suzan, ileri geri hareket ederken bile sikin dışarı çıkmasını istemiyor, kalın erkekliğin içindeyken verdiği tatmin edici hazzı sonuna kadar hissetmek istiyordu. Suzan bacaklarını adeta adama bir hayvanın sırtındaymış gibi sarmıştı, bu hayvan ki adeta onu yiyor ve ona orospu diye sesleniyordu. Bu hayvan ki onu sadece kendi zevkleri için kullanıyordu. Suzan sadece bu durumdan bile yeterince zevk alıyordu. Ama adam
“Ben seni sikerken sen de götünü kaldır orospu!” dediğinde, artık adam için, boşalması için hazırdı. Adam uzun uzun adeta anırarak kadınlığının derinliklerine taşkın bir dere gibi fışkırırken Suzan da rahatlamış, boşalmıştı.
Bir süre sonra Suzan kendisini toparladı, nefes alıp vermeleri normale döndü. Başını adamın göğsüne dayayıp yatmış, dinleniyordu. Her ikisinin kolu da bir diğerinin beline sıkıca sarılıydı. Suzan hiç bu kadar tatmin olduğunu hatırlamıyordu, Ama hala poposunun acıyla yandığını hissediyordu; amının iyice ayrılıp açıldığını ve bir de amından adamın spermlerinin sızdığını hissediyordu. Yeniden kendini bir kadın gibi hissetmişti; bir erkek tarafından uzun uzun tatmin edilen bir kadın olarak hissetmişti.
Sinan “sana kaba davranmadım, değil mi?” diye yavaşça sordu.
Suzan ona bakıp gülümsedi ve “bu kabalık mıydı?” diye sorusuna soruyla yanıt verip onu öptü. Sinan da gülümsedi. Suzan adamın güçlü omuzlarına sarılıp, geniş göğsüne yeniden yerleşirken
“Bu tam ihtiyacım olan bir şeydi, teşekkür ederim” dedi.
“Ben de bunu yapmayı çok uzun zamandır bekliyordum,” dedi erkeği, sonra da “Yani sikişmeyi…” diye açıkladı.
“Herhalde istediğini aldığın için hemen çekip gitmeyeceksin” dedi.
“Bu gece burada kalacağımı ve bir de iznimin son günü gelip o geceyi de burada geçirmeyi planlıyordum” diye yanıtladı adam.
Suzan hayal kırıklığına uğramıştı.
“Gidecek başka yerin de mi var?” diye sordu Sinan’a.
“Bir kaç gün de ailemle geçirmeyi planlamıştım. Zaten kocan Cemil ile iki gece, yani bir ilk bir de son gece için konuşmuştuk” diye açıkladı.
Suzan ellerini adamın bacak arasına doğru kaydırdı. Aleti, amcık suyuyla ıslak ve yapışkandı. Eliyle dokunduğu bu yumuşak etin birden hareketlenmeye başladığını hissetti.
“Ve arasındaki diğer günleri ailenle geçireceksin öyle mi?” diye sordu.
“Belki bir kaç arkadaşı da görmek isterim” diye yanıtladı ama hemen ekledi adam; “Aslında ne yapacağımı da tam olarak düşünmedim”
Bu arada Suzan adamın aletini okşamaya, alet de sertleşmeye devam ediyordu. Suzan uzanıp adamı öperken,
”Sanırım, arkadaşın Cemil’e yardım etmeyi ve bana göz kulak olup sorunlarımı çözmeyi düşünebilirsin.” dedi. Sinan da dönüp onu öptü, siki daha da sertleşmişti.
Suzan’a
“Ben de isterdim ama kocanla sadece iki gece için anlaştık” dedi.
Sinan şimdi tamamen sertleşmiş, yeniden sikişe hazır hale gelmişti. Suzan adamın üzerine çıktı. Kendini koca sikin üzerine bastırdı. Amı biraz daha genişlemiş, adamın dölleriyle, kendi zevk sularıyla kayganlaşan içini koca alet bir kez daha tamamen doldurmuştu.
“Eğer senin için doğrusu buysa öyle yap…” diye kulağına fısıldayıp, adamı öptü.
“Ben de daha fazlasını isterdim ama…” diye yanıtladı adam. Suzan adamın erkekliği üzerinde yukarı aşağı yavaş yavaş hareket etmeye başladı ve
“Bütün bu izinli olduğun iki hafta beni sikebilecekken, sadece iki gecelik sikişe mi razı olacaksın?” diye fısıldadı, “Senin iki haftalık özel orospunun yerine sadece iki gecelik!” diye ekledi. Sonra onu bir daha öptü.
Adam inleyip kadının içine daha da bastırdı. Adam kadının davetine karşı koymasına izin vermeyeceğini biliyordu.
“Eminim bana öğreteceğin o kadar çok şey vardır ki,” diye yavaşça söylerken ritmini de artırmıştı. “Senin ki, Cemil’inkinden daha büyük, sen ondan daha iyisin ve bahse girerim bana daha fazlasını da yaşatırsın” diye ikna çalışmasını sürdürdü soluk soluğa…
Adam yeniden inleyip, kadının ritmine uyup onun hareketlerine karşılık vermeye başladı.
“Ohhhh… İşte bu Sinan… Doldur amımı… Doldur deliğimi…” diye bağırdı Suzan.
Kadın üzerinde yukarı aşağı zıplarken adam “evet, evet” diye bağırıyordu.
İkisi de boşalır, birbirinin üzerine yığılırken, Suzan adamı öpmeye başlıyordu. Karşılıklı, uzun bir zevk mevsimine giriyorlardı.
Cemil takip eden gecelerden birinde, telefon ettiğinde Sinan hala oradaydı. Her ikisi de uzun bir seks seansından sonra yatağa oturmuş dinleniyorlardı
Cemil telefonda “Hediyelerini aldın mı?” diye sordu endişeli bir şekilde.
Suzan “Hımmm… Teşekkür ederim sevgilim” dedi ve ekledi, “Aslında şu anda onları giydim” dedi, gönderdiği çorapları kastederek.
“Ooooohhh!” diye yanıtladı kocası. Sonra “Ya Sinan?” diye sordu yine endişeyle.
“Evet aşkım…” diye yanıtladı kadın, “O da şimdiye kadar aldığım en güzel hediyeydi” diye sürdürdü.
“Orada mı? Yanında mı yoksa?” diye sordu adam merakla.
“Evet aşkım, hala burada, yanımda, yatağımızda…” diye cevap verdi Suzan.
Karşıda bir sessizlik oldu, sonra “Ama…. Ama biz sadece ilk ve son gece için anlaşmıştık onunla” dedi karısına.
Suzan boşta kalan eli ile Sinan’ın kalkmış sikini uzanıp tutarken
“Evet biliyorum sevgilim” diye yanıtladı kocasını. Sonra biraz da şımarıkça gülümseyerek, “Ama onu hemen göndermenin çok ayıp olacağını düşündüm” dedi.
Cemil yine bir süre sustu, “şimdi yanında öyle mi?” diye sordu.
“Evet, dedim ya, şu anda yatakta yanımda” diye yanıtladı kadın.
Cemil’in iç çekmesi telefondan açıkça duyuluyordu.
Suzan “konuşacak şeylerimiz var değil mi?” diye lafı değiştirdi.
“Evet biliyorum ama…” diye kekeledi Cemil.
“Sinan oraya geldiğinde, sana anlatacak çok şeyi olacak. Ve ayrıca yakında sana bir kaç resim de göndereceğim” dedi Suzan.
“Ne tür resimler?” diye sordu Cemil, aslında kendisinin hoşlanacağı ve istediği fotoğraflar olduğunu çok iyi biliyordu.
“Hımmmm, bir tanesi bana hediye gönderdiğin çoraplar giyinmiş olarak, bir tanesi de… çok özel bir fotoğraf olacak” diye yanıtladı Suzan.
“Çok özel mi?” diye merakla sordu Cemil.
“Bu gece geç vakit görürsün, cep telefonuna e-mail göndereceğim” dedi adama.
Bu defa konuşmadan önce uzun bir sessizlik oldu;
“Merakla bekliyorum”
Telefon konuşmasından yarım saat kadar sonra, Suzan yatakta, bacakları iyice ayrık, sırt üstü vaziyette yatıyordu. Sinan’ın siki amının üzerinde dinleniyor, spermleri ise Suzan’ın yeni sikilmiş amından yavaşça aşağıya doğru sızıyordu. Sinan, Suzan’ın cep telefonunu alıp ayrık bacaklarının arasına yerleşip
“Gülümse yavrum, çekiyorum” dedi.
Suzan yüzünü kapadığı yastığın arkasından kıkırdarken, Sinan fotoğrafı çekmişti.

Buda Benim Travesti Sex Hikayem

buda-benim-travesti-sex-hikayem

merhaba arkadaşlar, adım buse ve yazacağım hikaye baştan söylemek isterimki bir travesti sex hikayesidir ve zaten başlığımda da bunu hissettirdiğime inanıyorum :) evet ben bir travestiyim ve yaklaşık üç yıldır düşüncelerimi özgürce yaşama cesaretine sahibim. Bu tüm içinde bir yerde kadın hissi olanlara ve kendini ifade etmeye cesaret edemeyenlere ilham olur umarım. Yazacaklarım geçen hafta bir partide başımdan geçti ve yaşadığım en güzel partilerden biriydi diyebilirim. Ben İstanbulda merkezi bir yerde bir çiçekçi işletiyorum ve işlerim çok iyi. Bazı müşterilerim var ve sürekli müşterilerdir. Benden haftada en az iki üç defa çiçek alırlar ve anlatacaklarım bir kaç aydır haftada bir kaç defa dükkanıma uğrayan ve çiçek alan, aldığı çiçeği tekrar bana hediye eden bir müşterim ile ilgili.

Sürekli benden çiçek alıp bana hediye edenin ismi bülent ve kendi işinde çalışan, evli ve muhtemelende zengin biri. Bu bilgileri tabiki onunla tanıştıktan ve yakınlaştıktan sonra öğrendim. Daha öncesine kadar onun evli olduğunu ve ne iş yaptığını bilmiyordum. Öğrendiğim gece onunla saatlerce sevişmiştik ve ilk sevişmemizi sizlere anlatmak istiyorum. Beni ilk gördüğünde kadın olduğumu düşünmüş ve güzelliğimden dolayı hayran olmuş. O yüzden zaten haftada bir kaç defa dükkanıma uğruyormuş. Ben aslında bunu hissetmiştim ve hiç bozuntuya vermeden onunla flört etmeye başladım. Benden yüz bulduğunda dükkanıma uğrama sıklığı çoğalmıştı ve sonunda bana bir akşam yemeğe çıkmak için teklifte bulunmuştu.

O bizim ilk yemeğimizdi ve o gece sadece yemek yiyerek ayrıldık , bir kaç gece böyle sadece yemek veya içki sohbetinden sonra geçtiğimiz hafta yine normal buluştuğumuzda ki gibi yemekten çıkmıştık ve beni evime bırakmak için yoldaydık. O zamana kadar hiç öyle ailedir evliliktir böyle şeylerden söz etmemiştik ve onun evli olduğundan hala bir bilgim yoktu. O gece evimin önüne geldiğimizde onu yukarı kahve içmek için davet ettim. Sanki uzun zamandır bu teklifi bekliyormuş gibi davetimi duyunca gülümsedi ve tabiki neden olmasın , seve seve gelirim gibi şeyler söyleyerek arabayı park edip evime girdik.

İçeri girer girmez mutfaktan içecek birşeyler alıp içmeye başladık ve içtikçe samimiyetimiz artıyor , birbirimize olan mesafelerimiz daralıyordu, sonunda kanepemin yanına kadar gelip diz dize oturmaya başladık. her yudumda biraz daha sarhoş oluyor ve sonunda tüm cesaretiyle elini bacaklarımın üzerine koyup dudağımdan öpmek için yaklaştı. O kadar yakışıklı ve çekiciydi ki hiç engel olmadım ve dudaklarımdan öptürdüm. Uzunca bir süre ateşli ateşli ve sırılsıklam öpüştük taki elini vajinam olduğunu düşünerek bacaklarımın arasına sokana kadar.

Elini bacaklarımın arasına soktuğu anda gözlerini açabildiğince açıp biraz geri kaçtı, sonra bana bakarak o neydi diye sordu, ben ne olduğunu biliyorsun bence söylememe gerek yok dedim ve sustum. Bir süre şaşkınlık içinde acaba çok mu içtimde hayal görüyorum gibisinden davransa da olanları bir süre sonra anlamaya başladı ve yavaş yavaş tekrar yanıma doğru geldi. Gözlerimin içine bakıp o kadar güzelsin ki fark edemedim diyerek tekrar dudaklarıma yapıştı. O öptükçe ben emiyordum ve dudaklarını ısırmaya başlamıştım. O kadar çok tahrik ediyordu ki beni biran önce onu içime almalıydım ve hatta içimde patlatmalıydım.

Çok geçmeden pantolonunun önüne başımı yaklaştırdım ve fermuarını açarak devasa sikini elime aldım. O kadar büyük ve güzeldi ki elime aldıkça okşayasım öpüp yalayasım geliyordu, nitekim öylede yaptım. Uzunca bir süre elime aldığım kocaman sikini emdim ve taşaklarını okşadım. Ben sikini emdikçe oda başımı okşuyor, parmaklarını saçlarımın arasına sokup başımı sıkı sıkı kendine doğru bastırıyordu. Zaman zaman nefes almakta zorlansamda ve ağzımın tükürükle dolu olsada onun sikini yalamak beni deli ediyordu ve kendime dur diyemyordum.

Artık oda bende sabırsızlanmıştık ve hemen üzerimde ki eteği çıkarıp önünde domaldım. İçime girmeden önce sikimi sıkı sıkı tutarak önce ben seni sikeceğim sonra da sen benim tadıma bakacaksın dedi. Onu duyduğumda ne yalan söyleyeyim ona aşık oldum ve onu içime almak için daha çok sabırsızlandım. Kapa çeneni hadi gir artık diyerek kendime doğru çektim ve göt deliğime türükdükten sonra içime sikini sokuverdi. O kadar büyük olmasına rağmen azgınlığım o an aldığım acının önüne geçiyor ve beni tam bir fahişe haline getiriyordu.

Sikinin büyük olması hiç önemli değildir ve bir o kadar daha büyük olsa onuda alabileceğimi düşünüyordum. Bir süre beni deli gibi sikti ve önünde o her içime girdiğinde daha sert sik beni diye bağırdım ve bir süre sonra içimden çıkarak yanıma gelip benim gibi eğildi ve hadi sıra sende diyerek götünü bana açtı. Ben hemen aşkım dedim ve sertleşmiş aletimi onun içine yavaş yavaş soktum. O daha önce hiç böyle bir ilişkiye girmemişti ve beni içine zor alıyordu. Zorda olsa uğraştım ve içine soktum , içine girdiğimde derin bir oh çekti ve şuan seni anlıyorum diyerek kendini ileri geri hareket ettirmeye ve ben hareket etmesemde kendini bana siktirmeye başladı.

Az önce aldığım kadar zevk alıyordum ve bu zevkin hiç bitmemesini istiyordum. Onun içine her dirdiğimde sanki oda bana giriyordu. O an yaşadıklarımı şimdi anlatmak istiyorum ama inanın kelime bulamıyorum. O gece hiç abartmıyorum sabaha kadar bir o beni siktir bir ben onu siktim. Yani kelimenin tam anlamıyla sikiştik diyebilirim. Sabana doğru ikimizde boşaldıktan sonra yatakta yatıp sohbete başladık. İşte o an evli olduğunu öğrendim ve evliliğinde ki sorunlardan söz etti. Evliliğinden alamadığı zevki benimle aldığını söyledi ve bu beni çok mutlu etti. Şimdi seviyeli ve sex dolu bir hayatımız var. Bilemiyorum ne kadar sürer ama şuan çok mutluyum.

Yengemle Hayvan Gibi

yengemle-hayvan-gibi sikiş

abim evlendikten sonra artık onunla daha çok görüşür olmuştuk. bunların hepsinin nedeni yengemin bana karşı duyduğu ilgi ve tabiki benimde ona karşı bir türlü inmek bilmeyen yarrağım. Her fırsatta onun kocaman götüne ve iri memelerine bakarak ön belleğime kayıt aldığım görüntülerle eve gidip otuzbir çekiyorum, normalde otuzbir çekerken aldığım zevki ikiye hatta üçe katlamak için yengemin götünü düşünmem ve hatta birazdaha hayal edersem onu siktiğimi bile düşünerek boşalmam bana unutamayacağım dakikalar yaşatıyor. Artık bu düşüncelerden kurtularak düşüncelerimi gerçeğe dönmenin zamanının geldiğini yengemin bana göz kırpmalarından sonra anlamıştım. Göz kırparak ona karşı duyduğum azgınlığın tek taraflı olmadığının işaretini veriyordu ve ben konu sikiş olunca oldukça anlayışlı biriyimdir, yengemin beni arzuladığını ve artık onunda daha fazla beklemek istemediğini sadece bir tek göz kırpması ile anlamıştım. Anlamamla birlikte harekete geçmemde bir oldu zaten.

Sizlere yazmakta olduğum ensest porno hikayenin kahramanları öncelikle ben ve hemen sonrasında yengemdir. Yazacaklarım kesinlikle ama kesinlikle gerçek olaylardır ve en ufak bir abartma olmasın diye düşünerek yazmak istiyorum. İnanın bir çok defa ensest porno hikaye okudum ve çoğunda ki o abartılı olaylara şahit oldum, okudum. Yani bilemiyorum tabiki her türlü insan var belki yaşanmış olaylardır ama insan başına gelmeden bazı şeylere inanmakta güçlük çekiyor, belkide o yüzden okuduğum bazı ensest sex hikayeleri bana abartı geliyordur. Neyse yengemden işareti aldığım günde kalmıştım. O gün yine abimin yanına gitmiştim, abimin yanına gitmemdeki bahanelerden biri evinde lig tv nin olması, maç izleme bahanesiyle gidip evinde kafama göre takılıyordum ama malesef sadece o evde olduğu günler gidebiliyordum çünkü yengeme karşı olan ilgimi anlarsa başım belaya girebilir :)

Konu yine dağıldı, yengemin bana göz kırptığı gün ve benim olayı anladığım güne dönersek, o işaretten sonra yengem mutfağa gider gitmez bende peşinden gittim, abim o ara elinde ki telefonundan bişeylerle ilgilendiği ve gerçek dünyayla bağlantısı koptuğu için yengemle baş başa kalmak çok kolaydı. Mutfağa giderek direk konuya girdim ve “buyur yenge bişey mi diyeceksin” dedim, önce yoo nerden çıkardın diye inkar etsede göz kırptığını ve bişey demek istediğini ama diyemediğini söyledim, ben onun üzerine gidince oda boş durmadı ve benim üzerime gelerek “bana öyle sikecek gibi bakarsan bende ne yapayım göz kırptım işte” dedi ve “neden her fırsatta gözlerini dikerek bana bakıyorsun?” diye sordu, az önce sikecek gibi yazmıştım ya işte onu aynen söyledi ve zaten onu söylediği için bende bir cesaret oluştu, hiç lafımı esirgemeden “evet yenge sikecek gibi bakıyorum çünkü sikilecek kadınsın, sadece abime karılık yapman sana karşı bir haksızlık, çok güzelsin ve birtek erkekle yetinmemelisin” dedim.

Gülümseyerek “bu bir teklif mi yoksa ben mi yanlış anlıyorum” dedi, işler yavaş yavaş yoluna giriyordu, “evet yenge bu bir teklif, seninle olmak istiyorum, abime verdiğin gibi banada vermeni istiyorum, bazen seni düşünerek kendimi tatmin ediyor ve artık buna bir son vererek seninle beraber tatmin olmak istiyorum” dedim. O an o kadar azmıştım ki ağzıma ne gelirse söyledim ve şuan söylediklerimden hatırlayabildiklerimi yazıyorum sizlere, biraz birşeyler daha söyledikten sonra yanıma iyice sokularak “yarın gün içi sana telefon edeceğim, evde kimse yokken buraya gel, seni eve alacağım” dedi. O haberi aldığım anı hatırlıyorum da zaten sikim sırılsıklam olmuştu inanın aralıksız külotumu ıslatıyordum ve sikişmek için, yengemin amına koymak için yanıp tutuşuyordum. Tamam yenge sabırsızlıkla telefon etmeni bekleyeceğim diyerek salona, abimin yanına tekrar geçtim.

Yengem oradayken maç izlemek artık keyifsiz bir hale gelmişti, sikim sertleşmiş ve tv nin karşısında öyle aptal aptal oturuyordum, dayanadım ve yengeme son bir kez daha bakarak tuvaletlerine girip otuzbir çekerek kendimi abim gilin tuvaletinde boşalttım. Yengemle geçen o konuşmalarımızın etkisi oldukça büyük olacak ki boşalırken dizlerimin üzerine çöküverdim. Boşaldıktan sonrada içeri geçerek abime “ben gidiyorum abi, yenge görüşrüz iyi akşamlar” diyerek kapıya yöneldim, ayakkabılarımı giydikten sonra yengeme bir öpücük atarak ki yanaktan bir öpücüktü o, eve gittim. Eve gider gitmez odama geçip tekrar yengemi düşünerek otuzbir çekmeye başladım. Yatakta uzanmış rahar rahat otuzbir çekiyor ve yarının hayallerini kuruyordum, inanın o geceyide kesinlikle unutamam, yatağımda iki defa orgazm oldum ve ikisinde de yengemi siktiğimi hayal ettim.

O gece geç saatlere kadar uyuyamasamda saat dört gibi falan uyudum diye düşünüyorum, saate bakmamıştım çünkü sürekli hayaller kurarak yatıyordum, uyandığımda tam saati hatırlamıyorum ama yengem bana iki gibi telefon etti ve evine çağırdı. O saat iki olana kadar ben neler çektim hiç o konulara girmek istemiyorum çünkü şuan bile çok sabırsızım, biran önce sizlere yengemi nasıl siktiğimi anlatmam gerek. Yengem beni çağırdığında evdekilere birşey çaktırmadan direk çıkıp yengemin yanına gittim. İki sokak ötemizde oturuyordu, daha önce bunun bilgisini vermedim sanırım, abim bize komşu sayılır ve iki sokak ötemizde bir apartmanın ikinci katında oturuyor. Hemen koşa koşa abim gilin evine giderek kapıyı çaldım, biraz bekledikten sonra kapıyı öyle bir kadın açtı ki ben böyle bir seksilik, böyle bir azgınlık görmedim. Üzerinde sadece bornoz vardı ve mini bir bornozdu, sadece başını çıkararak beni içeri aldı.

İçeri girer girmez direk sikime sarılarak “umarım seninki abinin sikinden daha büyüktür” deyip kemerimi ve pantolonumun önünü çözerek aşağı doğru sıyırdı. Külotumu da aynı şekilde indirerek zaten apartmanın içine girer girmez sertleşmiş olan sikimi iki eliyle sıkı sıkı kavrayıp koklamaya başladı. Yaşadıklarıma inanamıyordum, hayatım boyunca düşünsem bir kadının sikimi koklayarak kendinden geçeceği ve bu görüntü karşısında benimde daha önce olmadığım kadar azgın biri olacağımı hayal bile edemezdim ama oldu. Kokladıkça gözlerini kapatıp kendinden geçiyor ve uzun uzun koklamaya devam ediyordu. Biraz koklamadan sonra dilini çıkararak sikimi diline sürtmeye başladı, sikimin ucu o kadar ıslanmıştı ki yengemin burnundan ağzına oradanda çenesinden göğüslerine kadar ıslatıyordum. Yalnız bakın o anıda şimdi tekrar düşündümde gerçekten insanın unutamayacağı anlardan biride böylesine azgın olduğu anda sikişmek istediği bir kadınla sikişmesi.

Neyse biraz diline sürttükten sonra sırılsıklam olmuş sikimi ağzına sokuverdi, hemen oracıkta bana öyle güzel bir muamele çekti ki ağzına boşalmamak için kendimi zor tuttum ama sanmayın ki boşalmadım, ağzına olmasada bana oracıkta oral sex yaparak orgazmı yaşattı. Orgazm olduktan sonrada yani seksten soğuma durumu falan yoktu, orgazm olduğum andan itibaren ikinci kez boşalmayı sabırsızlıkla bekliyordum ve ikinci orgazmımıda abimin ve yengemin yatak odasında gerçekleştirdim. İkinci orgazmım o kadar kolay olmadı tabiki, yengem “ben seni boşalttım ve o kadar uzun süre boşaldığından anladığım kadarıyla da oldukça zevk aldın, şimdi sıra sende, en az senin kadar bende zevk almak istiyorum” diyerek yatağa uzanıverdi. Önce içine girmek için üzerine çıktığımda “yavaş ol bakalım, birşey unutmuyor musun” diyerek başımdan tutarak bacaklarının arasına götürdü, anladım ki oda oral sex istiyordu ve benim için hiç sorun değildi çünkü karşımda duran parlak ve tüysüz amcık yalanmayı hak ediyordu.

Yengem başımı sıkı sıkı tutarken bende amının dillerini emiyor, ufak ufak ısırıyor ve amcığından içeri işaret parmağımı sokup çıkarıyordum. Yengem öyle bir tahrik olmuştu ki parmağım içine her girdiğinde aynı anda ritmik olarak “ıııhhh ıııhhhh ıııhhhhh ııııhhhhhh ııııhhhhh ııııhhhhh” diye inliyordu. Eğer o ritmi hızlandırmak istersem inanın bana parmaklama hızımı arttırmam yetiyordu, ben ne kadar hızlı parmaklarsam o kadar hızlı inliyordu ve içten.. Fakat yengemin boşalması benim kadar kolay olmadı çünkü abartmıyorum yarım saat kadar yengemin amını yaladım ve yarım saatin sonunda nihayet saçlarımı çekme şiddettinten anladığım kadarıyla sağlam bir orgazm yaşadı. Sonunda oda bir defa orgazm olduğuna göre artık amını sikebilirdim ve sikmek için direk üzerine doğru hamle yaptım. Ben hamlemi yaptığımda oda zaten bunu beklercesine direk sikimi tutarak amına doğru çekip amcığının üzerne sürtmeye başladı.

Yalnız sikimi tuttuğu anda ve amcığına sürterken inanın kadın titriyor ve gözlerini açamıyordu, aldığı zevki hayal ettikçe bende azıyordum ve yengemi sikmek için sabırsızlanıyordum. Bir süre titreyerek amının üzerine sikimi sürttükten sonra yavaşça amcığının deliğine sikimi bıraktı ve çok sessiz bir ses tonuyla “sok hadi” dedi, sadece sok hadi diyerek sikişi başlattı. Yengem sok der demez yavaş yavaş ıslak amcığından içeri yarrağımı sokuverdim ve tamamen içime girdiğimde yengemin bir kaç saniye önce geçen titremesi tekrar devam etmeye başladı, titreyerek “hadi daha hızlı gir içime” dedi ve onu hızlı sikmemi istedi. Sikimi çıkarıp tekrar sokmam zaman almadı, hızlı hızlı öyle bir sikiyordum ki çıkan sesi tahmin edersiniz diye düşünüyorum. Yengemin amcığı sırılsıklam, benim taşaklarım sikim tamamen sırılsıklam ve çıkan seste haliyle şak şak şak şak şak oluyor. taşaklarım kendilerini o kadar salmışlardı ki artık yengemin götüne çarptıkça sesin şiddeti artıyordu. Yengemin inlemeleri ve sürekli “daha hızlı sik beni, daha sert sik beni” gibi şeyler söylemelerinden dolayı on dakika kadar ya siktik ya sikmedim, sonunda resmen oda bende anırarak boşaldık.

On dakika sonunda boşalmamın nedeni yengemin orgazm olmasıydı, on dakika kadar dayanabilmişti ve zaten bende artık dayanacak durumda değildim, onun boşaldığını fark edince bende sikimi çıkarıp üzerine doğru fışkırtmaya başladım. O kadar çok yorulmuştum ki orgazm olduktan sonra olduğum yere yığılıp kaldım, yengemde aynı şekilde kıpırdayamıyordu ve yarım saat kadar yatakta uzanıp dinlendik. Sonrasında yengem bana “artık git bende temizleneyim ve etrafı toplayayım, abin gelmeden normal hayatlarımıza dönelim” dedi. Yorgun bir şekilde üzerimi giyip oradan ayrıldım. Yengemle yaşadığım bu an kesinlikle son değil bunu yengemin beni kapıya kadar geçirirken kalçama tokat atmasından anlamıştım.

Lolitanın Ateşli Dudakları Arasında Dolaşan Şanslı Yarak

Körpe mantar başı gibi yarağı almış ateşli dudakları arasına büyük bir iştahla emiyor yalıyor. Kızın attığı dil darbelerinden taş gibi sertleşmiş yarak zevkten kıpkırmızı olmuş.

Sarhoş Bacanağın Karısını Siktim

Arabanın arka koltuğunda oturan baldızımın sarhoşluktan gözlerinin kaydığını ve uyumak üzere olduğunu farkedince yanımda oturan bacanağı dürterek; ´´ Seninki uyuyor“ dedim. Hafta sonu gecesi eğlenmek için gittiğimiz barda kendisi de aşırı alkol almış olan Hamit dilinin dolanarak; ´´ Biraz zor uyur o. Daha gece yeni başlıyor, bunun yatak kısmı var daha.“ diyerek cevap verdi. Bütün gece barda karşımda sevişip azmama neden olmaları yetmiyormuş gibi, sarhoşluğunun şuursuzluğuyla eve gittiğinde karısını düzeceğini utanmadan bir de bana söylüyordu. Selin`in muhteşem vücuduna zaten oldum olası hastaydım. Yuvarlak ve biçimli kalçaları,incecik beli ve dolgun memeleriyle karımla yani ablasıyla sevişmelerimde hayallerimdeki fantazilerimi işgal ederken daima coşmama sebep olurdu. Bu gece karım Aysel çalıştığı şirketin bir eğitim seminerine katıImak üzere üç günlüğüne AntaIya`ya gitmişti. Evde yanlız başıma ne yapacağımı kara kara düşünürken, bacanağın akşam birlikte bara gitme önerisine balıklama atlamıştım. Onları almak için arabamla evlerine gittiğimde selinin muntazam bacaklarını neredeyse yuvarlak kalçalarına kadar açık bırakan mini eteği ve iri memelerini cömertçe gözler önüne seren seksi gömleğini görünce nutkum tutulmuş, kaçamak bakışlarımı bütün gece kadının cinsel açlığımı depreştiren çekici vücudundan ayıramamıştım. Allah için kocası da aynı şeylerin farkındaydı ki bütün gece kızı dansa kaldırdığında kadının karnına dayayıp sertleştirdiği organı bardaki bir grup kadının dikkatini çekince, birbirlerine Hamitin önünü göstererek arsızca gülüşmüşlerdi. Buna rağmen, içmeye daha evden çıkmadan başlayan baldızımla bacanağım ne durumda olduklarından bihaber oynaşmaya devam ettiler. Evlerinin önüne vardığımızda Hamit ısrarla bu gece onlarda kalmamı, yarın birlikte brunch`a gideceğimizi söyleyince, sarhoşIuk içinde sürekIi firikikIer veren Selinin seksi vücudunu gözIerimin önünden yitirmeye niyetIi oImadığım için teklifini nazlanmadan kabul ettim. İyice sarhoş durumdaki Selini iki tarafından koIIarına girip asansöre bindirirken, Hamit kendi sarhoşluğunun verdiği yalpalamayla karısını taşımamızda fazla yardımcı olamıyor tek başıma rahat taşıyabilmaek için beline sarılıp kendime yapıştırdığım genç kadının gömleğinden taşan memeleri göğsüme dayandıkça önümde kazık gibi dikilen kamışımı kocası görecek diye korkuyordum. Dairenin kapısını açıp içeri girdiğimizde o ana kadar yürümeye gayret etmiş olan selin kendini kapının girişine bıraktı. Hamitten fayda olmadığını görüp kızı kucakladığım gibi yatak odasına götürdüm ve yatağa uzattım. Arkamdan sallanarak gelen bacanak banyoya doğru giderken benim varlığımın hiç farkında değilmiş gibi karısına hitaben; ´´ Hadi yavrum soyun ben bir duş alıp geliyorum“ deyince, bir mışıl mışıl uyuyan kadına, bir de ayakta sallanan adama baktım ve o saatten sonra ne yaparlarsa yapsınlar benim varlığımın farkında biIe olamayacakIarını anladım. Banyonun kapısı kapanıp hamitin sarhoş şarkısına karışan duş sesi uzakIaşınca, odanın ışıklarını kapatıp kendinden geçmiş olan baldızımı kocası için soymanın neredeyse bir nevi sevap olacağını düşünerek, SeIin`ìn eteğinin fermuarını indirdim. Aslında baIdızımı genç kızken yanımızda götürdüğümüz eğlencelerde böyle birkaç kere sarhoş olmuştu. Karımın da içkili olduğu bir gece kızı yine ben soyup yatırmış ancak dokunmaya cesaret edememiştim. Bilinçsizce birşeyler mırıldanan kadının ne dediğine aldırmadan gömleğini de çıkardıktan sonra aceleyle sütyenini ve külodunu çekip aldığımda genç dişi olanca güzelliğiyle önümde çırılçıplak kaIdı. Telaşla bacaklarını aralayıp tüyIeri tamamen aIınmış kadınlığının şişkin dış dudakIarını iştahIa öperken banyonun kapı kolunun çevrildiğini duyar duymaz kendimi oda kapısından dışarı attım. Koridorun dışından Hamitin ne yaptığını görebilmek için açık kalan kapıya tekrar yaklaştığımda kapıyı kapatmak için yaklaşan adamIa göz göze geldik. Yüzünde muzip bir gülümseme beliren Hamit ; ´´ Bundan sonrası kapalı kapılar ardında Washington bacanak!“ deyince ben de gülümsemeye çalışıp iyi geceler dileyerek geri çekildim. Ancak sarhoş beceriksizIiğiyIe kapatmaya çalıştığı kapının dili yuvaya oturmadığı için açııan kapının sesini duyunca hemen gerisin geriye dönüp, aralanan kapıdan şöyle bir göz attım. Yatak yan taraftaki tuvalet masasının aynasından olduğu gibi görünüyordu. Bornozunu çıkarmış olan Hamit karısının üstüne uzanmış, benim ilk gördüğüm andan beri hasta olduğum dolgun ve dik memeleri iştahla emmekteydi. Kadın yarı bilinçli durumda adamın başını göğüslerine bastırırken bacaklarını erkeğine sarmış içinde gidip gelmeye başIayan adamı daha derinlerine girmesini teşvik edercesine kendini yukarı kaldırıyordu. Sarhoş kadının boşalması çok çabuk oldu. Gözleri kapalı halde uzun bir inilti çıkaran Selin bir müddet sonra hareketsiz kalıp derin uykusuna geri döndü. Hamit uyuyan kadını yüzükoyun çevirerek karnının altına koyduğu büyük bir yastıkla kalçalarını iyice ortaya çıkarırken ´´Adam yatakta vizyon sahibi anlaşılan“ diye düşünüyordum. Karısının dişiIik organının şişkin dudakIarı arasına gömdüğü yay gibi gerilen iri kamışını hızIa derinIere sokup çıkartan Hamit iri koçIarıyIa kadının yuvarIak kaIçaIarını çılgınca dövmeye başladı. Aldığı aşırı alkolün etkisiyle boşalması oldukça uzun süren erkek nihayet kadının üstünde yığılıp kalırken, kamışını sarmalayan baş kısmı menileriyle şişkinleşmiş prezervatifi çıkarıp yere attıktan sonra yatağa bitkin bir şekiIde uzanıp sızdı kaIdı. Bu arada benim durumum hiç de iç açıcı değildi doğrusu. Uzun süredir amansızca dikilen erkeklik organımın yarattığı basınç artık hayalarımın ağrımasına sebep oluyordu. Süklüm püklüm salona gidip televizyonu açtım. Heyecanlı bir gerilim filminin uykumu açıp cinsel kaygılarımı dağıtmasıyla yaşadıklarımı unutmaya başlamıştım ki yatak odasının kapısının açılma sesiyle birlikte koridora döndüm. Hamit yüzünde mutlu bir ifadeyle yanıma gelip alkolden şişmiş dili dolanarak ´´İyi eğlendik dimi ama bacanak“ deyince; ´´ Ya evet, tabi.“ falan gibi gerçekten inanmadığım buruk bir cevap verdim. Pezevenk, sanki içtikleri yetmezmiş gibi; ´´ Ya bacanak versene bir içki ne biçim kankasın sen“ deyince içimden; “Dur ulan puşt ben sana bir içki vereyim de gör ebeninkini“ diyerek salonun köşesindeki seyyar bara gittim. Büyük kola bardağına bolca tekila, cin, votka ve viskiyi boca edip içine de içimi kolay olsun diye onun çok sevdiğini bildiğim vişne suyunu doldurdum. Biraz buz katıp shaker`da iyice karıştırdıktan sonra eline tutuşturduğum içk**en aldığı ilk yudumdan sonra ; ´´ Oo bacanak sen neymişsin yaa. Harika birşey olmuş“ deyip duraksamadan bitinceye kadar kafasına dikti. Koca bir öküzü bayıltacak kadar sert hazırladığım içkinin etkisinin ne olacağının merakı içinde kendimi az önce izlediğim filme kaptırdım. Film bittiğinde Hamitin varlığını unutmuştum bile. Yatmak için odama gitmeye davrandığımda onu kanepeye serilmiş ağzı açık uyurken görünce yatağına gitmesi için uyandırmaya çalıştım. Uyanması için iyice sarsmama bağırıp çağırmama rağmen öIü gibi yatmaya devam edince onu olduğu yerde bırakmaya karar vererek odama doğru yollandım. Tam onların yatak odasının kapısının önünden geçiyordum ki şeytan dürttü ve Seline şöyle bir bakma isteğine karşı koyamayarak aralık kapıdan başımı uzattığımda gördüğüm manzara nefesimi kesecek muhteşemlikteydi. Genç kadın kocasının kendisini en son düzdüğü pozisyonda hiç kıpırdamadan kalmış, yuvarlak kalçaları bütün albenisiyle çırılçıplak karşımda yarı domaImış haIde duruyordu. Hamit´in top atsan uyanamayacak, Selin´in de bir saattir kıpırtısız yatıyor olmasının verdiği cesaretle kadının yanına giderek davetkar bir şekilde şişkin duran ısIak yarığını hevesIe okşadım. Kafamdan hızla geçen düşünceler eğer kadın kendisine dokunulduğunun farkına varırsa kocasının hala kendisiyle seviştiğini sanacağını söylüyordu. Böyle bir durumda güvenlik açısından, hiç olmazsa odanın karanlık olması gerektiğini düşünüp ışığı kapattım. Koridordan gelen hafif aydınlığın rehberliğinde Selinin kalçalarına kondurduğum öpücüklerimi kadınlığının ıslak dudakları üzerinde gezdirirken acele etmem gerektiği, bu işin çok uzarsa boka sarabiIeceği endişesiyle akşamdan beri kazık kesilmiş olan sihirIi sopamı şişkin dudakların arasındaki dar deliğe dayadım. Kendimi imkansızın gerçeğe dönüştüğü o büyüIü noktada kaybolmuş gibi hissediyor, kadının sıcak ve ıslak mabedinde yaptığım yolculuğun adeta bir hac ziyareti ve tapınma gibi birşey olduğu hissiyle kendimden geçiyordum. Üstüne uzanıp her zaman çaresizce yutkunarak baktığım dolgun ve sert memelerini alttan uzattığım ellerimle sıkarken son bir defa kendimi öne doğru bastırıp Selin´in içine fışkırmaya başladım. Beş dakika kadar olduğum yerde kıpırdamadan yattıktan sonra usulca kadının üstünden kalkıp yerdeki Hamitin menileriyle dolu olan kondomu aIıp yaptığım işin izlerini örtmek üzere içindeki kocasına ait menileri de genç kadının yarığından sızan benimkilere karıştırıp prezervatifi tuvaIete atarak sifonu çektim. OIası bir hamiIeIik durumunda Hamit bu gece prezervatif kuIIanmadan karısının içine boşaIdığını sanacaktı. Kapıdan çıkarken son bir defa nefis vücuduna baktığım Selin, yüzünde huzurlu bir ifadeyle ve masumca uyumaya devam ederken kendimi bir hırsız gibi hissediyordum. Ancak, bir seks tanrıçası tarafından kutsanmış bir hırsız…

Ev Arkadaşımın Kuzeniyle Gece Yarısı Sikişi

ev-arkadasimin-kuzeniyle-gece-yarisi-sikisi

O gün ev arkadaşımın kuzeni bizde kalacaktı ve kızı daha önce görmemiştim. Aslında yakın arkadaşlarımın akrabaları ile veya onun haberi olmadan onun arkadaşları ile sikişen bir genç değilim ama bu defa olaylar kendiliğinden gelişti diyebilirim. Hatta şunuda söyleyebilirim ki ben kızı sikmedim kız beni sikti.

O gece misafirin geleceğinden haberim olduğu için odamı temizledim ve misafirin kalması için hazırladım. Bende bir kaç günlüğüne salonda yatacaktım ve geçici bir durum olduğundan ve zaman zaman benimde bu tür misafirlerim olduğundan dolayı bu olaya arıza çıkarmadım :) aslında bir bakıma arıza çıkarmamam benim leyhime sonuçlandı diyebilirim. Neyse o gün misafirler geldi, kısa bir tanışma faslından sonra yemek yemek için dışarı çıkıldı. Gelen misafirlerden biri ortalama 30 lu yaşlarında evli bir kadın diğeri de onun kız kardeşiydi ve kız kardeş olan 20 li yaşlardaydı.

Oturduğu ilde bir üniversite de öğrenci olan kız o kadar güzel ve çekiciydi ki aslında ilk gördüğümde onunla sikişmeyi değil güzel düzeyli bir ilişkiyi hayal etmiştim fakat kız güzel olduğu kadar azgındıda. Biz yemekte olsun, yemekten sonra dışarıda yürürken falan olsun sohbeti sardırmıştık ve daha tanıyalı bir kaç saat olmasına rağmen oldukça samimiydik. Bu samimiyet arkadaşımın da dikkatini çekmişti ve arada bir bana “sakın kıza sarma sikerim” gibi bakışlar atıyor, göz işaretleri çakıyordu. Ben dediğim gibi kesinlikle onun izni ve haberi olmadan böyle bir şeye kalkışacak bir adam değilim ama kız başlattı :)

Biraz gezi, yürüyüşten sonra kızları eve aldık ve yatmaya hazırlandık. Onların hazırlıkları sürerken ben salonda uyuyakalmışım. Gecenin bir yarısı biri başıma geldi ve beni dürtmeye başladı, uyan uyan diye sesler eliğinde gözümü araladığımda benim birden yakınlaştığım güzel arkadaşım yanıma gelmişti :) güzel arkadaştan kastım kim anlamışsınızdır. O üniversiteli ve azgın olan kız yani ;) Yanıma geldi ve nabıyosun, uyudun mu ya beni uyku tutmadı kalkta sohbet edelim” dedi . Kızı o sertsemlikle de olsa görür görmez direk uyandım ve tabi kalkıyorum hemen diyerek kendime çekidüzen verdim.

Kalktım ve karşı koltuğa oturarak sohbete başladık, çok kısa bir sohbette olsa bir kaç laf ettik ve sonra kız üşüdüm ben acaba senin yatakta mı sohbete devam etsek dedi ve beni direk yatağa itti. Zaten yatağa girer girmez sağımız solumuz birbirimize sürtünürken birden öpüşmeler başlayıverdi ve çok kısa bir süre içerisinde dilimi kızın ağzında buluverdim. Hatun o kadar hızlıydı ki sanki biran önce kendini siktirip gitmenin peşindeydi. Veya kendini siktirmenin demeyim de beni sikmenin desem daha doğru çünkü ben hiç birşey yapmıyordum, beni altına aldığı gibi emiyor öpüyor sikimi avuçluyor ve sonunda da iç çamaşırımı çıkarıp sikimi amına sokmaya çalışıyordu.

Çalışmaları zaten çok fazla sürmedi ve bir kaç sürmeden sonra kızın ıslanmış amcığından içeri benim yarrak giriverdi. Kız beni içine aldığında derin bir ah çektikten sonra üzerimde zıplamaya başladı, çıldırmış gibiydi, ellerimi tutuyor ve göğüslerini sıkmam için göğüslerinin üzerine koyuyordu. Ne kadar sıksam ne kadar göğüslerini tokatlasam az geliyordu ve daha hızlı daha sert vur diye fısıldıyordu. Kız tam bir sikiş makinasıydı diyebilirim ve yakşalık olarak yarım saat kadar üzerimdem inmedi. Arada bir istersen alta geç diye teklifte bulunsamda hiç oralı bile olmadan üzerimde zıplamaya devam etti.

Yarım saatin sonunda titreye titreye boşalan üniversiteli hatun işini bitirdikten sonra duşa gidiyorum diye gitti ve sabaha kadar bir daha göremedim :) Kesinlikle bu durumdan şikayetçi değilim çünkü benide tatmin etmesi işime geldi :) Ertesi sabah ev arkadaşım bana ters ters bakıyordu ve bakışlarından dün gece yaşananları bildiğini anladım. Gün boyu pek fazla baş başa kalmamaya çalışsamda akşama doğru dün gecenin hesabını sordu ve biraz fırçaladı. Olayı izah etmemle durum birazdaha sakinleşse de yine de biraz fırça bir kaç tokat yedim ama pişman değilim :)



haberler